2026.02.04 12:28 Son Güncellenme: 2026.02.04 13:10
Eski Belediye Başkanı Turgay Erdem döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla gündemden hiç düşmeyen...
Deprem tehdidi kapıdayken 'tek imza' ile sayısız kent suçu işlenen...
Neredeyse her yeri kanuna aykırı fahiş emsalli inşaatlarla katledilen Bursa'nın Nilüfer ilçesi Türkiye'de müteahhitlerin cenneti, imar yolsuzluğunun başkenti hâline getirilmişti.
Tablo o kadar vahimdi ki gördüğü manzara karşısında hayrete düşen Nilüfer'in mevcut Belediye Başkanı Şadi Özdemir de ilçedeki 'obezleşmiş' yapıları, inşaatlardaki fazlalıkları kamuoyu gündemine birden fazla kez bizzat getirmişti.
Özdemir'in hormonlu inşaatlar nedeniyle 'kaybedilmiş' bir bölge olarak tanımladığı Ataevler Mahallesi'ndeki 1378 ada 2 parselde yer alan proje de obezleşen işlerden biriydi!

Nitekim Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan inceleme raporu söz konusu parselde emsalin izin verilen 1.9 yerine en az 2.63 olarak kullanıldığını ortaya koydu!
İmar planı notlarında emsale konu inşaat alanının %92.11'i konut alanı, %7.9'u ticaret alanı olarak kullanılabilir diye belirtilmesine rağmen tamamının konut alanı yapıldığı da tespit edildi.
Bu projenin ruhsatı da tek imzalıydı!
Ruhsatın; düzenleyen teknik eleman, kontrol eden, onaylayan kısımlarında sadece Turgay Erdem'in ismi ve Belediye Başkanı ünvanıyla imzası vardı!
Bu tespit kamunun hakkının senelerce gasbedildiği Nilüfer'deki iddialarla ilgili başlatılan soruşturmadan sonra Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından 21 şüpheli hakkında hazırlanan iddianamede bulunan raporlar arasında yer aldı.
Cumhuriyet Savcısı Emre Duman imzalı, hayli titiz bir çalışmanın ardından hazırlanan iddianamede Turgay Erdem'in ekonomik kazanç elde etmek maksadıyla çıkar amaçlı suç örgütü kurduğu öne sürülmüştü.
İddianamede Turgay Erdem suç örgütünün faaliyeti ve hiyerarşik yapısı bir şema ile gösterilmiş, savcılık tarafından Turgay Erdem'in örgüt lideri olarak gösterildiği şemada Eski Nilüfer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ayşegül Erkol ve Proanaliz Yapı Denetim firma yetkilisi Tamer İşler örgüt yöneticisi olma iddiasıyla suçlanmıştı.
İddianamede Emin Adanur, Serkan Çağlar, Muttalip Koral, Mehmet Fatih Çelebi, Alaattin Ataberk, Metin Yaşar Çelik, Ersel Çakır, Berk Ovatman, Şemsi Oğuz ve Fırat Yılmaz'ın ise örgüt üyesi olduğu öne sürülmüştü.
Savcılık iddianamede suç örgütünün faaliyeti çerçevesinde işlendiği öne sürülen suçları 12 farklı olayı ayrı ayrı anlatarak ele almıştı.
Az önce değindiğim Ataevler'deki proje 'Olay 9' kapsamında iddianamede yer aldı.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Nilüfer'deki imar yolsuzluğu iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturmanın ikinci dalgasında gözaltına alınıp tutuklanan eski meclis üyesi Şemsi Oğuz'un iddianamede "Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" ve "Rüşvet Almak" suçları iddiasıyla cezalandırılması istenmişti.
Oğuz'a rüşvet suçlaması 'Olay 9'la ilgili yöneltildi.
İddianamede beyanları bulunan Hüseyin Arslan'ın ifadesinin bir bölümdeki iddialar dikkat çekici:
"Belediye ile rüşvet çarkını firmamız adına Serkan Bayram ve Mehmet Ziya Arslan isimli şahıslar idare ediyor. Bu taşınmazların üzerine yapılan inşaatlarda yer alan sığınaklar dükkana çevrilmiştir. Bunu Mehmet Ziya Arslan isimli şahıs yapmış, Nilüfer Belediyesi'ne Turgay Erdem Belediye Başkanı olduğu dönem dahilinde rüşvet vererek yapılmıştır.
Ben bunu bahse konu firmadan ayrıldıktan sonra öğrendim. Hatta bu hususları site yöneticilerinden bizzat duydum. Duyduğum dönem yapacak bir şeyim yoktu. Lakin bu rüşvet olayına ben kesinlikle katılmadım. Bahse konu taşınmazda yapılan usulsüzlükle ilgili olarak rüşvet hususlarına dahlim yoktur... Şemsi Oğuz, Serkan Bayram'ın belediye bünyesinde rüşvet çarkı dahilinde görüştüğü ve rüşvet verdiği şahıslardandır."
Bunlar Hüseyin Arslan'ın iddiaları.
İddianamede Serkan Bayram ile Şemsi Oğuz'un çok sayıda irtibat kurduğunu gösteren HTS tespitine yer verilirken Oğuz'un dosya şüphelisi şahıslarla yoğun irtibat kurduğunu gösteren tespitler de iddianamede yer aldı.
