Bursa
Hafif Sağanak Yağışlı
14.7°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'da usulsüzlüklerin yeni boyutunu CİMER şikayeti ortaya koydu!

2026.02.13 12:18 Son Güncellenme: 2026.02.13 12:48

Neredeyse her mahallesi, yerelde kurulan rant ittifakı tarafından imar kanununa aykırı hormonlu binalarla katledilen Nilüfer ilçesi başta olmak üzere Bursa genelinde inşaat sektöründe yaşanan yolsuzluklara bu köşede senelerdir değiniyoruz.

Artık nettir:

Kamunun hakkının gasbedildiği milyarlarca liralık vurgun düzeni mevcut yapı denetim sisteminin iflas ettiğini de tescillemiştir.

Nilüfer'deki yolsuzluk soruşturmasının ardından hazırlanan iddianame yapı denetim sektöründeki usulsüzlüklerin ulaştığı boyutu da gözler önüne sermiştir.

Tartışmaya açık değildir:

Asli sorumlu kuşkusuz siyasi iradedir.

Ancak şunun da altını çizmek gerekir:

Hukuken de yönetmelik olarak da yapı denetim firmaları, projeler belediyeden ruhsat almadan önce emsal kontrolü yapma mecburiyetindedir.

Bu kadar usulsüz projeye ne karşılığında imza atıldığı çok açık değil midir?

Yarın değil, hemen şimdi harekete geçilmelidir:

Yolsuzluklar ayyuka çıkmasına...

İddialarla ilgili yargı süreci de başlamasına rağmen hâlâ usulsüzlük peşinde koşan yapı denetim firmaları acilen incelenmelidir.

Yapı denetim firmalarını kontrol etmekle yükümlü Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ndeki sorumlular da mutlaka irdelenmelidir.

Cezalar ne kadar caydırıcı sorusunun da ayrıca üzerinde düşünülmelidir.

Geçen ay Resmî Gazete'de Bursa'daki yapı denetim firmalarında çalışan çok sayıda denetim elemanına Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yaptırım uygulandığı yayınlanmıştı.

Kule Yapı Denetim, Metropol Yapı Denetim, İzlem Yapı Denetim, EC Yapı Denetim, Yeni Bursa Yapı Denetim, Yeşilay Yapı Denetim, Umut Yapı Denetim, Dinamik Yapı Denetim, Çınarca Yapı Denetim şirketlerinin sorumluluğundaki yapılar incelenmişti.

Sorumluluklarının gereğini yerine getirmeyen yapı denetim firmalarındaki görevli şahısların üç yıl boyunca herhangi bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunda teknik bir görev alamamasına karar verilmişti.

İlgili kişiler başka bir yapı denetim veya laboratuvar kuruluşunun ortağı da olamayacak.

Üç kez uygulanan para cezasının ardından bir usulsüzlük daha tespit edildiğinde verilen bir men yaptırımıydı bu.

Bursa geneli Nilüfer özelinde her yer hormonlu inşaatlarla talan edilirken rant düzeninin en önemli sac ayaklarından biri kuşkusuz kanunsuz iş yapan yapı denetim firmalarıydı.

Hâlâ bazıları usulsüzlük peşinde koşuyor demiştim.

Şimdi yeni gelişmeyle devam edelim:

Yapılan bir şikâyet usulsüzlüklerin farklı bir boyutunu da ortaya çıkardı.

CİMER başvurusu üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü'ne, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir tarafından gönderilen resmî yazıda şu ifadelere de yer verildi:

"Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın (Yapı İşleri Genel Müdürlüğü) Yapı Denetim Sistemi'nde kaydı oluşturulan ve yapı denetim kuruluşunun denetim sorumluluğunda olan eski YİBF'lere ait mahalle, pafta, ada, parsel, metrekare, mal sahibi, müteahhit, müellif vb. bilgilerin değiştirilerek elektronik dağıtıma gönderilmeden mevzuata aykırı şekilde denetim sorumluluğunun mevcut yapı denetim kuruluşu üzerinden devam ettirildiği somut bilgilerle bildirilmektedir.

İlgi başvuruda belirtilen ada-parsel bilgilerinin Yapı Denetim Sistemi/YİBF Listesi/İşlem Tarihçesi'nde sorgulanarak ve gerekli sistem verileri alınarak yapılan incelemede mahalle, pafta, ada, parsel, metrekare, mal sahibi, müteahhit, müellif vb. bilgilerin değiştirildiği görülmüş olup belirtilen parsellerde yeni YİBF girişi yapılmaksızın önceden oluşturulmuş eski YİBF'lerde değişiklikler yapılarak ve elektronik dağıtıma gönderilmeyerek işlerin denetiminin mevcut yapı denetim kuruluşu üzerinden devam ettirildiği anlaşılmıştır.

