2026.05.25 14:15 Son Güncellenme: 2026.05.25 15:29
Bekleniyordu çünkü biliniyordu nereye hizmet ettiği belli olanların gözünü ne kadar kararttığı.
Şahsî siyasi ve ticari ikballeri uğruna ülkenin geleceğine vurulan darbelere yardakçılık edenlerin CHP'deki görevlerine mahkeme kararları, polis baskınları dışında dönebilmeleri olanaksızdı.
Zira ne toplumda ne de örgütte hiçbir karşılıkları kalmamıştı.
Nitekim kayyum Gürsel Tekin'in binlerce polisle CHP İstanbul İl Başkanlığı'na girmesinin bir benzeri yaşandı.
Mutlak butlan kararından sonra Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'tahliye' talebinin ardından güvenlik güçleri biber gazı ve plastik mermiyle CHP Genel Merkezi'ne daldı.
Ortaya savaş alanını andıran manzaralar çıktı.

Demokrasi tarihine yeni bir kara leke olarak geçen bu utancın baş mimarları arasında tanıdık bir isim vardı.

Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal dün sabah önderliğini üstlendiği Kemal Kılıçdaroğlu destekçileriyle kol kola girerek CHP Genel Merkezi'nin kapısına dayandı.

Sarıbal benliğini deşifre eden bu kareyle hafızalara kazındı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ise aralarında o tanıdık isim Sarıbal'ın da bulunduğu gruba gösterdiği bu tepkiyle hafızalardaki yerini aldı:
- "Ahlaksızlar, vicdansızlar, reziller. Bir tane milletvekilliği koltuğuna oturmak için yapıyorsunuz bunu!"
Bursa'nın kamucu Milletvekili Kayıhan Pala'nın yanı sıra Hasan Öztürk de Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı net bir tavır aldı.
Pala'nın şu sözlerinin üzerinde bilhassa durulmalı:
- "Uzun süre gizlenebilmiş ve birikmiş bir kötülüğün, iktidarın desteğiyle ve zor kullanılarak kendini göstermesi yalnızca bazı milletvekilleriyle sınırlı değil, 'gazeteci' görünümlü tetikçiler ve beslemeler de bu sürecin parçası. Rıza üretemeyenlerin şiddet yoluyla iktidarda kalma çabası sonuç vermeyecek, iktidarı da değiştireceğiz sistemi de."
Özgür Özel, 12. kattaki makamı butlancılar tarafından işgal edildikten sonra yağmur altında yaklaşık 6 kilometre yürüyerek meclisin önüne ulaştı.

TOMA'nın üzerine çıktı, sol yumruğunu havaya kaldırdı, artık çok daha zorlu olan yolculuğundaki en önemli adımlardan birini attı.
Butlancıların işgaline Bursa da sessiz kalmadı.
CHP'yi yerelde iktidara taşıyan değişimin baş aktörlerinden biri olan...
Rantçılarla girdiği her mücadeleden zaferle ayrılan Nilüfer'i özgürleştiren İlçe Başkanı Özgür Şahin'in çağrısıyla kısa sürede toplanan partililer yürüyüş başlattı.

Fethiye Mahallesi'ndeki ilçe binasından Osmangazi'deki Kent Meydanı'na kadar devam eden yürüyüşünü başından sonuna kadar takip ettim.

CHP Nilüfer örgütü yine farkını gösterdi diyebilirim:
İki saat 40 dakika süren...
Tam 10 kilometrelik yürüyüşte kitlenin bir an olsun enerjisini yitirmemesi açıkçası kayda değerdi.
Ankara Yolu boyunca araçlardan ve binalardaki yurttaşlardan yürüyüşe verilen destek de dikkat çekiciydi.
CHP Yıldırım örgütü de İlçe Başkanı Ahmet Keskin'in çağrısıyla Arabayatağı Mahallesi'nden Kent Meydanı'na yürüyüş düzenlemişti.
Ahmet Keskin demişken bir parantez açayım.
Sosyal medyada Orhan Sarıbal'la ilgili yaptığı paylaşım çok konuşuldu.
Sarıbal'la geçmişte yol yürüyen bir isim olan Keskin'in mesajları manidardı:
- "Orhan Sarıbal artık abim değildir. Dostum değildir."
- "Benim ve arkadaşlarımın da onun üzerinde çok hakkı vardır. Benim hakkım helal değildir. Benim milletvekilim değildir."
- "Hiç yolsuzluğa karşı olma, arınma masalları anlatmasın. Nilüfer Belediye Başkan adaylığında kimi desteklediğini gayet iyi biliyoruz."
Eski Belediye Başkanı Turgay Erdem döneminde ayyuka çıkan rant iddialarıyla gündemden hiç düşmeyen...
Deprem tehdidi kapıdayken 'tek imza' ile sayısız kent suçu işlenen...
Türkiye'de müteahhitlerin cenneti, imar yolsuzluğunun başkenti hâline getirilen Bursa'nın Nilüfer ilçesinde Turgay Erdem'in yeniden aday olması için canını dişine takmış ancak amacına ulaşamamıştı!

