Bursa
Çok Bulutlu
8.4°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'da durdurulamayan fabrika: Ormanda patlatma!

2026.03.17 12:37 Son Güncellenme: 2026.03.17 12:53

Kamuoyunda sıklıkla tartışılan fabrikalardan Bursa Çimento'nun Gemlik ve Gürsu ilçeleri sınırları içinde yer alan...

Çok sayıda mahallenin ortasında bulunan 26,28 hektarlık ruhsatlı maden sahasının 10,80 hektarlık alanı için yaptığı ÇED başvurusu tepki çekmişti.

Neden derseniz projeden kısaca bahsedeyim şimdi:

Bursa Çimento, Gemlik'e bağlı Fevziye Mahallesi'ne yaklaşık 2 kilometre mesafede çimentonun ham maddesi 'marn' elde etmek istiyor.

Kurulmak istenen ocağın proje alanı; Bursa Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 1/100.000'lik Çevre Düzeni Planı'nda Tarım Alanları kapsamında kalıyor. Ancak kadastro haritasına göre ÇED alanının tamamı orman arazisi niteliğinde!

Anfo ve dinamitle gerçekleştirilecek patlatmalı madencilik faaliyeti bölgenin dokusuna zarar vermeyecek mi?

Bakın...

Ocak sahasında patlatma başına toplam 5.276 kilogram patlayıcı kullanılacak.

Ayda 4, yılda 48 patlatma yapılacak.

Patlatmaların ardından elde edilecek malzemeler kamyonlarla Kestel'deki Bursa Çimento fabrikasına taşınacak.

Marn ocağının üretim kapasitesi 1.000.000 ton/yıl olacak!

Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş, bölgedeki muhtarlar ve köy derneklerinin temsilcileri projeye karşı bir toplantı gerçekleştirmişti.

Bölgede günde 300 kamyonluk bir taşımacılık trafiği oluşacağını kaydeden Akkuş, patlatma ve taşımacılığın özellikle heyelan riski bulunan Fevziye'de bitki örtüsü ve hayvan yaşamı üzerinde yıkıcı etkiler yaratabileceğini; en ciddi risklerden birinin de yer altı su kaynaklarının zarar görmesi olduğunu belirtmişti.

Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy da patlatmalı madenciliğin çok yüksek toz kirliliği üreteceğini, rüzgârla taşınan tozun 5 köy ileriye kadar ulaşarak zeytin başta olmak üzere tarımsal ürünlere ciddi zarar verebileceğini dile getirmişti.

O toplantıya Bursa'da senelerdir çevrenin korunması için büyük mücadele gösteren DOĞADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir de katılmıştı.

Demir'le konuştum.

ÇED sürecini yakından takip ettiklerini, konuyla ilgili yaptıkları son toplantıda, ocak lehine bir karar gelmesi durumunda konuyu direkt yargıya taşımaya karar verdiklerini aktardı.

Demir, "Orman alanlarımızı ve tarım arazilerimizi sürekli yitiriyoruz. Korunması gereken ormanlar madencilik faaliyetlerine artık kurban edilmemelidir. Tarım ve Orman Bakanlığı ormanları maden şirketlerine yok pahasına peşkeş çeken yönetim anlayışını sona erdirmelidir. Bakanlık ormanları ve tarım alanlarını korumalı ve genişletmelidir. Zaten görevi de budur. Ne yazık ki bakanlığın yapması gereken koruma görevini yıllardır biz üstleniyoruz" dedi.

Bursa'da yüzlerce madencilik sahasının köstebek yuvası gibi durduğuna da dikkat çekti.

Madencilik faaliyetlerinin ardından yapılması gereken ıslah çalışmaları kanun ve yönetmeliklere uygun şekilde gerçekleştirilmiyor.

Doğayı hunharca katleden vahşi sermaye işi bitince çekip gidiyor.

Bursa Çimento'nun faaliyet gösterdiği Kestel ilçesinde bilindiği üzere kelimenin tam anlamıyla çevre felaketi yaşanıyor.

İlçede insanlara zehir solutuluyor.

Bu nedenle sıklıkla kanser vakalarına rastlanıyor.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey daha önce "Kestel'de çimento fabrikasının artık kendine gelmesini istiyoruz! Atık yakan tesisler var. Filtrelerini çalıştırmıyorlar. Analizleri devam ediyor, bunları da kamuoyuyla paylaşacağız" demişti.

Aralık 2023'te yayınlanan haberde konuşan bir bölge sakininin şu sözleri de ibretlikti:

"Akşam olduğunda, çimento fabrikasından çıkan gaz ve toz bulutu insanları zehirliyor.

Yaşamımızdan endişe ediyoruz.

Çocuklarımızın geleceği hiç iyi durumda değil.

Gün geçtikçe fabrikayı büyütüp, diğer fabrikalardan gelen kimyasal atıkları yakıyorlar.

