2026.01.12 10:14 Son Güncellenme: 2026.01.12 12:25
Haftaya fikri takip ile başlayalım.
Konuyu bu sütunlarda ilk olarak 2023'ün Nisan ayında gündeme getirmiştim.
Kamuya ait bir alanı yine halktan koparmayı...
Birilerine altın tepside sunarak peşkeş çekmeyi amaçlıyorlardı!
Osmangazi'nin ciddi rant tehdidi altındaki Kükürtlü Mahallesi'nde 3947 ada 3 parsele ilişkin 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı; 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 97 (Ğ) maddesi uyarınca onaylanmıştı.

Söz konusu düzenlemeler ile kamuya ait olan eski çocuk hastanesinin bulunduğu yerin niteliği hastane alanından çıkarılmıştı!
Ne mi yapılmıştı?
Turizm ve ticaret alanı!
Aslında buraya 2018'den beri kafayı takmışlardı.
Aynı parsel 2018'de de hastane alanından çıkarılmış, konut ve ticaret alanı yapılmıştı.
Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi'nin açtığı dava sonucunda söz konusu düzenleme Bursa 1. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmişti.
Ancak bu karar rant iştahını sona erdirmemişti.
2023'te de aynı yeri az önce belirttiğimiz üzere bu kez turizm ve ticarete çevirmişlerdi.
Eski çocuk hastanesinin yeri ile ilgili yapılan yeni plan değişikliği de kamu yararı taşımıyordu.
Sosyal ve teknik altyapı dengesini bozucu nitelikte olduğu açıkça görülüyordu.
Kaldı ki 2018'teki planın hukuka uygun olmadığı mahkeme kararıyla tescillenmişti.
Konut ve ticaret alanını iptal eden mahkeme, turizm ve ticarete nasıl evet diyebilirdi?
Nitekim demedi!
Bu şehrin vicdanı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Mimarlar Odası Bursa Şubesi, Bursa Barosu ve Bursa Tabip Odası eski çocuk hastanesinin yerini turizm ve ticaret alanına çeviren düzenlemeyi yargıya taşımıştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na karşı açılan, TOKİ'nin de müdahil olduğu Bursa 3. İdare Mahkemesi'nde görülen davada karar çıktı.
Mahkeme, dava konusu işlemin iptaline karar verdi!
Kararın gerekçeleri arasında yer alan bilirkişi raporundaki ifadeler sahiden de ibretlikti.
Belki ders alırlar diye karardaki bazı bölümleri aktarmak istiyorum:
"Taşınmazın kamusal mülkiyette bulunması...
Atıl duruma geçmeden önce Sağlık Bakanlığı Osmangazi Sağlıklı Hayat Merkezi olarak kullanılmış olması ve taşınmaz üzerinde yıllanmış ağaçlar ile açık rekreasyon alanlarının yer alması dikkate alındığında, alanın kamusal nitelikte bir donatı alanı olarak korunması gerekirken...
Ticaret-turizm fonksiyonuna dönüştürülmesinin kamu yararı ilkesiyle bağdaşmadığı, taşınmazın Uludağ eteklerinde yer alan yeşil alan sürekliliği ve bölgesel açık alan sistemi içinde bulunduğu, bu nitelikteki bir alanın kent merkezinde nadir kalan açık-yeşil alan bağlantısını koparacak şekilde özel kullanıma konu edilmesinin plan bütünlüğünü zedelediği...
Ayrıca alanın deprem riski yüksek bir bölgede bulunması nedeniyle mevcut yeşil alan karakterinin afet toplanma alanı olarak kullanılmasına yönelik kamusal yararın da gözetilmediği, bu suretle dava konusu plan değişikliğinin planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı gerekleriyle bağdaşmadığı, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır."
Başka söz gerek var mı?
Gelip birinin örneğin otel dikerek cebini doldurması şimdilik önlendi!
Bursa'nın içinde sınırlı sayıda kalan kamu alanları mutlaka kamu yararı doğrultusunda kullanılmalıdır.
Bu kentin yeni bir kent suçunu kaldırma potansiyelinin kalmadığı unutulmamalıdır.
Kükürtlü'deki parselde bulunan binalar güçlendirmeye uygunsa binaları güçlendirebilirsiniz, uygun değilse yıkıp tekrar yapabilir hastane olarak işlevini sürdürmesini sağlayabilirsiniz, kent için kullanıp sosyal donatı alanı yapabilirsiniz.
Kamusal sağlık hizmetlerine erişimde bu kadar büyük sıkıntı varken, Bursa Şehir Hastanesi'nin de durumu ortadayken orayı adres göstererek kamunun hakkını kimseye peşkeş çekemezsiniz!
2025'te Bursa kelimenin tam anlamıyla felaket durumdaydı.
Türkiye'nin en büyük skandallarından birine imza atılan Bursa'da...
Bıkmadılar.Sürekli aynı senaryoyu dolaşıma sokuyorlar.
Bursa'nın Yenişehir ilçesinde....Kentin daha sonra asla geri geti...
Ne Bursa'nın hakkını senelerdir yiyenlere ne de siyaseti sadece şahsî