İddianamede Şemsi Oğuz'la ilgili şu iddialar da öne sürüldü:
"Şahsın hesaplarına emekliliği sebebiyle ve temsilcisi olduğu firma/kooperatiflerden 01.01.2017 tarihinden itibaren toplamda 911.076 TL, kira geliri olarak 641.851 TL ve temsilcisi olduğu firma/kooperatiflerden 475.000+750.000= 1.225.000 TL olmak üzere 01.01.2017 tarihinden itibaren 2.777.927 TL para girişinin olduğu ancak 01.01.2017 tarihinden itibaren hesaplarına 7.350.856 TL nakit 7.701.073 TL havale/eft yoluyla olmak üzere toplamda 15.051.929 TL para girişinin olduğu, şahsın gelir getiren tespit edilen başkaca bir faaliyetinin olmadığı dolayısıyla hesaplarına giren paranın gelir durumuyla tamamen uyumsuz ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı...
Şemsi Oğuz'un eşi A.O. ve kızı B.O.'nun çalışma kayıtları olmamasına rağmen mal varlığı edinimleri olduğu dolayısıyla bahse konu mal varlıklarının bedellerinin Şemsi Oğuz tarafından ödendiği ve eşi ile kızı B. adına tescil edildiği değerlendirilmiştir.
Şemsi Oğuz'un kızı S.O.'nun taşınmaz edinimlerinin olduğu 2022 ve 2023 yıllarında çalışma kaydının olduğu ancak bahse konu taşınmazları alabilecek gelir durumunun olmadığı dolayısıyla aynı şekilde taşınmaz bedellerinin Şemsi Oğuz tarafından ödendiği ve kızı S. adına tescil edildiği değerlendirilmiştir.
Şemsi Oğuz'un eşi A.O.'ya 2025 yılı içerisinde 7.350.000 TL para gönderdiği, kendi adına olan aracı 20.10.2025 tarihinde eşine devrettiği anlaşılmış her iki hususun da dikkat çekici olduğu değerlendirilmiştir."
Savcılık iddianamede "Arslanlar/Gençarslanlar ünvanlı inşaat firmalarının aile firmaları/şirketleri olduğu, her ne kadar şüpheli beyanlarında farklı firmalar olduğu beyan edilse de her iki firmanın da bir bütün ve birlik içerisinde şüpheliler Serkan Bayram, Şener Arslan ve Mehmet Ziya Arslan tarafından da yönetildiği tespit edilmiş olup firma ile ilgili olarak beyanda bulunan Hüseyin Arslan isimli şahsın aile içinden olduğu, şüpheliler ile amca ve kardeş gibi yakın derece akrabalığı olduğu tüm izahatı yapılanlar dahilinde Hüseyin Arslan'ın firmanın usul ve esaslar dahilinde işleyişine hakim olduğu, firmaca ve firma ortaklarınca yapılan-yapılmış olan resmi ve gayri resmi faaliyetlerin Hüseyin Arslan'ca" bilindiğini öne sürdü.
İddianamede, "Firmaca inşaat faaliyetleri gerçekleştirilmiş Nilüfer ilçesi Ataevler Mahallesi 1378 ada 2 parselde yer alan yapıya bahse konu suç örgütü lideri Turgay Erdem isimli şahıs ile anlaşarak elden alınan rüşvet karşılığı paralar ile usulsüz yapının inşa edildiği ve söz konusu rüşvetin alınmasında şüpheli örgüt üyesi Şemsi Oğuz'un aracı olduğu, şüpheli Şemsi Oğuz'un şüpheli Serkan Bayram ile arasında Hüseyin Arslan'ın beyanını doğrular nitelikte HTS kayıtlarının bulunduğu, söz konusu projede emsalin aşıldığı, yine yönetmelikler dahilinde usulsüzlüklerin bulunduğu, tek imza ile Turgay Erdem tarafından yapı ruhsatının verildiği tespit edilmiştir" şeklinde iddialara da yer verildi.
İddianamede, "Rüşvet veren olarak soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve şüpheli olarak beyanları alınan şüphelilerin tutarsız ve çelişkili beyanlarda bulunduğu, şüpheli örgüt üyesi Şemsi Oğuz'un gelirleriyle banka hesap hareketlerinin uyumsuz olduğu, örgüt lideri olarak değerlendirilen şüpheli Turgay Erdem'in ikametinden ele geçirilen ve gelirler başlıklı belgede şüpheli Şemsi Oğuz'un da isminin bulunduğu, yine şüphelinin Turgay Erdem'e verilen tek imza yetkisiyle alakalı çelişkili beyanlarda bulunduğu...
Şüpheli Turgay Erdem'in imzası ile gerçekleştirilen usulsüz emsal artışı karşılığında şüpheli Şener Arslan, Serkan Bayram ve Mehmet Ziya Arslan'ın maddi menfaat temin ettiği, bu maddi menfaatin karşılıksız yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Bursa İl Müdürlüğü'nün uzmanlık raporunda da söz konusu iddiaların desteklendiği" de öne sürüldü.
"Tek imza yetkisi tabiri nedir bilmiyorum. Bu yetki nasıl alınır, kim tarafından verilir, kimlere verilir, nasıl uygulanır ben bilgi sahibi değilim. Tek imza tabir edilen herhangi bir projede benim yetkim ve görevim asla olmadı" diyen Şemsi Oğuz kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti, hakkındaki iddiaların asılsız olduğunu söyledi.
Altını çizmek gerekir:
Elbette iddialarla ilgili son sözü yargı söyleyecektir!
Bitirirken senelerdir dile getirdiğim bir hususu yinelemek isterim:
Nilüfer'de kurulan rant ittifakının iktidar ayağı da muhakkak incelenmelidir!
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla Nilüfer'deki imar yolsuzlu...
Yazılarımızı takip edenler gayet iyi biliyor:Milyarlarca liralık dev soygun düzenini bu sü...
Çok ama çok büyük bir çevre katliamı yaşadığımızın, halk sağlığının ciddi tehdit altında
Bursa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Ergül Halisçelik, Başkan Mustafa Boz...
Bugün fikri takip zamanı!Bakın, yanlış yapıyorsunuz demiştik: