2026.01.14 12:55 Son Güncellenme: 2026.01.14 13:14
2025'te Bursa kelimenin tam anlamıyla felaket durumdaydı.
Zira hava kirliliği had safhaya ulaşmıştı.
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in geçen hafta değindiğimiz sözleri sarsıcıydı:
"Geçen seneki raporları inceledim, 2025 için söylüyorum Ocak ayının başından sonuna kadar felaket durumdayız, nefes alamamışız! Böyle bir kentiz... Herkesin bu suçta payı var!"
Ne yazık ki 2026'nın ilk ayının ortasında manzara hâlâ aynı.

Bursalılar zehir solumaya devam ediyor, şehrin doğusunu esir alan pervasızlığın kentin batısına da sıçradığını, kontrolsüz sanayinin şehrin dört bir yanında yurttaşları zehirlediğini resmî kaynaklardan elde edilen veriler de gözler önüne seriyor.
O hâlde bu sütunlarda defalarca yer verdiğimiz soruları bir kez daha yöneltmek gerekiyor:
"Bazı holdinglerin ve fabrika sahiplerinin ayrıcalığı mı bulunuyor?
Kime, neye göre ceza kesiliyor ya da kesilmiyor?
Sözde denetimler neden herkesi kapsamıyor?
Yoksa mevcut kanun ve yönetmeliklerin dışında tabi olunması gereken farklı sistemler mi bulunuyor?
Bu sistemlere katılanlara imtiyaz mı sağlanıyor?"
Görünen şu:
Belirli periyotlarla gerçekleştirilen baca denetimlerinin soruna çözüm getiremediği ortada.
Kimin, neye göre çağrıldığı belli olmayan toplantıların da...
Artık somut bir yol haritası çizilmek zorunda.
Kanun tanımayan, mühürlense de faaliyetine devam eden firmalarla yerel yönetimlerin tek başına mücadele etmesi mevcut konjonktürde olanaksızdır.
Nitekim Büyükşehir tarafından mühürlense de faaliyetine devam eden, 2014'te Çelikler Holding'e satılarak özelleştirilen Orhaneli Termik Santrali'ne işletme ruhsatını Bursa Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün verdiğinin öne sürüldüğü bir gerçeklik içinde olduğumuz unutulmamalıdır.
Bu nedenle Bursa Valiliği artık harekete geçmeli, topyekûn bir mücadele başlatmalıdır.
Bursa'yı zehirleyen kirli 'sistem'e daha fazla göz yumulmamalıdır!
Kentin bugünkü sorunlarıyla yüzleşmek kadar, köklü geçmişine sahip çıkmak da şehrin geleceğini inşa etmenin bir parçası kuşkusuz.
Tam da bu noktada, Bursa'nın 700 yıllık kadim geçmişini selamlayan kapsamlı 'fetih' programıyla devam edeceğiz şimdi:
Çalışmalara Ekim 2024'te başlanmıştı.
Bursa, Edirne ve İstanbul'u 'Üç Başkent' çatısında buluşturan, kent tarihinin en kapsamlı anma programı hazırlandı.

Büyükşehir Belediyesi, 'Köklerimizden Geleceğe' temasıyla Bursa'nın fethinin 700. yılında düzenlenecek etkinlikleri kamuoyuyla paylaştı.

Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi'nde takip ettiğim toplantıda programa ciddi bir emek verildiği belliydi.

6 başlık dikkatimi çekti:
1- Mustafa Bozbey göreve geldiğinden beri diğer organizasyonlarda da karşılaştığımız gibi fetih için yapılacak etkinliklerin de Bursa'nın 17 ilçesine yayılması, toplumun tüm kesimlerine ulaşılması bağlamında değerli.
2- 2026'nın tamamının '700. Fetih Yılı' ilan edilmesi, konuya ne kadar önem verildiğinin bir göstergesiydi.
3- 3-5 Nisan tarihleri arasında, alanında uzman bilim insanlarının katılacağı 'Bursa'nın Fethi'nin 700. Yılı Uluslararası Sempozyumu' yapılacak. Sultanları ve ilk yerleşimlerden bugüne Bursa'yı anlatan iki kitap yayınlanacak. Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Daire Başkanı Güney Özkılınç'ın koordinasyonunda kent belleğine kazandırılan nitelikli eserleri önemsiyorum. Mutlaka edinmenizi tavsiye ediyorum.
4- Yeniden yeşil Bursa hedefi 700. yılda da es geçilmeyecek. Ürünlü'deki kent parkına izin verildiği takdirde 700. Yıl ismi verilecek. 700. yıl anısına 700 çınar fidanı dikilecek.
5- Bozbey, "2026'da üç başkent kol kola olacak. Bursa, Edirne ve İstanbul. Üç başkent, üç dönem üç büyük hikâye; Bursa'mızda filizlenen çınar, Edirne'de köklerini sağlamlaştırdı. İstanbul'dan şahlanarak dünyayı kuşattı. Böylesi bir tarih, dünya tarihinde çok az kente nasip olmuştur" dedi. 700. yıl kutlamalarının 3 şehri kapsayacak şekilde düzenlenmesi, Bursa'nın köklü tarihini daha da görünür kılacak şüphesiz ki.
6- Bursa Bey Sarayı, Hamidiye Gurebâ Hastanesi gibi kültür envanterindeki durumu 'kayıp' olan tarihî yapıların yeniden şehre kazandırılmasına çalışılacak.

Bozbey'in Bursalılara; "Gelin, hep birlikte yedi asırlık bir çınarın hikâyesini kutlayalım, Bursa'mızın 700. Fetih Yılı'nı 2026 yılı boyunca sürecek etkinliklerle birlikte yaşayalım, yaşatalım" çağrısı da notlarımızın arasındaydı.
Etkinlikler Bursa Valiliği'nin koordinasyonunda yapılacak.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın yanı sıra diğer belediyelerin de kutlama programları var.
Söyleşiler ortak yapılacak.
Diğer programların çakışmaması için de bir etkinlik takvimi oluşturulacak.
Henüz kesinleşmese de bir ortak logo belirlenmiş.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın logosu sürekli olarak kullanılacak.
Ortak bir ruh yaratmayı amaçlayan kutlamalar için kolektif bir çalışmayla, 2026'nın ruhuna uygun farklı bir logo tasarımı 700. yıl için sizce de daha uygun olmaz mıydı?
Türkiye'nin en büyük skandallarından birine imza atılan Bursa'da...
Haftaya fikri takip ile başlayalım.Konuyu bu sütunlarda ilk olarak 2023'ü...
Bıkmadılar.Sürekli aynı senaryoyu dolaşıma sokuyorlar.
Bursa'nın Yenişehir ilçesinde....Kentin daha sonra asla geri geti...
Ne Bursa'nın hakkını senelerdir yiyenlere ne de siyaseti sadece şahsî