2026.02.16 12:08 Son Güncellenme: 2026.02.16 12:44
Lübnan sermayeli maden şirketinin cebini biraz daha doldurmak için Bursa'nın peşkeş çekilen topraklarında yaşanan felakete değineceğiz bugün de.
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan Yenişehir'deki Kirazlıyayla Mahallesi'nde kurulan Meyra Madencilik'e ait çinko-kurşun-bakır zenginleştirme tesisi atık barajı çöktükten sonra binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atık dere ve toprağa karışmıştı.

Burada bir parantez açılmalı.
Zira yaşam savunucuları söz konusu tesiste atık barajının hiçbir zaman yapılmadığını belirtiyor.
Nitekim Bursa Su Kolektifi, "Yenişehir'de atık barajı çökmedi. Kirazlıyayla köylülerinin de karşı olduğu Meyra maden atık barajı hiç olmadı. Atığı süzüp heyelana açık bölgeye yığdılar. Çatlaklar oluştu, devam ettiler. Biriken zehirli atık gevşeyerek çöktü, derelerden şimdi zehirli atık akıyor" diyor.

Bu çarpıcı iddiayla ilgili Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri sessizliğini koruyor.
Daha önce dile getirdiğimiz şu sorulara da hâlâ yanıt verilmiş değil:
"Atık barajı var mıydı, yok muydu?
Varsa tam olarak hangi noktadan, hangi nedenle çöktü?
Toprağa ve suya ne kadar atık karıştı?
Çevre ve halk sağlığı nasıl bir tehdit altında?
Atıkların Sarıyer Deresi'nden ovaya, yeraltı suyuna karıştığı doğru mu?
Bölge halkına herhangi bir uyarı yapıldı mı?
Hangi noktalardan, kaç numune alındı, sonuçlar açıklanacak mı?
Tesiste son denetim hangi tarihte yapıldı, eksikler tespit edildiyse neden önlem alınmadı?
Sorumlular hakkında soruşturma başlatıldı mı?
Denetim görevini yerine getirmeyen kamu bürokrasisi de soruşturulacak mı?
Bursa Valiliği'nin, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün böylesine büyük bir skandalla ilgili herhangi bir açıklama yapmaması nasıl okunmalıdır?
Bursa, daha ne kadar göz göre göre işlenen kent suçları ve çevre felaketleri yaşamak zorundadır?"
Büyükşehir Belediyesi'nin olay sorumluluk alanı dışında gerçekleşse de felaketin ardından bölgedeki suyu analiz ettirdiğini daha önce bu köşede okumuştunuz.
Akredite bir laboratuvarda yapılan su analizinde kurşun başta olmak üzere 9 ayrı ağır metale yüksek seviyelerde rastlandığı ifade edilmişti.
Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün analiz sonuçları ne peki?
Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy'un paylaştığı bilgilerle devam edelim şimdi:
DOĞADER, Bursa Barosu, meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve Kirazlıyayla halkı ile yürütülen ortak mücadelenin neticesinde 19.04.2019 tarihinde "Çinko-Kurşun-Bakır Zenginleştirme (Flotasyon) Tesisi ve Atık Barajı" ÇED başvurusuna verilen ÇED olumlu kararı iptal edilmişti.
İddiaya göre bu nedenle 2019 yılındaki ÇED başvurusunda yapılacağı söylenen atık barajı yapılmadı.

Heyelanların yaşandığı bölgede kapasitesi sınırlı çöktürme havuzlarında sıvısızlaştırılan atıklar kuru atık depolama adı altında basamaklar oluşturularak depolanmaya başlandı.
Aşırı ve kontrolsüz depolanan atıkların ağırlığının zeminde yarattığı aşırı yük ve topoğrafik koşullar nedeniyle depolama ve cevher üretim alanlarında toprak kaymaları oluştu ve aşağı kesimlerde yer alan yerleşimleri tehdit eder hâle geldi.
Maden üretim sahasında ve atıkların depolandığı yamaçlarda meydana gelen heyelan ve çatlaklara ilişkin ihbar üzerine Bursa Büyükşehir Belediyesi ekipleri olay yerinde inceleme yaptı, sonrasında Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne 2024'ün Kasım ayında bölgede önlem alınmasına ilişkin yazı gönderildi.
Bu yazı doğrultusunda AFAD uzmanları arazide yürüttükleri çalışmanın sonuçlarını bir raporla Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne iletti.
Yapılan incelemenin ardından düzenlenen AFAD raporunda maden sahasında pasa dökülen yamacın doğal topoğrafyasının bozulduğu...
Tarım arazilerine doğru toprak kayması meydana geldiği...
Ocak sahasında heyelan emareleri, çatlaklar ve yarılmalar oluştuğu...
129 ada 95 parseldeki bir konutta hasar meydana geldiği açıkça belirtildi.

