2026.02.20 11:32 Son Güncellenme: 2026.02.20 11:44
'Ben yaptım oldu' zihniyetinden vazgeçilmiyor.
Cezaevini 'yatırım' olarak gören anlayış yurttaşın sesine her zamanki gibi kulak tıkıyor.
İtirazlar dikkate alınmıyor.
Halk karşı çıksa da...
Bursa'nın Keles ilçesi Kıranışıklar Mahallesi'nde bir bölümü orman vasfındaki arazilerden oluşan yaklaşık 330 dönümlük devasa alanda cezaevi kurulmak isteniyor!
Büyükşehir'in bu ayki ikinci oturumunda...
1/100.000 ölçekli Bursa Çevre Düzeni Planı'nda 'Diğer Tarım Alanları' ve 'Orman Alanları' olarak tanımlı yaklaşık 330 dönümlük yerde cezaevi kurulması için hazırlanan plana halkın yaptığı itirazlar oy çokluğuyla reddedildi.

CHP ve İYİ Parti, halkın itirazlarının kabul edilmemesine hayır dedi.
Sözü yurttaşa bırakacağım.
Şimdi bölge halkının itirazlarından bir bölümü aktaracağım.
Kıranışıklar Köyü Yardımlaşma Dayanışma Eğitim ve Kültür Derneği, cezaevine hayır kampanyası başlatmıştı.
Büyükşehir meclisine sunulan 45 sayfalık imzaların da iletildiği itirazda şu ifadelere de yer verildi:
"Bizler 600 yılı aşkın bir süredir bu coğrafyada yaşayan, bu toprakların her karışına emek vermiş, kurtuluş savaşında Yunan işgaline karşı durmuş, toprağı ve havası zorlu bu dağları kendine yurt edinmiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar Köyü halkıyız.
Ancak görüyoruz ki hiçbir kurum ve yetkili makam tarafından bugüne kadar halkımıza en ufak bir bilgilendirme yapılmadan, köyümüz yerleşim alanının hemen dibinde, 330 dönüm gibi devasa bir alana, hem de önemli bir bölümü orman vasfındaki arazilerimiz üzerinde, köyümüzün güney cephesini tamamen kapatacak şekilde plan değişiklikleri yapılmakta ve cezaevi planlanmaktadır.
Kıranışıklar'ın sosyal yapısına, geçim kaynaklarına bakılmadan, bu plan değişikliği ve cezaevi ile ilgili hiçbir etki analizi yapılmadan, köyümüzde yaşayan halkın fikirleri sorulmadan, belki de %95'i hayatında hiç Kıranışıklar'dan geçmemiş, yolu dahi buraya düşmemiş meclis üyelerimiz tarafından yapılan bu plan değişikliği girişimini üzülerek izliyoruz.
Daha birkaç yıl önce Slow City (Cittaslow) markası olma yolunda girişimler yapan, Bursa'mızın belki de en bakir ilçesi olan Keles'imize cezaevi yapma fikrini ortaya atan ilçe yöneticilerimizi ise hiç ama hiç anlamış değiliz.
Üretim temeline dayanmayan hiçbir kalkınma modelinin halkın tamamına fayda sağlamayacağı gibi cezaevinin de birkaç vatandaş dışında kimseye fayda sağlamayacağı bir gerçektir."
Bir başka bölge sakini de itirazlarını 5 madde hâlinde şöyle sıraladı:
"1- Cezaevi gibi yüksek güvenlikli bir tesisin konutlara bu denli yakın olması, köy halkının huzur ve güven duygusunu olumsuz etkileyecek; özellikle kadınlar, çocuklar ve yaşlılar açısından ciddi endişelere yol açacaktır.
2- Kıranışıklar Köyü tarım ve hayvancılıkla geçinen, sakin ve kırsal bir yerleşim yeridir. Cezaevi projesi köyün sosyokültürel dokusunu bozacak, yaşam kalitesini düşürecektir.
3- Bölge halkının temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık faaliyetleri; güvenlik önlemleri, ulaşım ve çevresel etkiler nedeniyle zarar görebilecektir.
4- Böylesine büyük ölçekli bir tesisin, altyapı, trafik yoğunluğu, gürültü ve atık yönetimi açısından köyümüz için ek bir yük oluşturacağı açık ve nettir.
5- Cezaevi gibi tesislerin, yerleşim alanlarından uzak, mahremiyet ve güvenlik açısından daha uygun, şehir merkezlerine veya köy konutlarına bitişik olmayan alanlarda yapılmasının kamu yararı açısından daha doğru olacağı kanaatindeyim."
İmar ve Bayındırlık Komisyonu'nun Cumhur İttifakı'na mensup üyelerinin reddettikleri bu itirazlara karşı yanıtı tek cümlelikti:
"Uygun olmadığına..."
