Bursa
Hafif Sağanak Yağışlı
12.1°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'da milyarlar buharlaşmıştı! Kritik toplantıdan hangi notlar ön plana çıktı?

2026.02.06 11:32 Son Güncellenme: 2026.02.06 11:45

Türkiye'nin en büyük skandallarından birine imza atılan Bursa'da, on binlerce kişiyi mağdur eden Atış Yapı krizi her geçen gün biraz daha derinleşirken kritik bir görüşme daha gerçekleşti.

Geçen sene 'Nitelikli Dolandırıcılık ve Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Atış Yapı'ya operasyon düzenlenmiş; Ahmet Atış, babası Hüsamettin Atış, eniştesi Ercan Tepegöz tutuklanırken Metin A. ve Vahide T. adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.

Operasyonun ardından kayyum olarak atandığı Atış Yapı Grubu'na ait şirketlerin tüm mal varlıklarını bir araya getiren TMSF, varlıkların "Atış Yapı Grubu Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" adı altında tek bir bütünlük olarak değerlendirilmesine karar vermiş, Atış Yapı'nın konkordato davasında da iflas kararı çıkmamış, süreç beklendiği gibi tamamen TMSF'nin kontrolüne geçmişti.

Dün mağdurların etap temsilcileriyle bir araya geldi TMSF heyeti.

Sürecin nereye evrileceği belli olmasa da hâlâ senet ödeyen mağdurlar vardı.

Daha sonra bu ödemeler durdurulmuştu.

Edindiğim bilgiye göre senetlerin savcılık tarafından incelenmek üzere toplatıldığı, bu gerekçeyle ödemelerin durdurulduğu, incelemeler tamamlandıktan sonra ödeme yükümlülüğünün aynen devam edeceği söylendi mağdurlara.

Geçmişe dönük senetler de toplu şekilde tahsil edilecek.

Heyet resmî olarak ellerinde bulunmayan, şirket muhasebesinde yer almayan, elden verilmiş, kaşesiz, sözleşmesiz veya belgesiz ödemeleri olan kimsenin hak sahibi olarak değerlendirilmeyeceğini belirtti.

Toplantıda çok tartışılan ek ödemenin kaçınılmaz olduğu da ifade edildi.

TMSF heyeti, ek ödemelerle ilgili karar alınırken bunun ayrıca duyurulacağını bildirdi.

İnşaatların yapılmasına karar verilirse hak sahipleriyle ek protokol düzenlenecek, ek protokolü kabul eden hak sahiplerinden ek ödeme alınacak, kabul etmeyen hak sahiplerine ise ödemeleri iade edilecek.

Ancak heyet bu iadelerin ne zaman yapılacağına dair net bir tarih verilemeyeceğini özellikle belirtmiş.

Babylon 3 için arsa sahipleriyle görüşmelerin devam ettiği ve neredeyse sonuçlanmak üzere olduğu, Babylon 1-2-3 ve diğer projelerde ruhsat ve imar problemleri olduğu, bu hususlarda yerel yönetimler ve bakanlıklarla yalnızca sözlü görüşmeler yapıldığı, resmî herhangi bir başvurunun henüz yapılmadığı da mağdurlara iletildi.

"Kurtarılmayacak olsaydı biz bu işe girmezdik" şeklinde bir görüş de belirtilmiş.

Katılımevim'le Carrefour projesi için görüşmelerin sürdüğü de kaydedilmiş.

Atış Yapı'nın konkordato kapsamındaki toplam borcu yaklaşık 15 milyar 56 milyon lira olarak tespit edilmişti.

En büyük alacaklı bankalar falan değil mağdur yurttaşlardı.

Toplam konkordato borcunun %54'ü teslim edilmemiş konutlara yatırılmış peşin paradan oluşuyordu, yatırılan bu peşin para 8 milyar 178 milyon liraya tekabül ediyordu.

Atış Yapı ne yaptıysa herkesin gözü önünde yapmadı mı?

Bursa'nın göbeğinde devasa kent suçları işlerken, siyasetteki rant ittifakından da onay almadılar mı?

Her yere sponsor oldukları, başköşede ağırlandıkları unutulmamalı!

Bu düzenden nemalananlar gün gibi açıkken şimdi tüm suçu paralarını kaptıran yurttaşlara atmaya çalışmak kabul edilebilir değildir açıkçası.

Daha önce de bu köşede dile getirmiştim:

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Atış Yapı hakkında yürütülen soruşturma mağduriyetlerin giderilmesi açısından büyük önem taşıyor.

Fiili karşılığı olmayan altınlar ve fonlar...

Kayıp milyarlar...

Firma içinde dönen milyarlarca liralık transferler...

Muvazaalı satış...

Ruhsatsız ve arazisiz imalatlar ve satışlar gibi çarpıcı iddiaların yer aldığı...

Siyasi bağlantıların da dikkat çektiği Atış Yapı skandalında sistematik suç ortaklığının faturası sadece vatandaşa yüklenirse kamu vicdanında ahlaki iflas yaşanması kaçınılmaz olmayacak mı?

Kayıp milyarların izi mutlaka sürülmelidir, kamunun hakkı korunarak mağduriyetler giderilmelidir.

TMSF de izleyeceği net yol haritasını bir an evvel şekillendirmelidir.

Bugün milyonların yüreğini yakan, ülke tarihinin en büyük acılarından birinin yaşandığı Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yıl dönümü malum.

Unutmadık, unutmayacağız demenin ötesine geçebildik mi peki?

6 Şubat felaketinden sonra bile Bursa'da çok sayıda kent suçu işlendi, hâlâ da işlenmeye devam ediyor ne yazık ki...

Bakın...

6 Şubat felaketinin ardından düzenlenen protokol çerçevesinde Bursa'da tespiti yapılmış kolonu kesik iş yerleri için dahi harekete geçilmemişken...

Nasıl inşa edildiği belli olmayan kaçak binaları birileri meşrulaştırmaya çalışırken...

Şehrin göbeğinde ruhsatsız projelerin inşası ve satışı sürerken...

Parsel bazlı, salt rant odaklı plan değişikliklerinin sonu bir türlü gelmezken...

Depremle ilgili söylenecek her şey popülizmden ibaret değil midir?

Bu kentte kentsel dönüşümü konuşmadan önce ilk olarak Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü gözden geçirilmelidir.

Müdürlüğün 'yapı denetim' boyutu ayrıca irdelenmelidir.

Ardından da ilgili tüm kurumlar kentte devam eden tüm inşaat projelerinin kanun ve yönetmeliklere uygunluk durumunu incelemelidir.

Tespiti yapılan kolonu kesik iş yerlerinin faaliyetlerine ise derhâl son verilmelidir.