Bursa
Açık
24.7°
Başka Gazete

Görevden alınan CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin: "64 mahalle temsilcimizle birlikte yeni sürece hazırız"

2026.07.21 22:17 Son Güncellenme: 2026.07.21 23:50 - BURSA

CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ve İlçe Yönetim Kurulu'nun görevden alınmasının ardından ilçe başkanlığı önünde düzenlenen açıklamada konuşan Şahin, alınan kararı tanımadıklarını belirterek, "64 mahalle temsilcimizle birlikte yeni sürece hazırız. Bizi görevsizleştirerek bu mücadeleden hiç kimse alıkoyamayacak" dedi.

Görevden alınan CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin: "64 mahalle temsilcimizle birlikte yeni sürece hazırız"

Kardelen Cancı / Başka Gazete

CHP Bursa İl Gençlik Kolları yönetiminin görevden alınmasının ardından bu kez CHP Nilüfer İlçe Başkanı Özgür Şahin ile İlçe Yönetim Kurulu da görevden alındı.

Kararın ardından parti içinde tepkiler yükselirken, "Görevden alma kararını tanımıyoruz" çağrısıyla CHP Nilüfer İlçe Başkanlığı önünde basın açıklaması düzenlendi. Açıklamaya çok sayıda partili ve vatandaş katılarak görevden alma kararına tepki gösterdi.

Basın açıklamasını ilk olarak Altınşehir Mahalle Temsilcisi Ali Akkuyu yaptı. Akkuyu, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde İsmet İnönü ve Mevhibe İnönü'ye yönelik ifadeleri sert sözlerle eleştirerek, Cumhuriyet'in kurucu değerlerine sahip çıkacaklarını vurguladı.

Açıklamasının tamamı şu şekilde:

Kıymetli basın mensupları,

Burası Mudanya. Batı Cephesi Komutanı, Mudanya Mütarekesi'nin ve Lozan'ın mimarlarından, Cumhuriyetimizin ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün imzasını taşıyan mütarekenin kentindeyiz.

Bağımsızlığın tescillendiği, askeri zaferi diplomatik zafere taşıyan Mudanya Mütarekesi Anlaşması'nın imzalandığı binanın önündeyiz. Tarihe, ortak hafızamıza ve insan onuruna sahip çıkmak için buradayız.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'le omuz omuza bağımsızlık mücadelesi veren, Cumhuriyet'in kuruluşu için cephede ve masada çok ağır sorumluluklar üstlenen, bedeller ödeyen İsmet İnönü'nün bu ülke için ne ifade ettiğini biliyoruz.

İsmet İnönü bu ülkenin gerçek bir gazisidir. Gazilik kürsüden dağıtılmaz. Gazilik ilanla kazanılmaz. Gazilik, bu vatan için canını ortaya koyanların taşıdığı bir şereftir.

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde İsmet İnönü'nün şahsına ve merhum eşi Mevhibe İnönü'ye yönelik kullanılan ifadeleri en güçlü şekilde kınıyoruz. Ama biliyoruz, kınamak yetersiz kalıyor. Bu nedenle tarih önünde kayda geçen bu sözler için açık ve net bir özür diliyoruz.

Bu ülkenin kurtarıcıları ucuz provokasyonlar için malzeme yapılamaz. Cumhuriyetin kurucu kadrolarına iftira atmak, tarih bilmezlik değil, Cumhuriyet'in temel değerlerine yönelmiş bilinçli bir saldırıdır.

Bu, nasıl olsa hiçbir bedel ödenmeyeceğini bilmenin rahatlığıyla önceden hazırlanarak yapılmış bir konuşmadır arkadaşlar. Bir dil sürçmesi değildir. Biz bu saldırının, ifade edildiği gibi siyaset yapma uğruna gerçekleştirildiğini ve toplumsal barışı bozmaya hizmet ettiğini biliyoruz.

Hepimiz her şeyi tüm çıplaklığıyla görüyoruz. Ama buradaki asıl ayıp, bir kadının onurunun ucuz bir hesaplaşmanın parçası haline getirilmesidir. Hayatta olmayan bir kadını hedef alan, onu aşağılamaya çalışan bu dil yalnızca Mevhibe İnönü'ye değil, bu ülkedeki bütün kadınlara yapılmış korkunç bir saygısızlıktır.

Bugün Mevhibe Hanımefendi'yi ucuz siyasi anlayışı uğruna hedef gösteren zihniyet, yarın her kadını aynı şekilde hedef alır. AK Parti Grup Sözcüsü Alperen Aydın, kadın arkadaşlarının ve kadın meslektaşlarının yüzüne nasıl bakabiliyor? Kendisini tanıyan kadınlara ne yapmaları gerektiğini söyleyecek değiliz. Bu sözlerin karşılığını elbette en iyi kadınlar verecektir.

