Bursa
Açık
15.1°
Başka Gazete

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Basit önlemler alınmadı

2024.04.29 15:18 Son Güncellenme: 2024.04.29 15:38 - SİYASET

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Küçükçekmece'de 5 yaşındaki Edanur Gezer'in kazı çalışması sonrası oluşan su birikintisine düşerek yaşamını yitirmesiyle ilgili konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un göbeğindeki parkta 5 yaşındaki evladımız göz göre göre hayatını kaybetti. Parkta basit önlemler alınmadı. Lafa gelince mangalda kül bırakmayanların sesi soluğu çıkmadı." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Basit önlemler alınmadı

AFAD Başkanlığımız ve Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğümüz (DSİ) işbirliği ile bugün sel ve taşkın risklerinin azaltma yönünde kritik bir adım daha atıyoruz.

Devletimizin ilgili kurumlarının sel taşkın afeti öncesi anı ve sonrasına müdahale noktasında lojistik ve teknik kapasitesini bu vesileyle güçlendiriyoruz.

AFAD envanterinde bulunan 111 adet iş makinasının DSİ'nin kullanımına verilmesini kapsayan protokol her iki kurumumuzun etkinliğini artıracaktır. Bugün ilk etapta 31 adet iş makinasının devir teslimini gerçekleştiriyoruz. Bu iş makinalarının da hizmete girmesiyle birlikte DSİ'deki ekskavatör sayısı 816'ya ulaşacak. Yerli ve milli üretim olan ekskavatörlerimiz özellikle sel ve heyelan riski yüksek bölgelerimizde görev yapacak.

Karadeniz bölgemizdeki 13 ilimizde risk azaltma faaliyetlerine süratle başlıyoruz. Böylelikle öncelikle senelerce yaşadığımız sel, taşkın ve heyelan afetlerinin önüne geçmeyi hedefliyoruz.

Derelerimizdeki temizlik ve ıslah çalışmalarına hız vermek suretiyle yoğun yağış dönemi başlamadan gerekli tedbirleri hayata geçireceğiz. Her zaman söylediğimiz gibi depremler, seller, heyelanlar, yangınlar gibi tabiat olaylarının önüne geçemeyiz. Fakat bunların yol açacağı zararları en aza indirmek bizlerin elindedir.

TEDBİRSİZ TEVEKKÜL SAMİMİYETİN DEĞİL CEHALETİN ALAMETİDİR

Bizim inancımızda tedbir tevekküle mani değildir. Hangi meselede olursa olsun görevimiz önce her türlü önlemi bihakkın almak ardından da Rabbimizin takdirine teslim olmaktır. Tedbirsiz tevekkül samimiyetin değil cehaletin alametidir. Hz. Mevlana bu hakikati, akıl sonradan ah çekmek için değil, düşünüp tedbir almak içindir diyerek ifade etmiştir. Bugünkü imza töreniyle özellikle yağış mevsimi çalmadan kapımızı riski en yüksek yerlerden başlayarak devlet olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Protokol sayesinde kullanıma sunulan yeni iş makinalarımızın da yardımıyla 2024 yılını daha sorunsuz, sıkıntısız inşallah can ve mal kaybı yaşamadan atlatacağımıza inanıyorum.

COĞRAFYA KADERDİR SÖZÜNÜN NE DEMEK OLDUĞUNU ÇOK İYİ BİLİYORUZ

Ülkemizi sadece jeopolitik açıdan değil, coğrafi olarak da kritik bir bölgede yaşadığımıza göre tedbirlerimizi buna göre almalıyız. Negatif ve pozitif anlamlarıyla coğrafya kaderdir sözünün ne demek olduğunu bizler çok iyi biliyoruz. Akdeniz havzasında yer alan Türkiye aynı coğrafyayı paylaştığı diğer ülkelerle birlikte iklim krizinin can yakıcı sonuçlarını en çok hisseden, bundan en fazla mağdur olan devletlerin başında geliyor.

2023 senesi ülkemizle birlikte tüm dünyada en sıcak yıl olarak maalesef kayıtlara geçti. İklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve kirlilik olarak adlandırılan 3'lü gezegen krizi karşısında en yoğun mücadeleyi veren ülkelerden biri olduk. Son yıllarda depremden sel baskınlarına, yangınlardan taşkınlara, salgından savaşa çok farklı sınamalarla karşı karşıya kaldık.

Tedbirli olmak ile tedbirsiz yakalanmak arasındaki devasa farkı bu sınamaların tamamında bizzat tecrübe ettik. Binlerce canımız plansızlığa, hazırlıksızlığa kurban giderken, vaktinde önlem alındığında can ve mal kayıplarını nasıl azaltabileceğimizi de yine bu hadiselerde bizzat görmüş olduk.

İSTANBUL'DA EDANUR'U TEDBİRSİZLİK ÖLDÜRDÜ

İstanbul'un göbeğindeki bir parkta basit tedbirler alınmadığı için 5 yaşında bir evladımız hayatını kaybetti. Gayrettepe'deki gece kulübü yangınında 29 emekçi kardeşimizi, Antalya'da teleferik faciasında bir vatandaşımızı ihmallere kurban verdik. İşçi hakları konusunda mangalda kül bırakmayanların bu olaylarda sesi soluğu çıkmadı.

6 Şubat depremlerinde aynı kesimlerin aldıkları tavırları gayet iyi hatırlıyoruz. Devletimizin kurumlarına karşı çok yoğun bir linç kampanyası yürüttüler. Yalan ve çarpıtma üzerinden resmi kurumlarımız, askerimiz, polisimiz fütursuzca eleştirildi. Bu kirli kampanyayı sırf oy tercihlerinden dolayı depremzedelerimizi hedef alacak kadar ileriye götürdüler.