Bursa
Açık
33.5°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'nın 'makro' rant projeleri!

2026.08.20 09:06 Son Güncellenme: 2026.08.20 09:06

Türkiye'nin en nitelikli tarım arazilerine ev sahipliği yapan Bursa Yenişehir'de...

Gıda İhtisas Organize Sanayi Bölgesi kurulmasına yönelik girişimlere değinmiştim.

Bursa'nın daha sonra asla geri getirilemeyecek bereketli topraklarının üzerinde, 5.000.000 metrekare yani 5 bin dönümlük bir alanda OSB kurulacağı söyleniyordu ki bu yaklaşık 700 futbol sahası büyüklüğünde bir tarım alanına denk geliyordu!

Yeni Çevre Düzeni Planı, katılımcı bir anlayışla hazırlanırken şehrin tüm iradesini baypas etmişti holding patronu!

Yönelttiğim şu sorular yanıtsız bırakılmıştı:

"Yenişehir'de planlanan da yaratılmaya çalışılan algının aksine öyle uçsuz bucaksız tarım alanlarında üretim yapılan 'yeşil' bir Tarım OSB değil.

Bu OSB'de çok sayıda fabrika kurulacak.

O fabrikalardan bolca organik yüklü atık su, koku, arıtma çamuru, ambalaj atığı çıkacak.

Planlanan OSB'nin su ihtiyacı nasıl karşılanacak, atık su arıtma standardı ne olacak, deşarj nereye yapılacak?

Yer seçimi çalışmalarını, kim, neye göre planladı?"

Şunların altını bilhassa çizmiştim:

OSB'nin kurulacağı yerin tamamının şahıs arazisi olması...

Yenişehir'de OSB'nin kurulacağı söylenen alanda son bir yılda gözlenen tarım arazilerindeki el değiştirme sıklığı soru işaretlerini artırmıştı!

Sarı sitede metrekaresi 1000 liraya dayanan milyonlarca liralık ilanların, Yenişehir'de Gıda OSB bölgesinde satılık arazi başlığı ile pazarlanması sürecin Bursa'daki akademik odalardan, kent paydaşlarından ve kamuoyundan gizli biçimde neden yürütüldüğünün bir anlamda yanıtıydı!

Söz konusu rant girişiminin altlığını kim, nasıl, ne karşılığında hazırladı?"

Konunun sit boyutu da vardı.

BirGün'de yer alan habere bakalım şimdi:

Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 16 Şubat 2026 tarihinde verdiği kararla Dereköy ve Menteşe mahalleleri sınırlarında bulunan bazı parseller birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmişti.

Konuyu gündeme taşıyan Yenişehir Çevre Platformu Sözcüsü Erkan Erdem, alınan kararın ardından projenin yeniden ele alınması gerektiğini söylemişti.

Erdem, Karacaali bölgesinde verimli tarım arazilerinin sanayiye açılmasının uzun süredir tartışma yarattığını hatırlatmış, arkeolojik sit kararının bu tartışmayı daha da büyüttüğünü ifade etmişti.

Erkan Erdem, şunları dile getirmişti:

"Gıda İhtisas OSB proje alanı içinde yer alan Dereköy Mahallesi'ndeki bazı parseller arkeolojik sit alanı olduğu için birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescilleniyor. Bu karar, bölgede planlanan sanayi projesinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor."

Erdem, bölgede yalnızca arkeolojik mirasın değil aynı zamanda verimli tarım arazilerinin de risk altında olduğunu belirtmiş, eklemişti:

"Karacaali'de verimli tarım topraklarının sanayiye açılması zaten kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açmıştı. Şimdi ise proje alanı içinde ve sınırında birinci derece arkeolojik sit alanları tescillenmiş durumda. Hem tarım alanları hem de tarihi değerler risk altına giriyor."

