2026.04.19 01:49 Son Güncellenme: 2026.04.19 01:49 - DÜNYA
Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, "Suriye'yi artık bütün dünya destekliyor. Suriye, egemenliğini tekrardan inşa etmeye başladı. Suriye'de artık hiç kimse çatışma istemiyor ama buna rağmen İsrail saldırmaya devam ediyor." ifadelerini kullandı.
Antalya Diplomasi Forumu (ADF) kapsamında düzenlenen "Sıfır Toplamlı Siyasetin Ötesinde Bir Orta Doğu" adlı panelde, Orta Doğu'daki çatışmalar ele alınarak, sorunların diplomatik yollarla çözülmesi gerektiği vurgulandı ve bölgede kalıcı istikrar için ülkeler arasında işbirliği çağrısı yapıldı.
Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında "Sıfır Toplamlı Siyasetin Ötesinde Bir Orta Doğu" başlıklı panel gerçekleştirildi.
TRT World sunucusu Adnan Nawaz'ın moderatörlüğündeki panele, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi ve Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt katıldı.
Ürdün Dışişleri Bakanı Safedi, İran ile ABD arasında sağlanan geçici ateşkesten memnuniyet duyduklarını belirterek, bunun kalıcı hale getirilmesi için yürütülen görüşmelere destek verdiklerini söyledi.
İran ile ABD arasındaki temasların sürdüğünü ifade eden Safedi, görüşmelerde özellikle nükleer silahlar ve küresel güvenlik başlıklarının öne çıktığını aktardı.
Sorunların çözümünde iletişim ve diyaloğun önemine dikkati çeken Safedi, "Bölgede huzur ile istikrarın sağlanabilmesi için ülkelerin iç işlerine karışılmaması ve ülkelerin egemenliklerine saygı duyulması lazım." dedi.
Safedi, hiçbir ülkenin savaş istemediğini ve gerilimlerin azaltılması için çaba gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, bölge ülkeleri arasında karşılıklı saygıya dayalı ilişkilerin tesis edilmesi gerektiğini dile getirdi.
Lübnan'daki duruma da değinen Safedi, "İsrail agresyonu sebebiyle Lübnan zarar görmeye devam ediyor. Lübnan barış içinde yaşamak istiyor. Mevcut hükümet egemenliğini koruyabilmek ve istikrarı sağlayabilmek için elinden gelen her şeyi yapıyor." ifadelerini kullandı.
Gazze'deki durumun göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Safedi, Filistinlilerin hak ve özgürlüklerinin korunması gerektiğinin altını çizdi.
Safedi, "Suriye'yi artık bütün dünya destekliyor. Suriye, egemenliğini tekrardan inşa etmeye başladı. Suriye'de artık hiç kimse çatışma istemiyor ama buna rağmen İsrail saldırmaya devam ediyor." şeklinde konuştu.
"Körfez ülkelerinin önceliği bölgede kalıcı barış ve istikrar"
KİK Genel Sekreteri Budeyvi de Körfez ülkelerinin bölgede istikrarı sağlamak için çaba gösterdiğini belirterek, İran ile ilişkileri normalleştirme yönündeki girişimlerin uzun süredir devam ettiğini söyledi.
İran'da yaşanacak gelişmelerin yalnızca bölgeyi değil, tüm dünyayı etkileyeceğine işaret eden Budeyvi, Körfez ülkelerinin önceliğinin bölgede kalıcı barış ve istikrarın sağlanması olduğunu dile getirdi.
Budeyvi, "Bölgenin geleceği için İran'ın ortaklığına ihtiyaç var. Bölgede barış ve istikrarı devam ettirmek istiyoruz, bizim yaklaşımımız bu şekilde." değerlendirmesinde bulundu.
ABD ile İran arasındaki görüşmelere de değinen Budeyvi, tarafların çözüm odaklı hareket etmesi ve barışçıl çözüme katkı sunmak için çaba göstermesi gerektiğini vurguladı.
Budeyvi, "İsrail, uzun yıllardır eylemlerinden sorumlu tutulmak istemiyor. O zaman barış olmaz ki. İsrail'in sorumluluk alması lazım." diye konuştu.
Arap dünyasına, baskılara karşı birlik çağrısı
Arap Birliği Genel Sekreteri Ebu Gayt, bölgenin uzun süredir Batı'nın ve İsrail'in baskısı altında olduğunu, Arap ülkeleri arasındaki çatışmaların da bu durumun "tuzu biberi olduğunu" belirtti.
Ebu Gayt, İsrail'in "Arap topraklarına gözünü diktiğini" ve Filistinlileri "neredeyse kendi ülkelerinden atmaya çalıştıklarını" söyleyerek, İran'ı da bölgede "düşmanca" ve "agresif" olmakla eleştirdi.
Arap ülkelerinin "toplu katliam silahlarından" arınmış bir alan oluşturmak istediğini ifade eden Ebu Gayt, "Birimiz hepimiz için. Size bu fikri aktarmaya çalışıyorum." dedi.
İsraillilerin kendilerinden ve diğer ülkelerden istediklerinin "Filistinlilerin lehine olmadığının" altını çizen Ebu Gayt, şunları kaydetti:
"'Ama biz Arap dünyasıyla normalleşeceğiz.' dediler. 'İran'la yüzleşeceğiz. Son olarak da Filistin sorunu da unutulacak böylece.' dediler. Buradaki hedef, Filistinlileri bir kenara atmak. Hiçbir Arap ya da hiçbir Müslüman ya da hiçbir adil, ahlaklı insan bunu kabul edemez."