Bursa
Çok Bulutlu
15.5°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'daki manidar iş mercek altında!

2026.02.05 10:54 Son Güncellenme: 2026.02.05 10:57

Bugün de Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir'in hormonlu inşaatlar nedeniyle 'kaybedilmiş' bir bölge olarak tanımladığı Ataevler Mahallesi'nden söz edeceğiz.

Beton yığınları arasında can çekişen Ataevler'de kalan son boş yerlerden biri olan 1228 ada 1 parsele ilişkin hazırlanan, asimetrik izler taşıyan 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği talebi Büyükşehir'in İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nda oy birliğiyle kabul edilmişti.

Bu köşenin okuyucuları geçen sene Aralık ayında konuyu ele aldığımızı anımsayacaktır.

Hatırlatmak gerekirse...

Parsel, 'Özel Eğitim Alanı' olarak planlıydı.

Plan değişikliğiyle niteliği 'Ticaret Alanı'na dönüştürülmüştü.

Özel mülkiyete sahip yerin hikâyesi ilginçti.

26.09.1986 tarihindeki ilk onaylı uygulama imar planında parselin kullanımı 'Kreş Alanı' olarak ayrılmıştı.

2008'de 'İlköğretim Tesis Alanı' şeklinde yapılan nazım imar planı değişikliği onaylanmıştı.

2015'te parsel bu kez 'İlköğretim Tesis Alanı'ndan 'Özel Sosyal Tesis Alanı'na alınmıştı.

Aradan 3 yıl geçmişti.

2018'de yine 'Özel Eğitim Alanı' olarak plan revize edilmişti!

Ve 2025'in sonunda kollar yine sıvanmıştı:

Parsel, 'Özel Eğitim Alanı'ndan ticarete alınmıştı!

Aynen şu sorulara yer vermiştik önceki yazıda:

"Normalde nazım imar planlarının tek parsel için değil, alan bütünlüğü için karar üretmesi gerekmiyor mu?

Gerekiyorsa bu parselin özelliği ne?

Aynı parsel için yıllar içinde yapılan farklı plan değişiklikleri, plan kararlarının kamu yararını gözeten nesnel ölçütlere mi yoksa mülkiyet ilişkilerine mi dayandığı sorusunu da gündeme getiriyor.

Parsele verilen kullanım fonksiyonlarının değişmesiyle ortaya çıkan değer artışında kamu yararından söz edilebilir mi?

Aynı bölgede veya kent genelinde başka şahısların parselleri için de bu esneklik tanındı mı ya da tanınacak mı?

Cevabınız hayır ise bu durum ayrıcalıklı işlem şüphesini doğurmayacak mı?

Herkes eşit mi yoksa daha mı eşit bazıları?

Böyle değişiklikler şuyulandırmanın, plan bütünlüğünün ruhunu da bozuyor açıkçası.

Tabii planların kâğıt üzerinde donatı üretmesi, fiiliyatta ise rant amacıyla özel mülkiyete özel fonksiyonlar geliştirilmesi bir şehircilik ilkesi değilse!

Sorularla devam edersek...

Bu parselin seneler önce 'eğitim alanı' olarak planlanmış olması, yalnızca parsel sahibini değil, çevrede oluşan tüm yapılaşmayı ilgilendiren bir kentsel denge unsuru değil miydi?

O dengeye dayanılarak yapılan yapılaşmaların ortasında, eğitim donatısının kaldırılarak alanın ticarete çevrilmesi, planın çevresiyle kurduğu hukuki ve sosyal bağ özelinde nasıl değerlendirilmeli?

Plan değişikliği yapılan arsa bir KOP parseli...

KOP parseli kamu ortaklık payını ifade ediyor.

Bu parsel, başından itibaren kamuya hizmet edecek varsayımıyla ayrılmadı mı?

Kentsel sosyal altyapı hesabının bir parçası değil miydi?

Çevredeki yapılaşma, bu alanda kamu donatısı var varsayımıyla şekillenmişken...

Yoğunluklar buna göre kabul edilmişken...

Zaten fahiş emsalli inşaatlarla işlenen kent suçları nedeniyle kâğıt üzerindeki değerlerin çok daha üzerinde yoğunluk artışları gerçekleştirilmişken...

