Bursa
Çok Bulutlu
9.2°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'daki büyük skandalda çarpıcı bulgular!

2026.02.09 12:28 Son Güncellenme: 2026.02.09 12:44

Ne bilim insanlarının uyarılarını, ne çevre örgütlerini dinlemişlerdi; doğa talanına hayır diyerek senelerdir sürdürdükleri mücadeleyle bir simge hâline gelen Yenişehir'deki Kirazlıyayla köylülerinin üzerine ise baskılar ve gözaltılarla gitmişlerdi.

Ne çevre ne de insan hayatı umurlarındaydı çünkü.

Tek dertleri vardı; o da Lübnan sermayeli maden şirketinin cebini biraz daha doldurmaktı!

2020'de durdurulmak istenen...

Kamuoyunda uzun süredir tartışılan Yenişehir'deki Kirazlıyayla Mahallesi'nde kurulan Meyra Madencilik'e ait çinko-kurşun-bakır zenginleştirme tesisi atık barajı çöktükten sonra binlerce ton kimyasal ve ağır metal içerikli atık dere ve toprağa karışmıştı.

Yenişehir'in bereketli arazileri, tarımı, suyu, insan hayatı büyük bir tehdit altında olmasına rağmen Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri hâlâ sessiz!

Kısa süre önce bu köşede şu sorulara yer vermiştik:

"Bursa Su Kolektifi, "Yenişehir'de atık barajı çökmedi. Kirazlıyayla köylülerinin de karşı olduğu Meyra maden atık barajı hiç olmadı. Atığı süzüp heyelana açık bölgeye yığdılar. Çatlaklar oluştu, devam ettiler. Biriken zehirli atık gevşeyerek çöktü, derelerden şimdi zehirli atık akıyor" diyor.

Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız ise yaşananların öngörülebilir olduğunu kaydediyor, "Ne yazık ki bugün yaşananlar sürpriz değildir. Bu felaketin geleceğini 2020 yılında hazırladığımız raporlarla açıkça ortaya koyduk. Uyarılarımız dikkate alınmadı" diyor.

Peki; Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri nerede ve ne diyor?

Atık barajı var mıydı, yok muydu?

Varsa tam olarak hangi noktadan, hangi nedenle çöktü?

Toprağa ve suya ne kadar atık karıştı?

Çevre ve halk sağlığı nasıl bir tehdit altında?

Atıkların Sarıyer Deresi'nden ovaya, yeraltı suyuna karıştığı doğru mu?

Bölge halkına herhangi bir uyarı yapıldı mı?

Hangi noktalardan, kaç numune alındı, sonuçlar açıklanacak mı?

Tesiste son denetim hangi tarihte yapıldı, eksikler tespit edildiyse neden önlem alınmadı?

Sorumlular hakkında soruşturma başlatıldı mı?

Denetim görevini yerine getirmeyen kamu bürokrasisi de soruşturulacak mı?

Tesisin faaliyetine izin veren sorumlular hakkında da işlem yapılacak mı?

Normal bir ülke ve şehirde böyle bir skandal yaşansa olayda sorumluluğu bulunan tek bir kamu görevlisi dahi görevde kalır mı?

Bursa Valiliği'nin, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün böylesine büyük bir skandalla ilgili herhangi bir açıklama yapmaması nasıl okunmalıdır?

Bursa, daha ne kadar göz göre göre işlenen kent suçları ve çevre felaketleri yaşamak zorundadır?"

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir bu soruları yanıtlamak zorundadır.

Skandalın boyutu, nasıl bir soruşturma yürütüldüğü kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır!

Bursa Valiliği'nin, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün böylesine büyük bir felaketle ilgili herhangi bir açıklama yapmaması sadece soru işaretlerini biraz daha artırır!

Öte yandan...

Yenişehir'deki skandalla ilgili çarpıcı bir bilgi geldi.

Büyükşehir Belediyesi olay sorumluluk alanı dışında gerçekleşse de felaketin ardından bölgedeki suyu analiz ettiriyor.