Değerli arkadaşlar, dostlar;

Siyaset insan onuru üzerinden yapılmaz. Kadın onuru üzerinden hiç yapılmaz, izin vermeyiz. Üstelik Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde yaşanan tablo bizler açısından kabul edilemez bir noktaya ulaşmıştır.

Son iki meclis toplantısında kentin gerçek sorunları yerine hakaretler, provokasyonlar ve toplumun sinir uçlarına dokunan tartışmalar gündem yaratıyor. Bursalıların AK Partili meclis üyelerinden beklentisi kavga değil, hizmettir. Hep söylüyorlar ya; bunu hatırlatmaktan biz yorulduk, onlar kavgadan yorulmuyor.

Millet temsilcilerini milli kahramanlarına hakaret etsinler diye değil, Bursa'nın sorunlarını çözsünler diye seçti.

Bu nedenle AK Parti grubu adına yapılan bu konuşmadaki ifadeler nedeniyle sorumlu makamları açık ve net biçimde özür dilemeye, Bursa'nın selameti için acil şekilde saygın ve sorumlu bir üslup takınmaya davet ediyoruz.

Bu özür, hemen bugün İsmet İnönü'nün hatırasından, Mevhibe İnönü'nün hatırasından, Mudanya'nın tarihinden ve bu ülkenin ortak vicdanından dilenmelidir.

Milletimizi ortak emanetimize sahip çıkmaya ve bizlere destek olmaya çağırıyorum.

Bursa ve Mudanya savaşın değil, barışın adıdır. İftiranın değil, onurun adıdır. Saygısızlığın değil, Cumhuriyet'in adıdır.

Biz hepimiz bu mirasa sonuna kadar ve sonsuza kadar sahip çıkacağız.

Çok teşekkür ediyoruz.

Ardından ilçe binası önünde bulunan bir bankın üzerine çıkarak partililere seslenen görevden alınan İlçe Başkanı Özgür Şahin, yaklaşık 20 yıldır CHP çatısı altında görev yaptığını belirterek, Nilüfer'deki örgütlenmenin emekle kurulduğunu söyledi.

Şahin, görevden alma kararını kabul etmediklerini ifade ederek, "Bu yönetim hepimizi görevden alabilir. Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapma imkânımızı elimizden alabilir. Ama bizim için bu kararlar yok hükmündedir" dedi.

Özgür Şahinin açıklamalarının tamamı şu şekilde: 

Değerli dostlar! Öncelikle hepiniz hoş geldiniz. Hepinizi tek tek yürekten teşekkür ediyorum. Bir konuşmam yok ama şunu söyleyeyim.

Buradaki arkadaşlarla yirmi yıldır çalışıyoruz büyük çoğunluğuyla. Gecemizi gündüzümüze kattık. Gece gündüz çalıştık.

Cumhuriyet Halk Partisi bayrağını Nilüfer'in gönderine çektik. Hepiniz biliyorsunuz ki Nilüfer, 2015 seçimlerine kadar Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesi değildi. 2015 seçimlerine kadar hep Nilüfer'de ikinci parti olduk.

Ve 2015 seçimlerinde sizinle beraber Cumhuriyet Halk Partisi'ni Nilüfer'de yıkılmaz bir örgütlenme haline getirdik.

Ayrıca ben bu partide bayrak astım. Ben bu partide sandık görevi yaptım. Ben bu partide hukuk sorumlusu oldum. Ben bu partide gençlik kolu yönetimine girdim. Bu partinin yönetiminde olma şerefini gördüm. Bu partinin seçimlerini yönettim.

Ve Nilüfer için benim için en şerefli görev, Nilüfer İlçe Başkanlığı göreviyle sizin oylarınızla seçildim. Bu partide görev yapmak bizim için onurlu bir mücadele olduğu kadar Mustafa Kemal Atatürk'ün bize bıraktığı mirası ve o mirasın gereklerini yapmaktı.

Ve biz sonuna kadar o mirasa sizlerle birlikte sahip çıktık. Değişimin her zaman öncüsü olduk. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gidecekse ve bunun için bir değişim gerekiyorsa, her şeye rağmen, herkese rağmen değişim için mücadele ettik, korkmadık.

"Görevden alınırlar" dediler. Devam ettik. "O tarafta olma" dediler. İnandığımız yerde mücadelemizi sonuna kadar hep birlikte sürdürdük.