Bu parselin de ticarete çevrilmesi bölgeye yeni yoğunluklar getirmeyecek mi?

Ataevler yeterince şişmedi mi?

Zaten fazlasıyla trafik, otopark sıkıntısı mevcut değil mi?

Orantısız yoğunluk artışlarının yol açtığı sosyolojik sıkıntılarla ne zaman yüzleşilecek peki?

Bu planlama anlayışı değişmeden Bursa düzelebilir mi?"

Komisyonda oy birliğiyle kabul edilen plan değişikliği meclisten oy çokluğuyla geçmişti.

İYİ Parti çekimser kalmayı tercih etmiş, Grup Sözcüsü Ömer Silahlı, düzenlemeyle ilgili şunları kaydetmişti:

"1986'dan beri kreş alanında gözüken yer parsel sahibinin talebiyle 1/5000'lik planlarda birkaç defa değişikliğe uğramış. Son aşamada da özel eğitim alanından ticaret alanına alınmış. Bu alanda bu kadar sık değişiklik yapılmasını manidar olarak gördük."

Söz konusu rant hamlesini akademik odalar mercek altına aldı.

Bu şehrin vicdanı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi, ciddi soru işaretleri barındıran plan değişikliğine itiraz etti.

İtirazda yer alan bazı ifadeleri aktarmak istiyorum şimdi:

"Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 5. maddesinde, eğitim alanları sosyal altyapı alanı olarak tanımlanmıştır. Aynı Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca sosyal altyapı alanlarının kaldırılması veya azaltılması ancak zorunlu hallerde ve kamu yararının açıkça ortaya konulması şartıyla mümkündür.

Mevcut plan değişikliğinde; kreş/eğitim alanına olan ihtiyacın ortadan kalktığına dair herhangi bir nüfus, donatı dengesi veya teknik analiz bulunmamakta ve sosyal donatı alanının kaldırılmasını zorunlu kılan nesnel ve bilimsel bir gerekçe sunulmamaktadır. Bu haliyle plan değişikliği, Yönetmeliğin 26. maddesine açıkça aykırıdır.

Ayrıca söz konusu bölgeye dair planlamanın ilk aşamasında ticaret alanları ayrılmış olup, anılan planda yapılaşmanın tamamlanması halinde, açıklama raporunda da ifade edildiği üzere eğitim alanına ihtiyaç bulunmaması durumunda ticaret alanına da ihtiyaç kalmamaktadır. Bu nedenle söz konusu parsel kullanımının 1986 yılından itibaren devam eden eğitim fonksiyonu ile korunması ve planın sürdürülebilirliğinin sağlanması uygun görülmektedir.

3194 sayılı İmar Kanunu'nun 13. maddesi, imar planlarında umumi hizmetlere ayrılan alanların kamulaştırılmaması halinde taşınmaz malikine başvuru ve dava hakkı tanımakta olup, idareye bu alanların plan değişikliği yoluyla başka kullanımlara dönüştürülmesi yönünde herhangi bir yetki vermemektedir. Bu nedenle anılan madde, donatı alanı niteliğindeki kreş/eğitim alanının ticaret alanına dönüştürülmesine hukuki dayanak teşkil etmemektedir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Ek 1. maddesi, uzun süre kamulaştırılmayan umumi hizmet alanlarında mülkiyet hakkının belirsiz süreyle kısıtlanamayacağını düzenlemekte olup, idareye sosyal donatı alanlarını ortadan kaldırma veya ticaret alanına dönüştürme yetkisi tanımamaktadır. Aksine, anılan hüküm idarenin kamulaştırma yükümlülüğünü ve sorumluluğunu ortaya koymakta, plan değişikliği yoluyla donatı alanlarının kaldırılmasını meşrulaştırmamaktadır."

Asimetrik izler taşıyan plan değişikliğine Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi de itiraz etme kararı aldı.

Kent adına bu konuda sergilenen duyarlılık kayda değer açıkçası.

Aynı yaklaşım tüm rant girişimlerini kapsamalıdır.

Bu tür manidar işler artık son bulmalıdır!