Akredite bir laboratuvarda yapılan su analizinde kurşun başta olmak üzere 9 ayrı ağır metale yüksek seviyelerde rastlandığı ifade ediliyor!

Topraktan alınacak numunelerle ayrı bir analiz çalışması daha yapılacak.

Peki, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü daha ne kadar sessiz kalacak?

Analiz sonuçlarını açıklayın!

Bulgular sınır değerlerin üzerinde mi değil mi kamuoyunu aydınlatın!

İki hafta sonu notu:

1- Geçen cumartesi CHP Nilüfer ilçe örgütünün kırmızı yeleklileri ses getirdi.

İzmir Yolu'ndaki "Geçinemiyoruz" eylemi etkili saha siyasetinde ulaşılan seviyeyi göstermesi bakımından da kayda değerdi.

Yağışlı hava onlar için bir engel değildi...

Yol boyunca sıralanmıştı CHP Nilüfer'in kırmızı yeleklileri...

Üst geçit de ihmal edilmemişti.

Geçinemiyorsan kornaya bas çağrısına yurttaşlardan büyük karşılık geldi.

Son dönemde halkın doğrudan bu kadar yoğun şekilde destek verdiği bir eylem takip etmediğimi belirtmem gerekli.

Bursa siyasetinde; örgüt, taban ve üyenin gücünü esas alan kapsayıcı yaklaşım deyince akla gelen ilk isim olan...

İlklerle hep fark yaratan Özgür Şahin realitesi bir kez daha kendini gösterdi yani.

CHP Nilüfer'in gençlik ve kadın örgütlenmesi başta olmak üzere eyleme katılan tüm partililere de ayrı bir parantez açmak gerekli.

Zira yoğun emek vermişlerdi.

Eylemin ne kadar etkili olduğunu iktidar cephesinin yazılı açıklamaları da bir anlamda gösterdi.

Her geçen gün biraz daha derinleşen yoksulluğa yurttaşlardan yükselen büyük geçinemiyoruz tepkisini yazılı açıklamalar sönümleyebilir mi?

CHP Nilüfer isyanı sahada dile getirdi.

İktidar temsilcileri geçinebiliyoruz diyorsa adres belli, İzmir Yolu sizi bekliyor şimdi!

2- Nilüfer'i özgürleştiren İlçe Başkanı Özgür Şahin eylemden önce Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Makina Mühendisleri Odası Bursa Şubesi'nin genel kurulundaydı.

Şahin'in konuşması çarpıcıydı:

"Yarı kamusal bir kurumun yapması gereken işler, periyodik kontrol meselesi aslında özelleşemeyecek kadar hassas bir iştir. Periyodik kontrolü gidip özel bir kuruluşa verirseniz para kazanma odaklı bakış açısıyla bunu sürdürmeye devam eder. Sadece asansör değil diğer bütün periyodik kontrolleri Makina Mühendisleri Odası'ndan akademik olarak bildiği bir işi alarak bunu paraya dönüştüren kurumlara teslim ederseniz orada denetimi doğru yapmamış olursunuz."

Özgür Başkan'dan önce söz alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yücel Akbulut da benzer bir açıklama yapmıştı.

Haksızlar mı?

Bu ülkenin vicdanı TMMOB zaten iktidarın yoğun baskısı altındayken sözde 'solcu'ların, 'sosyal demokratlar'ın da söylem ve eylemleriyle TMMOB'u itibarsızlaştırmaya, işlevsizleştirmeye çalışması kabul edilebilir değil açıkçası!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in TMMOB'la ilgili son derece doğru yaklaşımını partinin belediye başkanları yok saymamalı. 

Öte yandan bitirirken...

Ülkede demokrasi, hukuk bu hâldeyken odaların tamamen apolitik olması gerektiğini savunan Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren'in talihsiz bir konuşma yaptığını da eklemek isterim.

Deviren'e genel kurul başlamadan önce izletilen, TMMOB'un bu ülke ve toplum için ne ifade ettiğini anlatan kısa filmi bir kez daha izlemesini öneririm.