2026.02.18 12:47 Son Güncellenme: 2026.02.18 12:51
Türkiye'nin en nitelikli tarım arazilerine ev sahipliği yapan Bursa'nın Yenişehir ilçesinde kentin bereketli topraklarının katledilerek Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik rant odaklı girişimlerle ilgili tartışmalar sürerken yine Yenişehir'de Gıda OSB'nin dışında bir de 'Endüstri Bölgesi' projesi hayata geçirilmeye çalışılıyor.
Bu sütunlarda yerel iradenin baypas edilerek, kapalı kapılar ardında hazırlanan bir girişimde belli zümrelerin elde edeceği rantın dışında herhangi bir kamu yararından söz edilebilir mi diye sormuştum.
Ne tam lokasyon belliydi ne de arazinin niteliği...
Alanın büyüklüğü de gizliydi!
Sadece 'devrim', 'dönüm noktası', 'on binlerce istihdam' gibi 'PR' sözleriyle pazarlanmaya çalışılan proje için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın ilgili kurumların görüşlerini almaya başladığını kaydetmiştim.
Edindiğim bilgiye göre, Yeni Çevre Düzeni Planı'yla ilgili çalışmalar katılımcı bir anlayışla devam ederken, yerel irade baypas edilerek kapalı kapılar ardında hazırlanan, ovayı katledecek bu rant hamlesine Büyükşehir Belediyesi olumsuz görüş verdi.
Öte yandan söz konusu rant girişiminin daha önce Otomotiv Test Merkezi kurulması düşünülen alanı da kapsayacak bir bölgede planlandığı öne sürülüyor.

Otomotiv Test Merkezi için 4 bin 350 dönümlük arazide 2014'te planlama yapılmış, Aralık 2017'de de protokol imzalanmıştı.
Bursa'da planlanan pek çok proje gibi test merkezi de rafa kaldırılmıştı.
Yenişehir'de hayata geçirilmesi planlanan tesis için çok sayıda kamulaştırmaya imza atılmıştı.
Yazılarımızı takip edenler hatırlayacaktır.
Bölgede devlete geçen arazilerle ilgili çarpıcı iddiayı ve daha sonra fikri takip yaparak Sayıştay raporuna yansıyan bulgunun ayrıntılarını aktarmıştık.
Test merkezi için kamulaştırılan arazilerde ucuza kiralanan yerler daha sonra yüksek bedellerle başkalarına devrediliyordu.
Sayıştay tarafından hazırlanan raporda şu ifadeler de yer almıştı:
"TSE tarafından yapılması planlanan Yenişehir Otomotiv Test Merkezi projesinin yapılamadığı, bu amaçla tahsis edilen taşınmazın fuzuli şagiller tarafından işgal edildiği ve işgal üzerine ecrimisil alınarak bu uygulamaya süreklilik kazandırıldığı tespit edilmiştir.
Yenişehir TSE Otomotiv Test Merkezi yapımı için seçilen arazinin sınırları Bakanlar Kurulunun 24.11.2014 tarih ve 2014/7040 sayılı Acele Kamulaştırma Kararı ile belirlenmiştir. Böylece Bursa İli Yenişehir İlçesi sınırları içinde yer alan, 3.236.695,76 m2'si Hazine, 1.121.903,43 m2'si ise TSE mülkiyetinde olan 4.358.599,19 m2 yüz ölçümlü taşınmaz üzerinde Otomotiv Test Merkezi (Kara Araçları Test Merkezi) projesi ile ilgili olarak gerekli işlemler tamamlanmıştır.
Sonuç olarak Otomotiv Test Merkezinin yapımının gerçekleşmemesi, bu merkez için ayrılan arazinin işgal altında olması ve idarenin aleyhine yüksek miktarda irtifak hakkı davasına konu olması nedeniyle kamulaştırma kararının gözden geçirilmesi, ecrimisilin yönetim biçimine dönüştürülmemesi ve taşınmazın tahliyesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiği değerlendirilmektedir."
Şimdi 'acele kamulaştırma' ile 'test merkezi' diye alınan yer, 'endüstri bölgesi' diye farklı bir fonksiyona mı çevrilmek isteniyor?
İddia doğruysa bunun kamu yararı gerekçesi ve mevzuat dayanakları kamuoyuna açıkça anlatılmak zorunda değil mi?
Kaldı ki otomotiv test merkezi, doğru tasarlandığı takdirde geniş açık alan, pist odaklı belirli bir faaliyet şeklini içerirken endüstri bölgesi çok sayıda fabrika, yoğun lojistik, yoğun trafik hareketliliği, yoğun enerji ve su talebi, yoğun atık yükünü beraberinde getirmeyecek mi?
Nitekim otomotiv test merkezi ile yüzlerce fabrikanın yer alacağı endüstri bölgesini aynı kefede değerlendirmek mümkün değildir.
Yeni Çevre Düzeni Planı çalışmaları, Çınarcık Barajı bu sene tam kapasiteyle devreye girecek olsa da su talebini azaltıcı mekânsal kararlar devreye alınmazsa artan nüfus ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık koşulları altında, su arz-talep dengesizliğinin orta vadede daha sık ve daha uzun süreli su kesintileriyle sonuçlanmasının kaçınılmaz olacağını da ortaya çıkarmıştı.
Ankara merkezli, su talebini azaltıcı değil artırıcı mekânsal kararlarla bu şehir daha fazla katledilmemelidir.
Bitirirken İHA'nın servis ettiği habere de değinmek isterim.

Bakın, fabrikaların tonlarca su çektiği İznik Gölü 200 metre çekildi!

Bazı fabrikaların göl suyunu yoğun şekilde kullandığı iddiaları yeniden gündeme geldi.
Sanayi tesislerinin su kullanımı ve yer altı su kaynakları üzerindeki baskının, gölün beslenme dengesini olumsuz etkilediği ortada değil mi?
Kontrolsüz sanayi tesisleri, Nilüfer Çayı'nda canlı yaşamını sona erdirmedi mi?
İznik Gölü'ne bırakılan atık suları denetleyen var mı peki?
Mevcut sanayi tesislerinin su kullanımına kısıtlama getirilmesi gerekirken, yüzlerce fabrika daha kurmak...
Üstelik bunu binlerce dönüm nitelikli tarım toprağını katlederek yapmaya çalışmak kabul edilebilir mi?
Havası zehirleyen, suyu tükenen, ulaşımı perişan vaziyete sürüklenen kentin kalan son kaynaklarının da sermayeye peşkeş çekilmesi sadece Bursa'nın değil ülkenin geleceğini de tehdit edecektir.
Yine ne tam lokasyon belli ne de arazinin niteliği...Alanın büyüklüğü
Lübnan sermayeli maden şirketinin cebini biraz daha doldurmak için Bursa...
Neredeyse her mahallesi, yerelde kurulan rant ittifakı tarafından imar kanununa aykırı ho...
Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki iddialarla ilgili 'Suç İş...
Eski Belediye Başkanı Turgay Erdem döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla ...