2026.04.20 11:42 Son Güncellenme: 2026.04.20 11:55
Bursa tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık iddiasının soruşturulduğu, ardından on binlerce mağdur bırakan Atış Yapı skandalında yargılama süreci başladı.
Üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçlamasından 534'er kez cezalandırılması talep edilen Ahmet Atış, babası Hüsamettin Atış ve eniştesi Ercan Tepegöz'ün yanı sıra tutuksuz yargılanan Metin Atış'ın ifadeleri alındı.
Bursa 50. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada Ahmet Atış ve Hüsamettin Atış'ın ifadelerine kısaca değinmiştim, bugün daha geniş olarak ilk duruşmadaki detayları aktaracağım.
Bandırma 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Ahmet Atış, Hüsamettin Atış ve Bandırma 2 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda bulunan Ercan Tepegöz'ün ifadeleri SEGBİS aracılığıyla alındı.
Sanık Ahmet Atış, savunmasında, "Smart 1-2-3 projeleri yönünden söylemek gerekirse söz konusu proje sosyal konut projesidir. Biz bu projenin yerlerini belediyeden 2023 yılında 18 ay taksit ile satın aldık. Burada saha çalışmalarına başladık. Yine ruhsat ve proje çizimlerine başladık. 2024 yılının 1. ayında Smart projesinde 4. etapta imar problemi vardı. Bundan dolayı biz belediyeye 2024 yılının 1. ayında ödemeleri revize etme talebinde bulunduk. Belediyeden bize gelen cevapta belediye kanununa göre revizasyon olmayacağı şeklinde bir cevap geldi. Daha sonra Smart 4 ve 5'in arazilerinin yeniden ihaleye çıkacağı bildirildi. Smart 1-2-3'ün ise tapu devri tarafımıza yapıldı. Smart 1-2-3 Projelerinde inşaatlarında Smart-1 %90, Smart-2 %50, Smart-3 ise %28 oranında tamamlanmıştır. Biz projelerde inşaata başladık. Diğer inşaat firmaları ile sözleşmeler yaptık. Smart-4-5 Projeleri yönünden belediye ile görüşmelerimiz devam ediyordu. Arsaların bedelinden daha fazlasını biz inşaata yatırdık. Bu durum bile dolandırıcılık kastımızın olmadığını göstermektedir. Yine konkordato komiserleri de belediye ile bu hususları görüştü. Belediye bu süreçte 4 ve 5. etap smart projeleri için ihaleye çıktı ancak biz gözaltına alındık ve tutuklandık" dedi.
Atış, şöyle devam etti:
"Şirketin idaresi TMSF'ye geçti. Tutuklanmadan önce biz konkordato komiserleri ile temas halinde müşterilerin zararlarını nasıl giderebileceğimize ilişkin durmaksızın çalışma yapmaktaydık. Ancak şu anda daha öncesinde maaşını ödediğim çalışanlarım dahi şirket içerisinden herhangi bir belge talep ettiğimizde sormaları gerektiğini söylüyorlar ve herhangi bir belge dahi alamıyoruz. Projeler yönünden bir dahlimiz de olamıyor. Tutuklu kalmamızın müşterilerin zararının giderilmesine ve projelerin devamına hiçbir faydası bulunmamaktadır. Bablyon projesinde 1.etabı 2021 yılında Rönesans Holding'ten satın aldım. Rönesans Holding burası için 2011'de imar planı almış, biz de 2021 yılında projeyi aldık. Kat irtifaklarını kurduk. 2023 yılında Mimarlar Odası buradaki ruhsata dava açtı. Nilüfer Belediyesi de ruhsatı iptal etti. Biz de önlem olarak 3. etabı satın aldık. Yine Bablyon 2. etabı 2022 yılında Cumhurbaşkanlığı Özelleştirme İdaresi'nden satın aldık. Aldıktan sonra ruhsat başvurusunda bulunduk. Ancak burası da imar yönünden davalıkmış. Fakat tapu bize geçmediğinden bu durumdan haberimiz yoktu.
Bablyon 1 %28, Bablyon 2 %5, Bablyon 3 ise % 1 tamamlanmış durumdadır. Ben kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapsam en %50 kârım olurdu. Ancak biz kendi arsalarımız üzerinden inşaat faaliyeti yürütmekteyiz. Söz konusu yerler şu an Bursa'daki en değerli yerlerdir. Sadece Bablyon projesindeki arsaların bedeli müştekilerin zararının tamamını fazlasıyla karşılamaktadır. İfa imkansızlığı söz konusu değildir."
Atış, savunmasının devamında, "Konkordato sonrası Katılımevim KAP'ta herhangi bir ortaklığının olmadığı şeklinde bir açıklama yaptı. Daha sonra Downtown AVM'deki Pars Kiremit'e devretmiş olduğumuz yönetim hak ettiğimiz daireler yönünden vekaletlerimizi iptal etti. Soğukpınar'daki arazimizi satmayı denedik ancak satış işlemi olmadı. Tüm elimizdekilerle mevcut projeleri bitirmeye çalıştık. Ben arsaların 2 katı bedelle Büyükşehir Belediyesi'ne bağışta bulundum. Tüm bunlar göz önüne alındığında dolandırıcılık iddiaları nasıl doğru olabilir? Bu süreçteki insanlar arasındaki güncel ticari faaliyetler dolandırıcılık olarak lanse edilmiştir" iddialarında bulundu.
Sanık Hüsamettin Atış ise "Ben Bursalıyım, 1980 senesinde kasaplık yapmaya başladım. Yaklaşık 27 sene kasaplık yaptım. Ben çocuklarımı okuttum ve daha sonrasında bir şirket kurdum. 15 bine yakın daire yaptım. Yine Soğanlı'da kentsel dönüşüm yaptım. Bu konuda Türkiye'de ilk 5'e girdim. Downtown projesini yaptık, dünyanın en güzel karma projesi olduğuna dair bu konuda ödül aldım.
Ben hiç kimseyi mağdur etmek istemem. Bursa'da vergi rekortmenleri içinde 87.'ydim. Biz sattığımız dairelerin parasını arsalara yatırıyoruz. Dışarı herhangi bir para kaçmamıştır. Biz arsaları vadeli olarak satın alıyoruz. Daha sonra müşterilere proje üzerinden daire satışı yapıyoruz. Daha sonrasında da biz müşterilerden aldığımız para ile arsanın bedelini ödüyoruz. Ben kesinlikle üzerime atılı iddiaları kabul etmiyorum. Ben kesinlikle para kaçırmadım. Benim şu anda zararları karşılayacak kat kat malım vardır. Ben müştekilerin zararlarını gidermeyi kabul ediyorum. Hepsi ile helalleşeceğim. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim" savunmasını yaptı.
Sanık Ercan Tepegöz ise savunmasında "Elden alınan paraların hepsi kayıtlı oluyordu. Şirkete müşteriler tarafından getirilen paralar daha sonra müşteriler adına banka hesaplarına yatırılıyordu. Müşterilerle satış ofisindeki arkadaşlar irtibata geçmektedir. Müşteriler satış ofisindeki arkadaşlarla benim yanıma gelirlerdi. Müşterilerden aldığımız paraları gözleri önünde sayıyorduk ve onların adına banka hesaplarına yatırıyorduk. Benim bildiğim kadarıyla 1 daireyi birden fazla kişiye satmadık" dedi.
Sanık Metin Atış da daha önceki beyanlarının doğru olduğunu ifade etti, projelerin mimari çizimlerini yaptığını söyledi, "Kesinlikle dolandırıcılık kastımız yoktur. Müşterilerimizin belki de 1000 tanesi bizim arkadaşımızdır. Bu koşulda intihar etmek daha akıllıca olur" ifadelerini kullandı.
Savunmalar böyle de toplanan milyarlar nerede?
Ahmet Atış'ın Nilüfer'deki iddialarla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında da üzerine atılı rüşvet vermek suçu iddiasıyla da tutuklama aldığını ifade etmiştim.
Atış'ın tutuklama aldığı Nilüfer dosyası kapsamında Emin Adanur'un beyanlarının ardından Atış Yapı'nın Üçevler Mahallesi'ndeki Atış West Point isimli projesi de soruşturuluyor, Emsalin izin verilen 1.50 en az 2.50 olarak kullanıldığına ilişkin bilirkişi tespiti yapıldığı iddia ediliyor!
İmar problemi olan, arazisi bulunmayan projelerle mağduriyetler nasıl giderilecek?
Elbette son sözü mahkeme söyleyecek.
Öte yandan çok sayıda müşteki olduğu için ifadeler ayrı ayrı gruplar hâlinde alınıyor.
Müşteki ifadeleri 24 Nisan'daki celsede tamamlanacak.
Cuma günü Atış mağdurları adliyede basın açıklaması yapacak.
Gündem yine oldukça hareketliydi.Kent tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık iddiasının
Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın görevdeki ikinci yılını değerlendirdiği basın toplantısı...
Bursa tarihinin en büyük nitelikli dolandırıcılık iddiasının soruşturulduğu ...
Fotoğrafı Bursa'nın kamucu Milletvekili, CHP Sağlık Politika Kurulu Başk...
Görevden istifa ettirilen Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'nin de niyet...