Kontrollü cümlelerle muhalefet oyunu sergileyip...
Siyasetin ticaretinden beslenip...
'Solcu'yum diye ortalıkta dolaşmaya devam eden, kendini 'aydın' olarak adlandıran bazıları düne kadar Sarıbal'ı parlatırken onun nereye hizmet ettiğine yönelik çok sayıda yazı yazmıştım.
Birini hatırlatayım.
CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkındaki davadan önce geçen sene Haziran ayında şunları kaydetmiştim bu sütunlarda:
"İmamoğlu'nun mutlak butlan beklentisi olanlara yönelik mesajı da tarihî nitelikteydi:
"Siz de bu iktidarın seçimde kaybetmemek için elinden geleni yaptığını, CHP'yle ilgili kararın bununla ilgili olduğunu görüyorsunuz.
Hukuksuz bir yargı sürecinin yaşandığını bütün uzmanlar ifade etmektedir.
Hepimizin bildiğini ve gördüğünü siz de bilerek ve görerek bu kararı içinize sindirmeye, kararın gereğini yapmaya hazırlanıyorsanız size son sözüm şu olsun:
Utançla hatırlanırsınız, lanetlenirsiniz. Tenezzül etmeyin. Ailenize ve çocuklarınıza temiz bir isim bırakmak istiyorsanız girdiğiniz bu yoldan geri dönün. Girdiğiniz yolun sonunda iktidarın koltuk değneği olmaktan başka bir paye yok."
İmamoğlu'nun dediği gibi tablo net olmasına rağmen taammüden hareket eden CHP'li 135 milletvekilinden sadece 10'u Kemal Kılıçdaroğlu'na destek paylaşımı yaptı.
Popülist söylemlerle köylünün, emekçinin, gençlerin sırtından prim devşirip kürsüden iner inmez şahsî ikbali uğruna iktidarla iş tutan...
Rantçıların yeniden aday olması için canhıraş çalışan...
Partisini koltuk hevesi için ateşe atan...
Yerel seçimden hemen sonra belediye başkanlarına sistematik şekilde saldıran...
Sabıka dosyası kabarık algı aparatlarıyla örgütü dizayn etmeye çalışan Bursa'nın tüccar milletvekili de destek paylaşımı yapanlar arasındaydı.
Yarın yine bir yerlerde kürsüye çıkacak.
Yine hiç utanmadan hak, hukuk, adalet naraları atacak.
Kürsüden iner inmez de yine hiç utanmadan hemen iktidarla iş tutmaya başlayacak.
O kadar kontrollü, o kadar kullanışlı, o kadar pragmatik ki...
Taktığı maskelerle senelerce iktidarın ve onunla iş tutan kent suçlusu rantçı CHP'lilerin suçlarını meşrulaştırmak için sahte bir katharsis tiyatrosu sahneledi; izleyenlerin öfkesini anlık boşaltıp düzenin devamını sağlamaya hizmet etti.
19 Mart sürecinden sonra dahi pek çok muhalife bunu uzun süre yedirdi!"
Ancak dün bir anlamda yolun sonuna geldi.
Maskeli balo bitti.
Net şekilde düştü takkesi, göründü keli!
Dünkü yürüyüşün ardından Nilüfer ve Yıldırım örgütleri Kent Meydanı'nda birleşti.

Alana Osmangazi üyeleri de gelmişti.

İlçe örgütleri Kent Meydanı'nda buluştuğu anda yürüyüş boyunca atılan sloganlar Bursa'nın göbeğinde de yankılandı:
- "Orhan Sarıbal Bursa'ya gelme!"
- "Hain Kemal!"
- "Hain Orhan!"

Tam da böyle değil mi; süte su karıştı, sonra söze yalan, mideye haram. İşte orada bozuldu insan!
CHP'ye en büyük darbeyi sözde sosyal demokratlar vurdu; kürsüden iner inmez iktidarla iş tutan!

Özgür Şahin, Özgür Özel'in fotoğrafının altında meydanda şunları haykırdı:
- "Bir Genel Başkan vardı. 13 seçim kaybeden. Ben o 13 seçimde de çalıştım. Siz de çalıştınız. Hakkımı helal etmiyorum. Özgür Özel neredeyse biz orada mücadelemizi sürdüreceğiz!"
Genel Merkez'deki değişimden rahatsız rantçıların CHP'li görevdeki siyasilere sistematik saldırılar düzenlemesi üstelik bunu hâlâ CHP kimliği altında yapması bölünmeyi zaten derinleştirmişti.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından 'ihanet' gerekçesiyle son olağanüstü kurultayda üzeri çizilen 3 isimden biriydi Bursa'nın özde rantçı sözde sosyal demokrat tüccar milletvekili.
Ancak bununla yetinilmemeliydi.
Defalarca belirtsem de bir kez daha altını çizmem gerekli:
Özel'in belki de en büyük hatası 'ihanet' içinde olduğu belli olan kişilerle ilgili disiplin sürecini geciktirmesiydi.
Şimdi butlancıların 'ihraç' listeleri hazırlamaya başladığı konuşuluyor.
Bursa özelinde de il ve ilçelerde değişimcilerin yerine getirilecek kayyumların hesabı yapılıyor.
Özgür Özel kurultayın en kısa sürede toplanması için tüm şartları zorlayacaktır.
Butlancıların bir misyonu yerine getirdiği unutulmamalı, bu bağlamda farklı planlar üzerinde de mutlaka durulmalıdır.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapıl...
Bugün fikrî takibe devam edeceğiz.Nilüfer'in orantısız yoğunluk artışları...
Yer: Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesi Hamidiye Mahallesi...
Nilüfer'deki imar yolsuzluğu iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturma dosyasınd...
Büyükşehir meclisinden önce gerçekleştirilen BUSKİ Genel Kurulu'nda su fiyatlarıyla