Ayrıca...
Deformasyonlar devam edebilir, daha geniş alan etkilenebilir, hızlı kütle hareketi gelişebilir, can ve mal güvenliği açısından risk oluşabilir de denildi!

Söz konusu tespitlere rağmen raporda olayın afet statüsüne girmediği, genel hayata etkili bulunmadığı da belirtildi!
Bu rapor üzerine zenginleştirmeden çıkan yeni atıklar ile tehlike yaratan atıkların bir kısmı cevher çıkarılan maden sahasına taşınarak depolanmasına devam edildi.
Sonrasını biliyorsunuz...
Geçen ay atık sahasında meydana gelen çökmenin ardından binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atık dere ve toprağa karıştı!
Sizde Allah korkusu var mı?
Belki bugün değil ama bir gün mutlaka hesap vereceksiniz.
Kirazlıyayla köylülerinin avukatlığını da üstlenen, Bursa Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu Üyesi Osman Atalay Akman'ın felaketin ardından yaptığı paylaşımı bir kez daha aktararak ilk bölümü noktalayayım:
"Bu kadar eğimli bir araziye fabrika kurulmasına, asbest tozuması olduğu hâlde köye bu kadar yakın bir yere zenginleştirme ve atık tesisi kurulmasına, İznik Gölü ve çevresindeki dereler kurumaya yüz tuttuğu hâlde fabrikanın buralardan su çekimine izin verenler...
Yakın çevresinde zeytin ağacı bulunduğu hâlde bunu görmezden gelenler...
Bu tespitlerin hepsi bilirkişi raporuyla gün yüzüne çıkarılmasına ve ilk derece mahkemeler tarafından ÇED raporu ve diğer izinler iptal edilmesine rağmen, bu kararları kaldırıp fabrikanın Kirazlıyayla'da kurulmasına izin veren Danıştay üyeleri dahil tüm sorumlular yargılanmalıdır."
CHP Nilüfer'in eylemi tüm Bursa'ya yayıldı
CHP Nilüfer ilçe örgütünün kırmızı yeleklileri hafta sonu yine sahadaydı.

İzmir Yolu'nda başlayan "Geçinemiyoruz" isyanı bu kez tüm Bursa'ya yayıldı.

CHP Nilüfer'in ses getiren eylemine İl Başkanlığı tarafından tüm ilçelerde eş zamanlı olarak imza atıldı.
Geçinemiyorsan kornaya bas çağrısı yurttaşlardan büyük karşılık aldı.
Kornalar yine susmadı.
Kırmızı yeleklilerin Nilüfer metro istasyonu önündeki protestosunu takip ettim.

Nilüfer'i özgürleştiren İlçe Başkanı Özgür Şahin, korna sesleri nedeniyle güçlükle gerçekleştirdiğimiz görüşmemizde, "Korna sesleri gösteriyor, bugün Türkiye'de yaşayan kimse geçinemiyor. İktidar değişene kadar eylemlerimiz devam edecek" mesajı verdi.
CHP Nilüfer'in yüksek sinerjisi fark yaratmayı sürdürecek belli ki...
Neredeyse her mahallesi, yerelde kurulan rant ittifakı tarafından imar kanununa aykırı ho...
Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki iddialarla ilgili 'Suç İş...
Eski Belediye Başkanı Turgay Erdem döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla ...
Geçen dönemde şehri esir alan mevcuda teslimiyet zihniyeti kenti malum kaderine terk etmişti....
Ne bilim insanlarının uyarılarını, ne çevre örgütlerini dinlemişlerdi; doğa talanına hayır diyerek senelerdir sürd...