Bursa
Çok Bulutlu
13.5°
Başka Gazete

Yılmaz Güney'in ailesi parktan ismini kaldıran kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu

2026.03.03 13:32 Son Güncellenme: 2026.03.03 13:33 - GÜNDEM

Yılmaz Güney'in ailesi, Ankara'daki "Yılmaz Güney Parkı" tabelasını "Gerekeni yaptık" diyerek şehit ismi yazan tabelayla değiştiren kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Aile adına şikâyette bulunan Avukat Bişar Abdi Alinak, olayın hedef gösterme, ayrımcılık, aşağılama ve hakaret içerdiğini belirtti.

Yılmaz Güney'in ailesi parktan ismini kaldıran kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu

T24'ten Sibel Yükler'in haberine göre, Ankara'nın Çankaya ilesinde bulunan "Yılmaz Güney Parkı" tabelasının ismi, önceki gece saatlerinde iki kişi tarafından değiştirildi. Güney'in isminin olduğu tabelanın üzerine, "Şehit Üsteğmen Ege Akar" yazılı tabela vidalayan kişiler, "Tabelanızı yeniledik, tertemiz oldu. Gerekeni biz yaptık, kâğıt kürek işleri sizde" paylaşımı yaparak Çankaya Belediyesi'ni etiketledi. Paylaşıma, "Kamu malına katkıda bulunduğumuz için tebriklerinizi bekliyoruz" yorumları yapılırken, tabelanın da ertesi gün parktan kaldırıldığı görüldü.

Usta yönetmen ve senarist Yılmaz Güney'in ailesi ise avukatları aracılığıyla söz konusu kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Aile adına "halkı kin ve düşmanlığa tahrik", "hakaret" ile "kamu malına zarar" suçlarından şikâyetçi olan Avukat Bişar Abdi Alinak, olayın barış ve hoşgörü ortamını bozmayı amaçlayan bir provokasyon olduğunun altını çizdi.

Olay gününden sonra tabelalının kaldırıldığını söyleyen Avukat Alinak, "Çankaya Belediyesi çözümü olay gününden sonra parkın tabelasını tamamen söküp parkı isimsiz bırakmakta bulmuştur. Şüpheliler tarafından zarar verilen park tabelası hakkında idare sıfatıyla Çankaya Belediyesi'nin de suç ihbarında bulunması kamu görevlilerinin sorumluluğudur" dedi.

"Sosyal medyada yürütülen düşmanlık politikası sonucu"

Suç duyurusunda şu ifadelere yer verdi:

"Özellikle son iki yıldır Yılmaz Güney özelinde sosyal medyada yürütülen düşmanlık politikası sonucu Yılmaz Güney'in ismi ölümünün üzerinden yıllar geçmesine rağmen yıpratılmaya çalışılmaktadır. Bu propagandadan ne yazık ki Ankara'da bulunan Yılmaz Güney ismini taşıyan kamuya açık park alanı da parkın adı hedef alınarak saldırıya maruz kalmıştır. Şüphelilerin suç teşkil eden eylemleri de 'Şehit Üsteğmen Ege Akar' adı kullanılarak sözde milliyetçilik adı altında meşru bir zemine çekilmeye çalışılmıştır.

"Kamu malına zarar verecek kadar gözünü karartan zihniyet gücünü cezasızlıktan alıyor"

Sosyal medya üzerinde örgütlenen, sistematik şekilde müteveffanın adını ve hatırasını hedef alan bu kötülük yapmış olduğu suçu pişkin bir şekilde suçu ve suçluyu yüceltir şekilde kamuoyuyla paylaşmaktan da geri durmamışlardır. Yılmaz Güney'in şahsına, hatırasına hakaret, suçu övme, halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve kamu malına zarar verecek kadar gözünü karartan bu zihniyet gücünü cezasızlık politikasından almakta olup, bu nedenle şüphelilerin tespit edilerek cezalandırılması kamu yönünden zorunluluk teşkil etmektedir. Farklı düşüncede yer alan insanların düşünce özgürlüğü demokratik toplum düzeninde korunması temel olup ancak başkalarının hak ve özgürlüklerine müdahale ettiği noktada kısıtlanabilir. Şüphelilerin eylemleri düşünce hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan ve kamu malına da zarar veren saldırgan eylemlerdir. Söz konusu olayın sadece Yılmaz Güney adı ve şahsında değil, fikirleri başkalarınca kabul olmayan kişiler için de bu durumun olumsuz bir emsal niteliği taşımaması, kanuni ve vicdani nizamın bozulmaması amacıyla cezasız kalmaması gerekmektedir.

"Yılmaz Güney'in hatırasına saygısızlık halkı kin ve düşmanlığa tahrik"

Şüpheliler eylemlerini sosyal medyada kendilerince normalleştirerek paylaşıma sunmuş olsalar dahi, hukuki nitelik olarak açıkça hedef gösterme, ayrımcılık, aşağılama ve neticede hatırasına saygısızlık ve hakaret içermektedir. Paylaşım alenîdir ve geniş kitlelere ulaşacak şekilde kamuya açık platformda yapılmıştır. Altına gelen müteveffaya ilişkin hakaret yorumları da paylaşım içeriğinin bir sonucudur. Suça konu paylaşımın ekran görüntüleri dilekçe ekinde sunulmaktadır. Merhum Yılmaz Güney'in adının bilinçli olarak hedef gösterilmesi, adının yazılı olduğu tabelanın tahrif edilerek üzerine özellikle 'Şehit Üsteğmen Ege Akar' parkı yazılı bir tabelanın vidalanması, hem müvekkilin mirasçısı olduğu Yılmaz Güney'in hatırasına saygısızlık, hem de hedef gösterme ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmeye yönelik eylemlerdir.

"Yılmaz Güney'in mirasçıları, suçtan manevi olarak zarar görenlerdendir"

Belediyenin Yılmaz Güney'in hatırasına ismini verdiği parkın tabelasını 'Tabelanızı yeniledik, tertemiz oldu' ifadesi ile paylaşan şüpheliler, müvekkillerin mirasçısı olduğu Yılmaz Güney'i karalamaya çalışmışlardır. Bu çarpıtma, şüphelilerin eylem ve açıklamaları ile değerlendirildiğinde, merhumun hatırasına yönelik hakaret kastını daha da yoğunlaştırmaktadır. Paylaşım, merhum hakkında alaycı bir üslupla kişilik değerlerini hedef almakta; merhumun saygınlığına, hatırasına ve manevi varlığına saldırı niteliği içermektedir. Müvekkiller Yılmaz Güney'in mirasçısı olarak, gerekse bu düşmanca ve ayrımcılık içeren hedef göstermenin hayatta kalan ögeleri ve suçtan manevi olarak doğrudan zarar görenlerdendir."