Bursa
Çok Bulutlu
14.1°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'nın en bereketli topraklarında bir sanayi hamlesi daha!

2026.02.17 12:41 Son Güncellenme: 2026.02.17 13:01

Yine ne tam lokasyon belli ne de arazinin niteliği...

Alanın büyüklüğü de gizli!

Karşımızda sadece 'devrim', 'dönüm noktası', 'on binlerce istihdam' gibi 'PR' sözleri var.

Kim, nerede, hangi koşullarda istihdam edilecek, bu kadar yer sanayiye açılmasına rağmen işsizlik azalmak şöyle dursun nasıl aldı başını gitti sorgulayan olmayınca basmakalıp jargonlar sürekli tekrar ediliyor.

Kaldı ki bu söylemlerin 'istihdam' kısmının altını dolu varsayalım.

Vaat edilen ne?

Koca kentin kaynaklarının birileri tarafından hunharca katledilmesi, bir avuç çıkar çevresi milyarlarına milyar katarken yurttaşın sefalet ücretleriyle fabrikalarda sömürülmesi 'devrim' mi?

Devam edelim şimdi:

Türkiye'nin en nitelikli tarım arazilerine ev sahipliği yapan Yenişehir'de Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik girişimlerin ardından bu kez de karşımıza 'Endüstri Bölgesi' projesi geldi!

Büyükşehir Belediyesi, 'ortak akıl' bağlamında hayli doğru bir adım atarak Bursa Planlama Ajansı'nı kurmuşken...

Yeni Çevre Düzeni Planı, alanında uzman çok sayıda bilim insanı tarafından, katılımcı bir anlayışla hazırlanırken...

Ajans bünyesinde bir Danışma Kurulu da oluşturulmuş, bu kurulda şehrin vicdanı akademik odalar, üniversiteler, kent konseyinden temsilciler yer almışken...

Holding patronlarının istekleriyle şekillenen Ankara merkezli düzenlemeler şehre haddinden fazla zarar vermişken...

Bursa ciddi su krizinin pençesindeyken...

Ulaşım, hava kirliliği gibi sorunlar giderek büyürken...

Yerel iradenin baypas edilerek, kapalı kapılar ardında hazırlanan bir girişimde belli zümrelerin elde edeceği rantın dışında herhangi bir kamu yararından söz edilebilir mi?

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ilgili kurumların görüşlerini almaya başlamış.

O hâlde soralım...

Arzu ederse Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü de yanıt verebilir:

Hangi kurumdan, hangi görüş, hangi alan için alınıyor?

Kurum görüşü alınması, sürecin şeffaf olduğunu göstermek için yeterli mi?

Şeffaflık için yerin, ölçeğin ve raporların kamuoyuna açık olması gerekmez mi?

Bursa'nın böyle bir 'Endüstri Bölgesi'ne ihtiyacı var mı?

Varsa buna kim, hangi gerekçeyle karar verdi?

Alanın büyüklüğü kaç dönüm, toprak sınıfı ne, alternatif alan çalışması yapıldı mı?

Su ihtiyacı ne kadar, hangi kaynaktan karşılanacak?

Ulaşım yükü hesaplandı mı?

Ballı börek Gıda OSB rant hamlesi+'Endüstri Bölgesi'+mevcut sanayi yapılarının kümülatif etki hesabını kim, nasıl yaptı?

Bakın...

Bir kez daha altını çizmek isterim:

Yeni Çevre Düzeni Planı için yapılan analiz çalışmaları 2014-2024 arasında sözde koruma statüsüne sahip büyük ova sınırı içinde yaklaşık 7.000 futbol sahası büyüklüğündeki tarım alanının konutlara, sanayiye, lojistik merkezlere kurban edildiğini gösteriyor.

Tam da bu noktada Çevre Düzeni Planı'nın katılımcı bir anlayışla hazırlanmasının mimarı olan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in şu sözlerini hatırlatmak gerekiyor:

"Bazı tarım arazileri maalesef sanayi bölgelerinin altında kaldı. Bunlar dönüşebilir mi? Biraz süreç lazım... Ancak mevcutları korumanın ve doğru orantıda tampon bölgeleri oluşturmanın mutlaka yolunu bulmamız lazım. Bunu da çok net biçimde ortaya koyacak bir anlayışa sahibiz. Hiç kimseden çekincemiz yok. OSB arazilerinin kişi mülkiyetinde olmamasını savunuyorum. Bu anlayışla üretimi artıramayız, gerçek sanayiciyi de koruyamayız, sadece alsat yapan rantçıya fayda sağlamış oluruz."

2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli Çevre Düzeni Planı Stratejik Çevresel Değerlendirme Kapsam Belirleme Taslak Raporu'nda şu tespit de yer almıştı:

"Bursa merkez ve organize sanayi bölgelerini kapsayan içme ve kullanma suyu ihtiyacı, nüfus artışı, sanayi faaliyetleri ve yaşam standartlarındaki yükselme doğrultusunda düzenli bir artış eğilimi göstermektedir. Bursa Çınarcık Barajı İçmesuyu Tesisleri Proje Teknik Raporu'nda yer alan projeksiyonlara göre, Bursa Merkez+OSB alanında toplam yıllık brüt su ihtiyacı 2015 yılında yaklaşık 219 hm³/yıl seviyesindeyken, 2025 yılında 258 hm³/yıl, 2050 yılında ise 359 hm³/yıl düzeyine ulaşmaktadır.

Aynı dönemde maksimum günlük brüt su ihtiyacının 2015 yılında yaklaşık 902.000 m³/gün iken, 2050 yılında 1.473.000 m³/gün seviyesine yükselmesi öngörülmektedir. Bu artış, mevcut su temin sistemleri üzerinde önemli bir baskı oluşturmaktadır."

Çınarcık Barajı bu sene tam kapasiteyle devreye girecek olsa da su talebini azaltıcı mekânsal kararlar devreye alınmazsa artan nüfus ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık koşulları altında, su arz-talep dengesizliğinin orta vadede daha sık ve daha uzun süreli su kesintileriyle sonuçlanmasının kaçınılmaz olacağı da vurgulanmıştı.

Tablo bu kadar netken, Bursa'nın salt rant odaklı planlamalar nedeniyle geldiği vaziyet ortadayken kentin yeni sanayi bölgelerine ihtiyacı var mı sorusunun üzerinde herkes bir değil iki kez düşünmek zorundadır.

Su talebini azaltıcı değil artırıcı mekânsal kararlar artık asla devreye alınmamalıdır.

Ankara merkezli düzenlemeler durdurulmalıdır.

Bursa, Bursalıların iradesiyle Bursa'dan planlanmalıdır!

Gerçekten niyetiniz üretimse, istihdamsa, katma değer yaratmaksa sadece kentin değil Türkiye'nin tarım, su ve gıda güvenliğini kökten etkileyebilecek kararları alırken şehrin iradesini baypas etmekten, kapalı kapılar ardındaki süreç yönetimlerinden vazgeçin!

Bursa'nın artık bir metrekare dahi tarım toprağını kaybetme lüksünün kalmadığını da idrak edin!