2026.01.22 19:22 Son Güncellenme: 2026.01.22 19:22 - MAGAZİN
Efsane yönetmen James Cameron, ABD'deki siyasi kutuplaşma ve bilime olan güvensizlik sebebiyle Yeni Zelanda'ya taşındığını duyurdu.
'Titanic', 'Avatar' ve 'Terminator' gibi sinema tarihine damga vuran başyapıtların yönetmeni James Cameron, ABD'den Yeni Zelanda'ya taşınma kararının perde arkasını ilk kez anlattı. 71 yaşındaki Oscar ödüllü yönetmen, ABD'nin pandemi dönemindeki yönetim biçimini ve toplumsal kutuplaşmayı sert sözlerle eleştirdi.
"BİLİME İNANAN BİR YERDE YAŞAMAK İSTİYORUM"
Yeni Zelanda'nın pandemiye verdiği etkili yanıtın kendisini bu karara ittiğini belirten Cameron, ABD'deki kaotik ortamı şu sözlerle hedef aldı:
"Nerede yaşamayı tercih edersiniz? Bilime inanan, insanların ortak bir amaç için uyumlu çalıştığı bir yer mi; yoksa herkesin birbirine düşman olduğu, bilime sırtını dönmüş ve yeni bir pandemide kaosa sürüklenecek bir yer mi? Ben manzara için orada değilim, akıl sağlığı için oradayım."
AŞILAMA ORANLARI KARARINI NETLEŞTİRDİ
Yeni Zelanda halkının bilime olan güvenine hayran kaldığını ifade eden Cameron, ülkedeki aşılama oranının ABD'den %36 daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Nüfusun %98'inin aşılandığı bir toplumda kendini daha güvende hissettiğini vurgulayan yönetmen, "Yeni Zelanda halkı, ABD'nin aksine çoğunlukla aklı başında" dedi.
TRUMP HAKKINDA SERT SÖZLER: "TARİHTEKİ EN NARSİST PİSLİK"
Siyasi görüşlerini saklamayan ünlü yönetmen, çevre politikaları nedeniyle eski ABD Başkanı Donald Trump'ı da yerden yere vurdu. Trump için "Nero'dan beri tarihteki en narsist pislik" ifadesini kullanan Cameron, insanlığın geleceği konusunda hayal kırıklığı yaşadığını belirtti. Ünlü yönetmen, Trump'ın yeniden seçilme ihtimalini ise "iyi olan her şeyden uzaklaşma" olarak nitelendirdi.
30 YILLIK PLAN GERÇEK OLDU
Yeni Zelanda'ya olan hayranlığının 1994 yılındaki bir ziyarete dayandığını belirten Cameron, eşiyle birlikte uzun süredir bu planı yaptıklarını ve 'Avatar' serisinin başarısının ardından nihayet kalıcı olarak yerleştiklerini sözlerine ekledi.
Kaynak: Cumhuriyet