Bugün geldiğimiz noktada Türkiye'nin seçilmiş iradesi, öncelikle seçilmiş Genel Başkanımız Özgür Özel, "butlan" denilen garabet kararla görevini bırakmak zorunda bırakıldı. Sonrasında il başkanımız, sonrasında ilçelerimize geldi süreç.

Bugün Bursa'nın üç değerli ilçe başkanı görevden alındı. Yıldırım İlçe Başkanımız Ahmet Keskin'e buradan selamlarımızı iletiyoruz. Karacabey İlçe Başkanımız Mustafa Yüklü'ye buradan selamımızı iletiyoruz. İl Gençlik Kolu Başkanımız Berkcan Boran'a buradan selamımızı iletiyoruz.

Ayrıca resmi tebliğ yapmadılar ama bizim de Gençlik Kolu Başkanımız Yiğit Yalçınsoy da, kendisi de bizim olduğu gibi disipline sevk edildi.

Nedeni ne biliyor musunuz? "Butlan yönetimine mezar taşı yaptık" diye görevden alındık diyoruz. Hak ettiler mi sizce? Hak ettiler mi sizce?

Bu yönetim hepimizi görevden alabilir. Önemli değil. Bu yönetim bize Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapma imkânımızı alabilir. Önemli değil. Bu yönetim AKP'nin değirmenine su taşıyabilir. Önemli değil.

Neden önemli değil biliyor musunuz? Çünkü bizim için her biri yok hükmünde. Yok hükmünde, yok hükmünde.

On üç seçim boyunca o garabet yönetim için çalıştık. Hakkımızı helal etmiyoruz. Hakkımızı helal etmiyoruz. Hakkımızı helal etmiyoruz.

Ama bu günler geçecek. Ve o güzel günlerde, o güzel ülkede yaşayacak bizim çocuklarımız.

Bizim mücadelemiz sadece bir siyasi mücadele değil. Bizim mücadelemiz çocuklarımızın geleceğini kurgulamak. Bizim mücadelemiz yaşanabilir bir Türkiye'de çocuklarımız yaşasın diyedir. Ve bizi görevsizleştirerek bu mücadeleden hiç kimse alıkoyamayacak.

Biraz önce mahalle temsilcilerimizle toplantı yaptık. "Ne yapalım?" dedik. Bütün mahalle temsilcilerimiz, "Biz hepimiz seçildik. Seçilmiş iradeye sahip çıkarız. Sizinle birlikte biz de istifa ediyoruz." dediler.

Ben mahalle temsilcilerimize de alkış istiyorum arkadaşlar.

Altmış dört mahalle temsilcimizle birlikte biz yeni sürece hazırız.

Bugün Genel Başkanımız Özgür Özel ne dedi? Geçen haftalarda, "Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız." dedi. Ve "Yol yapmaktan başka çaremiz kalmadı." dedi bugün. Ve yeni parti sürecini açıkladı.

Bugünden itibaren yine altı okumuzla, yine sosyal demokrasinin evrensel ilkeleriyle, yine Mustafa Kemal Atatürk'ün bize bıraktığı değerlerle mücadelemize hep beraber yeniden başlıyoruz.

Ve hepimiz biliyoruz, bu süreç kolay olmayacak. Hepimiz biliyoruz. AKP hükümeti bizim siyaset yapamamamız için her yola gelecek. Hepimiz göreceğiz. Ama halka rağmen hiçbir şey yapamazsınız. Halka rağmen ülkeyi yönetemezsiniz.

O yüzden bugünden itibaren daha önemli görevlerimiz var. Ne o görevlerimiz? Buradan çıktığımızda hepimiz yeni parti süreciyle ilgili çevremizde kim varsa hep birlikte konuşacağız, ikna edeceğiz.

Ve AKP'yi iktidardan gönderene kadar sabah demeden, akşam demeden bütün arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya başlıyoruz.

Hepiniz bu çalışmaya devam etmeye var mısınız? 

Üzgünüz birçoğumuz üzgün. Benim açımdan yaklaşık 22 yıldır baba ocağı dediniz. Altı Ok'u ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkelerini anlatmak için bir çoğumuz çok bedel ödedi.

Birçoğumuz Cumhuriyet Halk Partisi iktidara gelsin diye evinden ödün verdiği, işinden ödün verdiği, çocuğundan ödün verdiği hastalanıp seçim çalışmasına gelen arkadaşlarımızı gördük. Rasi Avi'yi görüyorum. Omzunu kırdı, ertesi gün devam etti çalışmalara.

Burada birçok arkadaşımızı görüyorum. Burada bir başarı olduysa burada kendisini anmak istiyorum özellikle. Birinci başarının kaynağı Mustafa Bozbey'dir.

