2026.03.06 11:54 Son Güncellenme: 2026.03.06 12:10 - SAĞLIK
Reçetesiz satılan ilaçlar çoğu kişi tarafından "güvenli" kabul edilse de uzmanlar, yanlış kullanımın bağımlılık ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylüyor. Özellikle kodeinli ağrı kesiciler, burun açıcı spreyler, uyku ilaçları, öksürük şurupları ve bazı müshiller sanılandan daha fazla risk barındırıyor.
Birçok kişi, reçetesiz satılan ilaçların doğası gereği güvenli olduğunu düşünüyor. Süpermarketten ya da eczaneden kolayca satın alınabilen bu ilaçların zararsız olduğu varsayılıyor. Ancak gerçeklik daha karmaşık. Uzmanlar, yaygın kullanılan bazı reçetesiz ilaçların önerilen dozdan fazla alındığında, uzun süre kullanıldığında ya da yanlış amaçlarla tüketildiğinde bağımlılık, kötüye kullanım ve sağlık riski yaratabileceğine dikkat çekiyor.
ScienceAlert'te yayımlanan ve Kingston Üniversitesi'nden eczacılık uygulamaları kıdemli öğretim görevlisi Dipa Kamdar'ın The Conversation için kaleme aldığı yazıya göre, özellikle beş tür ilaçta riskler sıklıkla göz ardı ediliyor.
KODEİN BAZLI AĞRI KESİCİLER
Kodein, hafif ve orta şiddetteki ağrıların tedavisinde kullanılan opioid türü bir ilaç. Bazı formülasyonlarda öksürük baskılayıcı olarak da yer alıyor ve çoğunlukla parasetamol ya da ibuprofenle birlikte satılıyor. Vücuda alındığında kodein morfine dönüşerek ağrı kesici etki gösteriyor.
Ancak bu ilaçlar tamamen zararsız değil. Uyuşukluk, kabızlık, mide bulantısı ve baş dönmesi en yaygın yan etkiler arasında. Yüksek dozlarda ise solunum hızını yavaşlatabiliyor ve koordinasyonu bozabiliyor.
Bazı kişilerde genetik bir varyant nedeniyle kodein morfine çok hızlı dönüşebiliyor. Bu durum özellikle Kuzey Afrika, Orta Doğu ve Okyanusya kökenli kişilerde daha yaygın görülüyor ve standart dozlarda bile ciddi yan etkilere yol açabiliyor.
Tekrarlanan kullanımda vücut kodeine karşı tolerans geliştirebiliyor. Bu durumda aynı etkiyi elde etmek için daha yüksek dozlara ihtiyaç duyuluyor ve fiziksel bağımlılık riski artıyor. İlacın aniden bırakılması ise kaygı, huzursuzluk, terleme ve uyku sorunları gibi yoksunluk belirtilerine neden olabiliyor.
Bu nedenle uzmanlar kodeinin mümkün olan en kısa süre kullanılması gerektiğini vurguluyor. Birleşik Krallık'ta İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu (MHRA), reçetesiz kodeinli ilaçların paket boyutunu 32 tabletle sınırlıyor ve üç günden uzun kullanılmamasını öneriyor.
BURUN AÇICI İLAÇLAR
Burun tıkanıklığını gidermek için kullanılan ilaçlar genellikle psödoefedrin içeren tabletler veya ksilometazolin ve oksimetazolin gibi etken maddeler içeren sprey ve damlalar şeklinde bulunuyor. Bu ilaçlar burun içindeki kan damarlarını daraltarak şişliği azaltıyor.
Ancak spreylerin aşırı kullanımı "rinit medikamentoza" adı verilen bir duruma yol açabiliyor. Bu durumda burun tıkanıklığı ilaca bağlı olarak tekrar tekrar ortaya çıkıyor.
Zamanla ilacın etkisi azalıyor ve kullanıcılar daha sık kullanmaya başlıyor. Bu durum bir kısır döngü yaratarak hem bağımlılık benzeri bir kullanım davranışına hem de tıkanıklığın kötüleşmesine neden olabiliyor.
