Bursa
Açık
0.6°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'da büyük rant tehdidi: "Bir bütün olarak sermayeye peşkeş çekecekler!"

2026.02.23 12:21 Son Güncellenme: 2026.02.23 12:44

Kaynakları rant uğruna hortumlanan...

Denetimsizlik nedeniyle dereleri zehir saçan Bursa ciddi su kriziyle boğuşuyor.

Kent aynı zamanda uzun süredir Türkiye'nin havası en kirli şehirleri arasında yer alıyor.

Vahşi sermayenin vahşi faaliyetleri hava ve su gibi en temel yaşam unsurlarına haddinden fazla zarar verdi yani.

Tarım ve orman alanları talan edildi, ova katledildi.

Şehrin merkezi zaten beton yağmasına kurban gitti.

Ancak yetmedi!

Bursa'nın bir anlamda ölüm fermanı niteliği taşıyan Uludağ Alan Başkanlığı da rant iştahını kesmedi!

Tabutta son çivi eksikti!

'Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin ilk beş maddesi kabul edildi.

Amaç 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan, 85 yaban hayatı geliştirme sahası olmak üzere toplam 822.532 hektar alanın sermayenin hizmetine girmesi!

Yaşam savunucuları ve muhalefet partilerinin tepki gösterdiği kanun teklifiyle ilgili haberleri okurken CHP Adana Milletvekili ve TBMM KİT Komisyonu Üyesi Orhan Sümer'in sözleri dikkatimi çekti.

Teklifin 4. maddesinin iktidarın yıllardır sürdürdüğü rant odaklı anlayışın yeni bir halkası olduğunu belirten Sümer, 'planlama' adı altında getirilen düzenlemenin, ülkenin nefes boruları olan milli parkları, tabiat anıtlarını ve koruma alanlarını kamu güvencesinden çıkarıp özel planlama bürolarının insafına bırakacağını kaydetti.

Maddenin asıl hedeflerinden birinin Uludağ Milli Parkı olduğunu da belirtti:

"Yargı kararıyla durdurulan projeleri, yasa değişikliğiyle yeniden hayata geçirmek istemekteler. Mahkeme 'dur' demiştir, iktidar 'yasa yapar geçeriz' anlayışındadır. Hukuku arkadan dolanmak, doğayı kalıcı biçimde tahrip etmektir."

Uludağ'da kaçak yapılaşmanın yol açtığı sorunlar ortada.

Sermayenin yaşam savunucularının hukuki girişimlerden rahatsızlığı da had safhada.

Asimetrik zihniyete sahip özel planlama büroları vasıtasıyla malum sayısız kent suçu işlendi Bursa'da.

Bir örnek vermem gerekirse bu bürolardan bazıları ağaçlandırılması gereken terk edilmiş maden sahalarında villa projeleri bile üretti!

Bu zihniyete sahip büroların Uludağ'ı ve diğer milli parkları koruyacağını düşünmek hayatın olağan akışına aykırı.

Milli parklar içindeki projelerde diğer bakanlıkların 'olumlu görüş' verme zorunluluğu da kaldırılacak, ballı börek yeni rantlara kapı aralanacak!

Düzenleme milli parkların turizm ve enerji projeleri için özel şirketlere 99 yıla kadar tahsis edilmesini de sağlayacak!

99 yıl tahsis nedir!

Bu kelimenin tam anlamıyla doğanın tapusunu sermayeye peşkeş çekmek değil midir?

Bursa'da senelerdir çevrenin korunması için büyük mücadele gösteren Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği'nden (DOĞADER) düzenlemeyle ilgili yapılan açıklamayı aynen aktarmak istiyorum şimdi.

Niyetin ne olduğu açıkça özetlenmiş:

"Milli parklarda bugüne kadar koruma altında olan doğal alanlar ciddi bir tehdit altına sokulmaktadır.

Bu düzenlemeyle birlikte; milli parklardaki kaçak yapılar yıkılmayacak, 'değerlendirme' adı altında meşrulaştırılacaktır.

Yeni asfalt yollar açılacak, ormanlarda yangın riskini artıran enerji nakil hatları çekilecek, otel, restoran, kafe gibi turistik tesislerin inşasına izin verilecektir.

Kısacası; yaylalar, ormanlar, dereler ve su kaynakları şirketlerin kullanımına açılacak, doğa kamusal bir varlık olmaktan çıkarılıp sermayeye devredilecektir.

1961 yılından bu yana Milli Park statüsüyle korunan, Bursa'nın yaşam kaynağı olan Uludağ, bu yasa değişiklikleriyle geri dönülmesi mümkün olmayan bir tahribatla karşı karşıya bırakılacaktır.

Uludağ Alan Başkanlığı Yasası ile talan edilemeyen bölgeler, bu yeni düzenleme aracılığıyla maden şirketlerine, şişelenmiş su firmalarına ve turizm sermayesine teslim edilmek istenmektedir.

Bunun sonucu olarak Bursa halkına yaşanabilir bir Bursa, nefes alınabilir bir Uludağ bırakılmayacaktır.

Bu yasa; doğayı değil rantı, kamuyu değil şirketleri, gelecek kuşakları değil kısa vadeli çıkarları korumaktadır. Bu nedenle söz konusu yasa derhal geri çekilmelidir. Uludağ, Bursa'dır. Uludağ Bursa halkınındır."

DOĞADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demir'le konuştuk.

Demir, "Alan Başkanlığı yetmiyor, düşünün! Yeni bir düzenleme ile milli park statüsünün içini iyice boşaltmak istiyorlar. 99 yıllık tahsis hiçbir kurumda yok. Bu koruma değil, kullanma kanunu. Uludağ'ı bir bütün olarak sermayeye peşkeş çekecekler. Uludağ Bursa'nın yaşam kaynağı. Soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun kaynağını elimizden almak istiyorlar" dedi.

Haksız değildi.

Bu büyük talan girişimine vicdan sahibi herkes tepki göstermeli!