Erdem, yetkililere şu soruyu da yöneltmişti:

"Birinci derece arkeolojik sit alanında çivi bile çakılamazken Ticaret Bakanlığı bu bölgede fabrika mı kurmayı planlıyor?"

Ankara, bu büyük rant girişimine onay vermemişti.

Buna rağmen Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı kamuoyuna yansıyan bir haberde Gıda OSB'yi bir makro proje gibi sunmaya çalıştı, iyi mi!

Bu aslında şaşırtıcı değil.

Zira Matlı, BTSO Başkan adaylığı sürecinde herhangi bir somut proje ortaya koyamadı.

Bu eksikliği gidermek için algıya girişmiş olabilir ancak Bursa'nın verimli topraklarını katledecek, arsa spekülasyonuyla senelerdir gündemden düşmeyen Gıda OSB'ye sarılması kent adına nasıl bir vizyona sahip olduğunu da göstermektedir.

Aynı haberde Bursa'da 66 dönümü daha ticarete açacak Yıldırım Karapınar'daki 3 milyarlık ET-BA Kombina Et Tesisi arazisi rant planından da makro proje diye söz etmiş Matlı.

Bakın...

Bir kez daha altını çizeyim:

Bölgeyle ilgili daha önce hazırlanan planlara Bursa 2. İdare Mahkemesi dur demişti.

Mahkeme, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Bursa Şubesi'nin yaptığı başvurunun ardından dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına da karar vermişti.

ŞPO, Büyükşehir meclisinde kabul edilen plan değişikliklerini kentsel hizmet alanını (Et Balık Kurumu Tesisleri) ticari bir faaliyete dönüştürmesi, parçacıl bir plan değişikliği olması, nüfus yoğunluğunu artırması ve artan nüfusa hizmet edecek sosyal donatı alanlarının ayrılmadığı, bu sebeplerle kamu yararına aykırı olduğu, plan değişikliğinin yoğunluk artırıcı olması sebebiyle Bursa 2020 Yılı 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı plan kararlarına aykırı olarak üretildiği, plan değişikliği yapılan alana yönelik ayrıntılı analiz, etüt, araştırma vb. çalışma yapılmadığı ve Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 8. ve 9. maddelerine aykırı olarak onaylandığı gerekçeleriyle yargıya taşımış, mahkeme ŞPO'nun gerekçelerini haklı bulmuş ve yürütmesini durdurduğu planları iptal etmişti.

Seneler sonra 1. derece deprem bölgesinde yer alan, "Önlem Alınabilecek Nitelikte Stabilite Sorunlu Alan" olarak tanımlanan, içinden NATO boru hattı da geçen Yıldırım ilçesi Karapınar Mahallesi'ndeki yaklaşık 66 dönümlük parseller ve çevresine ilişkin hazırlanan plan değişikliği Büyükşehir meclisinden geçmişti.

Hazırlanan planda mahkemenin iptal gerekçelerinin ortadan kaldırıldığı savunulmuştu.

Şunları kaydetmiştim konuyla ilgili:

"Yeni planda eski plana nazaran park ve yeşil alan olarak sadece 7,50 metrekarelik bir artış var!

Ticaret-Turizm-Konut Alanı kullanımı ise 7279,90 metrekare azalmış.

Eski planda olmayan 5891,32 metrekarelik bir belediye hizmet alanı da yeni planda yer almış.

NATO boru hattının deplase edildiği de belirtilmiş.

Peki, deplase edildi ifadesi riskin ortadan kalktığını tek başına gösterir mi?

Stratejik boru hattı bulunan, aynı zamanda 1. derece deprem bölgesinde yer alan alanda yoğun yapılaşma kararı verilirken risk azaltma analizlerinin kamuoyuyla paylaşılması gerekmez mi?

Deprem riski, stabilite sorunu ve stratejik boru hattı gibi risk unsurlarının bulunduğu bir yerde konut ve ticaret tercihi yapılmasına şehrin gerçekten ihtiyacı var mıydı peki?