Bunların içerisinde plastik malzemeden tutun da, hastanelerden gelen tıbbi atıkların da olduğu söyleniyor.

Denetim geldiği zaman hiçbir şey yok. Denetim gittiği zaman her şey eski sistemde devam ediyor.

Hele mesai saatinden sonra akşam dışarı çıkın keskin bir koku, insanın genzini yakıyor.

İnsanlar para peşinde, rant peşinde olduğu için bunları açıklayamıyorlar.

Biraz köşede durup baksanız kimyasal atıkların yakılmak için geldiğini görürsünüz.

Bunları yakmak için havanın kararmasını bekliyorlar.

Karanlıkta, dumanın görüntüsünün olmamasından faydalanıyorlar."

Bu açıklamaya çok sayıda köşe yazısında yer verdim.

Birkaç sorumlu siyasi dışında diğerleri bu sesi bilerek duymazdan geldi.

Neden aslında belliydi!

Büyükşehir, fabrikanın yeni tesisine gayrisıhhi müessese ruhsatı vermemiş, konuya ilişkin encümen kararı fabrikaya tebliğ edilmişti. Bunun üzerine fabrika tarafından yargı yoluna başvurulmuş ve Büyükşehir'in encümen kararına karşı yürütmeyi durdurma kararı alındığı iddia edilmişti.

İYİ Parti Bursa teşkilatının Bursa Çimento'nun önünde gerçekleştirdiği basın açıklaması da dikkat çekiciydi.

Kestel İlçe Başkanı Hamza Gözüküçük, "Bursa'da yıllardır süren sahipsizlik maalesef bir çevre felaketine dönüşmüştür" demiş ve eklemişti:

"Bursa Büyükşehir Belediyesi Encümeni 1 Ekim 2025'te Bursa Çimento işletme ruhsatını iptal ettirmiş, ancak bir hafta sonra, 8 Ekim'den itibaren fabrikanın bacaları zehir saçmaktadır. Kestel, Gürsu'da ve Bursa'nın birçok noktasında insanlar nefes alamıyor. Bu skandalın üzeri kimin tarafından örtülmek istenirse istensin ortaya çıkarmaya kararlıyız."

Gözüküçük, fabrika içinde 238 yapı tespit edildiğini, bunların 70'inin projelendirildiğini, 30'unun kullanım izni bulunmadığını da söylemişti.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu'nun sözleri de açıkçası kayda değerdi:

"Buradan apaçık diyorum ki şu arkada gördüğünüz Bursa Çimento yasa tanımıyor, kural tanımıyor, kaide tanımıyor, insan sağlığını önemsemiyor.

Kapasitesini 3 kata çıkardı. Tesiste yüzlerce plansız, onaysız, ruhsatsız yapı var. Genişlemeye ve büyümeye, hemşehrilerimizi zehirlemeye devam ediyorlar.

Tabiri caizse ben kanundan, yasadan, insan sağlığından daha üstünüm, istediğimi yaparım diyor.

Mecliste konunun takipçisi olacağız. Hukuk tanımazlara, kanun tanımazlara, her şeyi parayla çözerim diyenlere çözemeyeceklerini inşallah göstereceğiz."

Fabrikanın sadece insan sağlığını değil doğayı da ciddi şekilde tehdit ettiği iddia edilen faaliyetleriyle ilgili ne zaman harekete geçilecek?

Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü yetkilileri yurttaşın isyanına ne zaman kulak verecek?

Sadece çevre ve halk sağlığı şikâyetleriyle sınırlı değildi Bursa Çimento'yla ilgili mesele!

Yine bu sütunlardan duyurmuştum:

Fabrika kaçak olarak da göz göre göre büyümüştü!

Kestel Belediyesi tarafından usulsüz imalatlardan ötürü Bursa Çimento'ya yaklaşık 44 milyon lira ceza kesilmişti!

Bursa Çimento'nun büyüyen fabrikasının bir bölümünün orman alanında yer aldığı iddiası üzerine bu kentin vicdanı olan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi tarafından fabrikayla ilgili inceleme başlatılmıştı.

Fabrikanın ruhsatı ve mimari projeleri mercek altına alınmıştı.

Belediyeden istenen belgeler ise Mimarlar Odası Bursa Şubesi'ne nedense ulaştırılmamıştı!

Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol fabrikanın eski müteahhidi tarafından açılan bir dava olduğunu ve gerekli evrakları savcılığa ilettiklerini kaydetmişti.

Ayrıca belediyenin de usulsüz imalatlardan ötürü suç duyurusu gerçekleştirdiğini, konu yargıya intikal ettiğinden belgelerin savcılık kanalıyla istenmesi gerektiğini eklemişti.

Konunun yargıya intikal etmesi bu belgelerin kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşuna gönderilmesine engeldi yani!

Bir tebessüm ettiniz değil mi?

Tarih bu duygusal hareketleri affeder mi peki?