2026.04.06 13:46 Son Güncellenme: 2026.04.06 16:12
31 Mart'ta eşi ve ailesiyle birlikte şafak vaktinde düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey neredeyse 2 günü bulan sorgulama işlemlerinin ardından geçen cumartesi tutuklandı.
Bozbey aynı gün İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
Bu kararın ardından meclis üyelerine 'Başkan Vekili Seçimi' konulu tebligat yapıldı.
Büyükşehir Meclisi perşembe günü saat 11.00'de toplanacak.
Çoğunluk Cumhur İttifakı'nda olduğundan 20 yıllık AK Parti iktidarını sonlandıran, 47 yıl sonra CHP'ye zafer kazandıran Bozbey'in tutuklanmasıyla yönetim yeniden AK Parti'ye geçmiş olacak.
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme ve Suç İşlemek Amacı ile Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet, Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama ve İmar Kirliliğine Neden Olma' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında Bozbey'le birlikte 57 kişi gözaltına alınmıştı.
30 şüpheli hakkında tutuklama, 33 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi, 1 şüpheli tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı.
Gizlilik kararı olan, kısıtlılık uygulanan dosyada Bozbey ve Turgay Erdem'in Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemlerinde imar özelinde yaşanan usulsüzlüklerle ilgili iddiaların soruşturulduğu öne sürülüyor.
Yani gözaltına alınan isimlerin hepsi Bozbey'le ilgili iddialar kapsamında gözaltına alınmadı, tutuklanmadı.
İki farklı döneme ilişkin iddiaların aynı dosyanın çatısı altında soruşturulduğu öne sürülüyor.
Başkan Bozbey'e yöneltilen temel suç iddiası Bozbey'in avukatlarından Şerafettin Yavuz'un anlatımına göre şöyle:
Seres, Verev gibi firmaların Mustafa Bozbey'in talimatıyla kurulduğu, bu firmalardan Seres'in Bozbey'in akrabası olan Muhkim Demirtaş adına kurulduğu, Nilüfer Belediyesi'ndeki görevinden kaynaklı olarak buradaki imar yetkilerinin kullanılması suretiyle yasa dışı kazanımlar elde edildiği, firmalardan rüşvet aldığı, bunu da bahse konu firmalarla perdelediği iddia ediliyor.
Bozbey'in hakimlikte verdiği ifadeyle devam edelim şimdi.
Başkan, sözlerine şöyle başladı:
"4 dönem, 1999 yılından 2019 yılına kadar sürekli olarak yeniden seçilen belediye başkanı olarak birçok örnek ve lider hizmetlere imza atan başkanlık süreci geçirdim. Ardından 2019 yılında büyükşehir belediye başkanlığına aday oldum, kaybettim. 2024 yılına kadar yine kendi işlerimle meşgul olup piyasada işler yapmaya devam ettim. 31 Mart 2024 yılında büyükşehir belediye başkanı seçildim. 2 yıl çalıştık. Bursa'nın sorunlarını bulan ve çözüm üreten bir yol izledim.
Suç isnat edilen işlerle ilgili benim hiçbir şekilde tevessül edecek bir halim olmadığını Bursa halkı da bilmektedir. Rüşvet, örgüt kurma suçlamalarını kabul etmiyorum. İnsan olarak dahi adıma yakıştıramıyorum. Beni rencide eden ve yaralayan ifadelerdir.
Ben sadece Bursa'yı seven, bu şehre aşık ve bu şehre 22 yıl bilfiil, 27 yıl ortalamada hizmet eden biriyim. Bundan da büyük mutluluk duyuyorum. 2-3 müptezelin attığı iftiralar, şantajcıların sayesinde bunlar söyleniyorsa insan olarak bir kez daha düşünmemiz gerekir. Söylenen sözlerin hiçbiri doğru değildir. Yalandan ibarettir. Büyük bir üzüntü duymaktayım, suçlamaları asla kabul etmiyorum."
Bozbey, suç iddiasında bulunulan firmalarla ilgili ise şunları kaydetti:
"Seres firmasının benimle ilgisi yoktur, dayımın oğlu Muhkim Demirtaş'a aittir. Kesinlikle rüşvet iddialarını kabul etmiyorum. Tamamen iftiradan ibarettir. Seres firmasında seçimi kaybettikten sonra danışmanlık yaptım, benden destek istedi, ben de o dönem kendisine danışmanlık yaptım, sigortam yapıldı. Kesinlikle rüşvet iddiaları yalandır, iftiradır, tamamen gerçek dışıdır.
Verev firmasıyla alakam yoktur. Aile vakfımızın müdürünün kurduğu veya ortak olduğu bir şirkettir. Bizimle ilgisi yoktur.
Fide kurumu kendimize ait olan, vakfımızın kurucu şirketi olan Nilüfer Dershanecilik'in %100 sermayesine sahip olduğu şirkettir. Nilvak Vakfı, ailemizindir. Nilüfer Belediyesi çalışanlarına ve Nilüfer sakinlerine destek amaçlı kurulmuştur, bu şekilde desteklerini de yapmıştır. Kurduğu araba pazarından elde ettiği gelirler ile yaptığı destekler ile gelişen ancak daha sonra kreş, ortaokul ve lise işletmeciliği yapan bir vakıftır.
Emniyette ve savcılıktaki ifademizde isnat edilen olaylardan büyükşehirin ilgisi yok."
Turgay Erdem'in 'tek imza'sıyla onaylanan çok sayıda proje soruşturmanın ana dayanaklarından biri.