Aramızda kızanlar vardır. Aramızda tereddüt edenler vardır. Ama Nilüfer'de Cumhuriyet Halk Partisi'nin hiç oyu yokken o dönem seçilip doğru yaptığı işlerle birlikte Nilüfer'in Cumhuriyet Halk Partisi'nin kalesi olması için mücadele etti, hizmet etti.

Devamında sizlerle birlikte Nilüfer'i ilmek ilmek örgütledik. Biliyorsunuz 2012'de mahalle örgütlerini kurduk. Sizinle beraber kurduk.

O mahalle örgütleri çalışmalarında hepiniz hatırlıyorsunuz. Ben çoğu yerde anlatırım da çok önemserim bunu. En büyük mahallemiz İhsaniye dedik.

Orada bir toplantı yapacağız dedik. 500 küsur üyesi vardı o zaman şu an bin dedik küçük bir yerde yapamayız. Nerede yapalım? Düğün salonu tuttuk.

Dedik çok kalabalık olur burası diye. Düğün salonuna geldik. Sadece sekiz kişi vardı toplantıda.

Ve o günden sonra o kadar çok toplantı yaptık ki benim o zaman sayıyordum toplantıları şimdi saymıyorum. Sadece mahalle örgütlenmesi için girdiğim toplantı sayısı tamı tamına 252 taneydi.  

252 tane toplantıda nasıl mahalle örgütü kurarız? Mahalleyi nasıl örgütleriz? Bu partiyi nasıl iktidar yaparız diye mücadele verdik. Ve bu 21 yıllık süreçte o kadar çok arkadaşımızla tanıştık ki. Eskiyi hatırlayanlar bilir.

Sadece yönetimler vardı. Her mahallede de biz sandıkları organize edebilsin diye bir arkadaşımız olurdu. Ve biz bütün şeyi merkezden ilçeden örgütlemeye çalışıyorduk.

Şu an ilçe başkanlığı gibi çalışan mahalle örgütlerimiz var. İlçe başkanlığı kadar iş yapan mahalle örgütlerimiz var. Anadolu'daki birçok ilçe başkanlığından daha büyük mahalle örgütlerimiz var.

Mahalle örgütlenmelerini yaparken aldığımız keyif bugün aslında meyvesini veriyor. Ama bugün bir taraftan da buruğuz. Bu kadar emek verdikten sonra birileri geliyor partinizin üzerine çöküyor. Ve diyorlar ki, Özgür Şahin senin disipline verdik. Bu partiden ihraç edilmek de varmış.

Ama ihraç edilmek bizim için son değil. Bizim baba hocamız gerçekten ayrılması kolay değil. Ama bu ayrılış tamamen ayrılma değil.

Yeni bir başlangıcın tohumunu ekme ve o tohumu ektikten sonra o fidana bakıp onun meyve verdiği dönemi hep birlikte görmemiz gereken bir süreç. 

Umudumuz her zamankinden daha yüksek. Bugün genel başkanımızın konuşmasını hepiniz dinlediniz. Bir de butlancıların konuşmasını dinlediniz. Televizyonlara çıkıyorlar. Hatta saçmalıyorlar. 
Ama biz umutluyuz. Biz  kazanmaya inandık. Biz başarmak için çalışmaya hazırız. 

Başaracağız. Başaracağız. Başaracağız. Bizi kimse yolumuzda alamayacak.

Bir de bunun dışında bir yönetim atandı biliyorsunuz. İl yönetimi adı altında. Sosyal medyasını takip ediyorsunuzdur.

Şimdi o sayfada paylaşımları görüyor musunuz arkadaşlar?

Partiyi sarı çizmeli  Mehmet Ağa ziyaret ediyor, fotoğraf paylaşıyorlar. O kadar yoklar. O kadar az insanda bir şey yapmaya çalışıyorlar.

Çünkü genel başkanımızın dediği gibi onlar karpuzu bölmeye çalıştı ancak sapını aldılar. Hepimiz birden görüyoruz. Bizzat şahidiyiz.

Ayrıca sizden bir ricam var. Bursa İl Başkanlığı sayfasını bir çoğunuz takip ediyor. Bugünden itibaren hepinizin  takipten çıkmasını rica ediyorum. Çünkü zannediyorlar ki orası takip ediliyor diye çok yandaşımız var.

Ve oradaki paylaşımlara bizi maruz bırakıyorlar. Biz o paylaşımları artık görmek istemiyoruz. Çünkü siz bizim için yok hükmündesiniz. Siz bizim için yok hükmündesiniz.

Turgut Özkan sen bizim için yok hükmündesin.

Konuşmasının sonunda Özgür Şahin, görevden alma kararının tebliğ edildiği belgeyi ateşe vererek yaktı.