Bakanlığımızca (Yapı İşleri Genel Müdürlüğü) gerekli değerlendirmenin yapılabilmesi adına ilgi başvuru ve sistem verileri yazımız ekinde gönderilmekte olup yukarıda belirtilen tespite ilişkin olarak Valiliğimizce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yapılacak olan iş ve işlemler hakkında Bakanlığımızın (Yapı İşleri Genel Müdürlüğü) uygulamaya esas görüşünün tarafımıza bildirilmesi hususunda; gereğini ve bilgilerinizi arz ederim."

Eldemir'e şu soruyu da yöneltmek isterim:

Az önce Resmî Gazete'ye değinmiştik, çalışanlar ceza alıyor da sorumlu oldukları inşaatlardaki uygunsuzlukların giderilip giderilmediği denetleniyor mu peki?

Hâlâ aynı şekilde evraklarla oynanarak yapılan usulsüzlükler devam ediyor mu, bu usulsüzlüklerin müdürlük içindeki bir yapıyla bağlantısı var mı?

Yanıt gelirse aynen yayınlamak isteriz açıkçası!

Neredeyse her gün bir ihbar geliyor.

Herkes, neyin ne olduğunu gayet iyi biliyor.

O hâlde elden kanunsuzca para isteyen, talepleri karşılanmayınca iş yapmayı reddeden, aralarında gruplaşarak âdeta çeteleşen bazı yapı denetim firmalarını kim kolluyor?

Bu firmalar işini kanunlara uygun şekilde yapan yapı denetim kuruluşlarına da büyük zarar veriyor.

Hazır inşaat yolsuzluklarının soruşturulduğu bir dönemdeyken Bursa'daki yağmanın parçası olan kanunsuz iş yapan yapı denetim firmalarının da bir an evvel gözden geçirilmesi gerekiyor.

Mecliste çarpıcı su çıkışı

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nin dün düzenlenen Şubat ayı ilk oturumunda yine su tartışması yaşandı.

Daha önce de ifade etmiştim:

Büyükşehir meclisinde çoğunluğa Cumhur İttifakı sahip.

Cumhur İttifakı'nın onayı olmadan su fiyatlarına ne indirim yapılabilir ne de zam!

Halk elbette tepki gösterebilir ancak meclis aritmetiği ortadayken Cumhur İttifakı'ndan su faturalarına yönelik gelen eleştiriler sadece popülizmden ibarettir.

Öte yandan...

Ülkeyi derin ekonomik buhrana kimin sürüklediği bellidir.

İğneden ipliğe neredeyse her şeyin her gün zamlandığı...

Yurttaşın fiyat algısının tamamen şaştığı mevcut kriz ortamı iktidarın ekonomi politikalarının eseri değil midir?

Milyonlarca insanı sefalet ücretine mahkûm ettikten sonra meclis toplantılarında kayıkçı kavgası çıkarıp, sosyal medyada klipler hazırlayarak toplumsal algının yönetilebileceğini zannetmek büyük bir garabettir.

Bu tutum iktidarın son seçim sonuçlarından hiç ders almadığını da bir anlamda göstermektedir.

Suyla ilgili tartışmaya dönersek...

Bursa Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Aydın Saldız'ın kentin peşkeş çekilen kaynaklarını gündeme getirdiği konuşması kayda değerdi.

Sarsıcı sözleri notlarımızın arasına girdi:

"Bursa'nın can damarı Uludağ'ın sularını satmasaydınız da biz de su konusunda insanları tasarrufa yöneltecek bu kadar radikal kararlar almak zorunda kalmasaydık. Siz burada artık klip siyasetine geçtiniz. Klip siyasetlerine Bursa kamuoyunun karnı tok. 20 yıl bu kentin, Uludağ'ın suyunu özel şirketlere sattınız."

Saldız, haksız mı?

Sadece su kaynakları değil kentin, ülkenin en verimli toprakları, kurumları da özel sektöre, yabancı sermayeye peşkeş çekilmedi mi?

AK Parti, Türkiye'de 2002'den beri iktidarda...

2004-2024 arasında ise tam 20 yıl boyunca AK Parti tarafından yönetildi Bursa.

Ülkenin durumu ortada!

20 yılda Bursa'da 'yapılan'lar da...