Peki, Erdem'e başkan yardımcılığı döneminde, Başkan Bozbey tarafından 'tek imza' yetkisi verildi mi?
Önce hakimliğe de sunulan Bozbey tarafından yapılan görevlendirmeye bir bakalım:
"5393 sayılı Belediye Kanununun 4. Maddesinin 7. Paragrafına istinaden başkan yardımcılığı görevine atanmanız uygun görülmüştür. Bununla birlikte koordinatör başkan yardımcısı olarak belediyemizin tüm yönetim birimleri arasında düzen sağlamak, iletişim ve ilişkilerde bir örneklik ve/veya uyum sağlamak amacıyla bütün başkan yardımcılıkları ve müdürler adına tarafınıza gerekli görülen karar verme/temsil etme/imza atabilme yetkiniz bulunmaktadır. Bilgilerinize ve gereğini rica ederim."
Bozbey hakimlikte bu görevlendirmeyle ilgili şunları söyledi:
"Benim görevlendirmem asla art niyetli bir durum değildir. Zaten belediye başkan yardımcısıydı. Ben koordinatör ifadesi ekleyerek hem belediye çalışanları ile birlikte iyi çalışma göstersin, hem de disiplinli ve hızlı bir şekilde çalışabilmesinin önünü açmak üzere yetkilendirme yaptım. Ben genellikle sahada olan bir insanım. Nilüfer ilçesinde genellikle halkın içindeyim. İşlerin yürütülmesi anlamında da başkan yardımcılarından Turgay Erdem'i ayırmış oldum. Tek sebebi budur. Bunu kötüye kullandığımı da düşünmüyorum."
Bozbey'in avukatı Yavuz, konuyla ilgili şu savunmayı yaptı:
"Tek imzaya yönelik bir yetki verilmiş değildir. Genel işleyiş ile ilgili verilmiş bir yetkidir. Bu yetki çerçevesinde yetki yazısında belirtilen alanlarda görev yapması amaçlanmış bulunmaktadır."
Eski Nilüfer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ayşegül Erkol, Turgay Erdem dosyası kapsamında tutukluydu.
Hazırlanan iddianamede savcılık tarafından Turgay Erdem'in örgüt lideri olarak gösterildiği şemada Erkol ve Proanaliz Yapı Denetim firma yetkilisi Tamer İşler örgüt yöneticisi olarak yer almıştı.
Cezaevindeki Erkol, bu dosya kapsamında da tutuklama aldı.
Bozbey, Ayşegül Erkol'la ilgili hakimlikte şu ifadeyi verdi:
"Ayşegül Erkol benim dönemimde personeldi, imar müdürlüğü yaptı, görevden alıp başka yere verdim. Çünkü işleri tam yürütemedi. Zamanında ve doğru yapılması gereken işler hususunda eksiklik gördüğüm için görevden aldım."
Bozbey'in görevden aldığı Erkol, ayyuka çıkan rant iddialarıyla gündemden hiç düşmeyen Turgay Erdem döneminde tekrar imar müdürlüğü görevini üstlenmişti.
CHP Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut hakimlikte yaptığı savunmanın sonunda şu ifadeleri kullandı:
"Biz yargılanmasın demiyoruz ancak tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz. Hakkındaki iddialarla ilgili elbette gerekli yargılama yapılacaktır. Ancak Bursa'nın helal oyuyla göreve gelen Büyükşehir Belediye Başkanı'nın tutuklanmasının kente vereceği katkı ve hizmete engel olacağı aşikardır. Geçmiş yıllarda da Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın İBB başkanlığında da bu tür olmuştur. Yine Melih Gökçek döneminde bu tür suçlamalar olmuştur. İBB Başkanı Kadir Topbaş hakkında da bu tür suçlamalar olmuştur ancak hiçbiri tutuklanmamıştır."
CHP Genel Başkanı Özgür Özel de Bozbey'in gözaltına alınmasına tepki olarak Bursa'da düzenlediği mitingde Bozbey yargılansın, hatta canlı yayın yapılsın, kararı Bursa halkı versin demişti.
Hakimlik tarafından Bozbey'in tutuklanmasına; "Mal varlığı değerlerinin meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak, "Rüşvet Almak, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma" suçunu işlediğine yönelik; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri Raporu, MASAK raporları, itirafçı beyanları, ihbarlar, banka ve tapu kayıtları göz önüne alındığında atılı suçun işlendiği yönünde CMK 100/1. madde uyarınca kuvvetli şüphe oluşturan somut delillerin bulunduğu, atılı suçun CMK 100/3. maddesinde yer alan katalog suçlar arasında yer aldığından bir tutuklama sebebinin var olduğu, atılı suçun niteliği kanunda düzenlenen cezanın alt ve üst sınırı, verilmesi beklenen cezanın miktarı göz önüne alındığında tutuklama tedbirinin ölçülü, orantılı ve gerekli olduğu, ulaşılması beklenen amaç için elverişli olduğu ve bu aşamada adli kontrol tedbirlerinin yetersiz kalacağı" gerekçe olarak gösterildi.
Bozbey'in ifadelerinin devamını, çok fazla iddia ve belgenin olduğu dosyadaki tüm ayrıntıları aktarmaya devam edeceğiz.
Geçen salı eşi ve ailesiyle birlikte gözaltına alınan kenti...
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, Yönetme ve Suç İş...
Sabahın ilk saatleriydi...CHP'li belediyelere yönelik operasyonların Bursa
Haftaya fikri takip ile başlayalım.Büyükşehir meclisinde geçen ay emsal
Bursa tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık iddiasının soruşturulduğu