Uzun süreli aşırı kullanım burun mukozasında kuruluk, burun kanaması ve ciddi vakalarda burun septumunun delinmesine kadar gidebilen hasarlara yol açabiliyor. Bu nedenle çoğu kılavuz, burun spreylerinin üç ila beş günden fazla kullanılmamasını öneriyor.
Psödoefedrin ayrıca hafif uyarıcı özelliklere sahip. Spor performansını artırdığına dair kanıtlar net olmasa da bu özellikleri nedeniyle bazı spor organizasyonlarında yasaklı maddeler listesinde yer alıyor. Ayrıca metamfetamin üretiminde kullanılabildiği için satışına yönelik sıkı düzenlemeler bulunuyor.
UYKU İLAÇLARI
Prometazin ve difenhidramin gibi antihistaminikler kısa süreli uyku yardımcıları olarak satılıyor. Ancak son araştırmalar bu tür sedatif antihistaminlerin daha yüksek ölüm oranlarıyla ilişkilendirilebileceğini gösteriyor.
Prometazin özellikle hızlı tolerans gelişimine yol açabiliyor. Yani aynı etkiyi elde etmek için zamanla daha yüksek dozlara ihtiyaç duyulabiliyor. Uzun süre kullanan bazı kişiler ilacı bırakmaya çalıştıklarında şiddetli uykusuzluk yaşayabildiklerini bildiriyor.
Prometazin ayrıca eğlence amaçlı kullanımda da yer alabiliyor. Prometazin içeren öksürük şurubunun gazlı içeceklerle karıştırılmasıyla hazırlanan ve "mor içecek" olarak bilinen karışım, aşırı sedasyona ve solunumun yavaşlamasına yol açarak ciddi sağlık riskleri yaratabiliyor.
ÖKSÜRÜK ŞURUPLARI
Dekstrometorfan (DXM), öksürüğü bastırmak için kullanılan yaygın bir ilaç. Ancak 2021 yılında yapılan bir inceleme, reçetesiz satılan ilaçlar arasında en sık kötüye kullanılan maddelerden biri olduğunu ortaya koydu.
Yüksek dozlarda DXM, beyindeki NMDA reseptörlerini bloke ederek ketamine benzer disosiyatif etkiler yaratabiliyor. Önerilen dozlarda genellikle güvenli kabul edilse de psikoaktif etkileri nedeniyle kötüye kullanım riski taşıyor.
MÜSHİLLER
Uyarıcı laksatifler bağırsak kaslarını harekete geçirerek dışkının ilerlemesini sağlıyor. Ancak bu ilaçlar bazen yanlış amaçlarla kullanılabiliyor.
Özellikle yeme bozukluğu olan kişiler, kilo sınırlaması bulunan spor dallarındaki sporcular veya her gün bağırsak hareketi olması gerektiğine inanan kişiler tarafından yanlış kullanıldığı görülüyor.
Oysa kabızlık genellikle haftada üçten az bağırsak hareketi olarak tanımlanıyor. Araştırmalar, yaygın inanışın aksine uyarıcı laksatiflerin kalori emilimini engellemediğini gösteriyor.
Yanlış kullanım ise dehidrasyon, elektrolit dengesizliği ve bağırsaklarda uzun vadeli hasar riskini artırabiliyor. Daha ağır vakalarda kalp ve böbrekler üzerinde ciddi etkiler ortaya çıkabiliyor. 2020 yılında MHRA bu nedenle ambalaj boyutları ve uyarılar konusunda yeni düzenlemeler getirdi.
"REÇETESİZ OLMASI RİSKSİZ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ"
Uzmanlara göre bu ilaçların ortak noktası doğaları gereği tehlikeli olmaları değil, risklerinin sıklıkla hafife alınması.
Reçetesiz satılmaları özellikle internet üzerinden satın alındıklarında yanlış bir güvenlik algısı yaratabiliyor. Düzenleyici kurumlar bazı önlemler almış olsa da araştırmalar kötüye kullanımın hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
Uzmanlar bu nedenle, reçetesiz satılan ilaçların da bilinçli ve sınırlı kullanılması gerektiğini vurguluyor. Daha fazla farkındalık, bu ilaçların zarardan çok fayda sağlamasına yardımcı olabilir.