Bu ölçekteki plan değişiklikleri kentlerin geleceğini doğrudan etkiliyor şüphesiz ki.

Kentin doğusunda uzun süredir donatı ve açık alan ihtiyacı dile getiriliyorken...

Daha önce itiraza ve yargı kararıyla iptale konu olan bir planın akademik odalar ve uzmanlarla geniş bir katılımcılık çerçevesinde ele alınması gerekmez miydi?

Kentin ana ulaşım aksı Ankara Yolu'nun dibinde, 100 bin metrekarenin üzerinde inşaat alanının; 250 civarında konut, AVM, otel ile getireceği yükü o bölge kaldırır mı?

Bölgede yeni nüfus projeksiyonu ne olacak, kişi başına donatı hesabı tutacak mı?

Proje Bursa Ticaret Borsası'na ait...

3 milyar liralık yatırım yapılacağı söyleniyor!

3 milyar liralık yatırım kuşkusuz çok daha fazlasını kazanmak için yapılacak!

Her parsel böyle ticarete evrilirse bu şehrin sonu ne olacak?

"Plan değişikliğine ilişkin ilgili kurumlardan görüş istenmiş olup gelen kurum görüşleri doğrultusunda uygulama yapılacaktır" yaklaşımıyla hazırlanan planı bu kentin vicdanı akademik odalar mutlaka mercek altına alacaktır.

Bursa artık parsel bazlı değil, kamu yararı ekseninde bütüncül şekilde planlanmalıdır.

Yeni yoğunluklar yaratan planlamalara değil daha fazla kent parkına, daha fazla afet toplanma alanına, daha fazla deprem sonrası lojistik alana ihtiyaç vardır."

Hazırlanan planda mahkemenin iptal gerekçelerinin ortadan kaldırıldığı savunulmuştu ancak sakıncaların giderilmediğini ŞPO'nun yeni plana yaptığı itiraz ortaya koymuştu.

ŞPO'nun ET-BA Kombina Et Tesisi arazisindeki yeni plana yaptığı itirazda "verilen plan kararı doğrultusunda nüfus artışı öngörülmesine rağmen bu alanda yer alacak konut kullanımının ne kadar olacağı ve bunun alana ne kadar ek nüfus getireceği, bu nüfusun ne kadar sosyal-donatı alanına ihtiyacı olduğu hakkında bir bilgiye plan açıklama raporundan ulaşılamamıştır" ifadelerine de yer verilmişti.

Söz konusu planın Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin "altyapı dengesinin korunması", "standartların düşürülemeyeceği", "eş değer donatı ayrılması zorunluluğu", "asgari standartlara ve alan büyüklüklerine uyulur", "konut kullanımının gerektirdiği sosyal ve teknik altyapı alanlarının ayrılması zorunluluğu" hükümlerine aykırılık teşkil ettiği bildirilmişti.

Kanun ve yönetmeliklere açıkça aykırı bir plan değişikliğine onay verenler benzer konularla ilgili zincirleme şekilde görevi kötüye kullanma iddiasıyla meclis üyelerinin yargılandığını unutmuş olabilir.

Peki, apaçık kent suçu niteliğindeki böyle bir iş nasıl makro bir proje olarak kamuoyunun önüne sunulabilir?

Badırga'da hayata geçirilemeyen et kombinası...

Kartel iddiasıyla gözaltı derken bir çıkış aranıyor olabilir ancak şu sorunun da yanıtlanması gerekir:

Mülkiyeti borsaya ait arazide sosyal yaşam alanı kisvesi altında imar rantının kapısının sonuna kadar aralanması Bursa Ticaret Borsası üyelerine mi, yoksa holding patronuna ve malum çevresine mi fayda sağlayacak?

Bu şehrin vicdanı akademik odaların, yaşam savunucularının şiddetle karşı çıktığı makro rant projeleriyle Bursa'ya daha fazla darbe vurulmasına asla izin verilmemelidir!