Böyle bir anlayış nasıl kabul edilebilir?
CHP örgütünde donanımı ve duruşuyla dikkat çeken isimlerden Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut mecliste devasa cezaevi yapmakla övünenlere tepki göstermişti.

Akbulut, yaptığımız görüşmede, "Mevcuttaki cezaevinin sadece 30.000 metrekare olduğu düşünüldüğünde, bu denli büyük bir cezaevi inşası, hükümetin suçla ve suçluyla mücadeledeki başarısızlığının acı bir itirafı niteliğindedir. AKP Hukuk Komisyonu Başkanı'nın cezaevlerinin yeşil alanlarından, parklarından ve lojmanlarından bahsetmesi ise tam bir fecaattir. Bizler cinsel istismar, hırsızlık, kadın cinayetleri, uyuşturucu gibi ağır suçlardan hüküm giymiş insanların adeta bir tatil köyü konforunda kalacağı cezaevleri değil; aksine, bu suçları önleyici mekanizmaların geliştirildiği, kimsenin canının yanmadığı bir toplumsal düzen arzuluyoruz. Suç işleyenlerin ise insani şartlarda rehabilite edilerek cezalarını çekmelerini savunuyoruz" dedi.
Şöyle devam etti:
"Bölge halkı, bu projeye karşı çıkmakta haklıdır. Kıranışıklar gibi arıcılığın, hayvancılığın yoğun olarak yapıldığı, köylünün geçimini bu doğal güzelliklerden sağladığı bir coğrafyada cezaevi inşa etmek, telafisi mümkün olmayan bir doğa katliamıdır.
Köy halkının evlerine bu kadar yakın bir alanda cezaevi görmek istememesi son derece anlaşılırdır.
Ayrıca, Bursa merkezden 70 kilometre uzaklıkta, Bursa merkeze 1 saatlik mesafede kış şartlarında ulaşımı oldukça güç olan bir bölgeye bu büyüklükte bir tesis yapmak, mahkumlar, çalışanlar, avukatlar için ciddi sorunlar yaratacaktır.
Bir mahkumun sürekli duruşmaya Bursa merkezdeki Uluyol'da bulunan adliyeye getirilip götürülmesi hem maliyet hem de güvenlik sorununa neden olacaktır.
Devletin görevi vatandaşının yaşam kalitesini artırmak, doğayı korumak ve güvenliği sağlamaktır ancak bu proje bu değerlerin hiçbirine hizmet etmemektedir."
Yaklaşık 330.000 bin metrekarelik alana dev bir cezaevi inşa etmek, suçla mücadeleden vazgeçildiğinin, toplumsal sorunların çözümünün daha fazla hapis mantığına indirgendiğinin açık bir göstergesi değil mi?
Akbulut'un şu sözleri de kayda değerdi:
"Gerçek bir adalet anlayışı, suç üreten nedenleri ortadan kaldırmaya odaklanır; yoksullukla, işsizlikle, eğitimsizlikle mücadele eder ve insanları suça iten koşulları iyileştirir.
Oysaki bu proje, sorunun temelini çözmek yerine, semptomları hapsetme yoluyla gidermeye çalışmaktadır.
Kıranışıklar'a yapılması planlanan cezaevi, ne bölge halkı ne ülke ekonomisi ne de adalet sistemi için bir kazanç kapısı değildir.
Bu projeden derhâl vazgeçilmeli, kaynaklar toplumsal refahı artıracak, eğitimi ve istihdamı destekleyecek projelere aktarılmalıdır."
Kıranışıklar halkı dirençlidir.
Bu cezaevi planına karşı mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.
Bursa'ya bugüne kadar büyük zararlar veren 'ben yaptım oldu' zihniyetinden artık vazgeçilmelidir!
Bitirirken...
Arazi satışlarını hiç doğru bulmadığım Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'ın mecliste "Adam köyüne hapishane istemiyor, biz Bursa'dan bu kadar adam karar veriyoruz ve bu sizin için iyi olacak diyoruz. Siz de diyorsunuz ki Başkan biz bir geçirelim de ikna ederiz sonra! Önce ikna et" diyerek Keles Belediye Başkanı Ali Doğru'ya son derece yerinde bir tepki gösterdiğini de belirtmeliyim.
Nilüfer'in orantısız yoğunluk artışlarıyla mahvedilen mahallelerinden
Türkiye'nin en nitelikli tarım arazilerine ev sahipliği yapan B...
Yine ne tam lokasyon belli ne de arazinin niteliği...Alanın büyüklüğü
Lübnan sermayeli maden şirketinin cebini biraz daha doldurmak için Bursa...
Neredeyse her mahallesi, yerelde kurulan rant ittifakı tarafından imar kanununa aykırı ho...