Bursa
Çok Bulutlu
12.4°
Başka Gazete

Tarihi bulgu: 'İmkânsız' hızda dönen göktaşı

2026.01.11 00:04 Son Güncellenme: 2026.01.11 00:05 - TEKNOLOJİ

Vera C. Rubin Gözlemevi, Ana Asteroid Kuşağı'nda keşfedilen 2025 MN45 adlı dev göktaşının bilinen fizik sınırlarını aşan dönüş hızıyla, asteroidlerin yapısına dair onlarca yıllık kabulleri sorgulatan bulgulara imza attı.

Tarihi bulgu: 'İmkânsız' hızda dönen göktaşı

Gökbilim dünyası, evrenin işleyişine dair yerleşik kabulleri sarsan sıra dışı bir keşfe tanıklık ediyor. Vera C. Rubin Gözlemevi, henüz tam kapasiteyle bilimsel çalışmalarına başlamadan aylar önce, asteroidlerin yapısına ilişkin onlarca yıllık teorileri altüst eden çarpıcı veriler elde etti.

Mars ile Jüpiter arasındaki Ana Asteroid Kuşağı'nda tespit edilen "2025 MN45" adlı dev göktaşı, bilim insanlarını şaşkına çeviren bir hızla dönüyor. Yaklaşık 710 metre çapındaki asteroidin, kendi ekseni etrafındaki bir turunu yalnızca 1,88 dakikada tamamladığı belirlendi.

Bu olağanüstü hız, göktaşlarının yapısına dair bilinen fizik kurallarını sorgulatıyor. Astronomlar uzun süredir büyük asteroidlerin çoğunun, kütleçekimiyle bir arada tutulan gevşek kaya ve tozdan oluşan "moloz yığınları" olduğunu kabul ediyordu. Mevcut teorilere göre, 150 metreden büyük bir asteroidin 2,2 saatten daha hızlı dönmesi, merkezkaç kuvvetinin kütleçekimini aşarak cismin parçalanmasına yol açmalıydı. Ancak 2025 MN45, bu sınırları açıkça ihlal ediyor.

Araştırmayı yürüten Sarah Greenstreet ve ekibi, yalnızca bu rekor kıran göktaşını değil, aynı zamanda benzer şekilde "imkânsız" hızlarda dönen 18 farklı asteroidi daha tespit etti. Bu bulgular, bazı asteroidlerin sanılandan çok daha sert, yoğun ve dayanıklı bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu.

Bilim insanlarına göre bu dayanıklılık, söz konusu göktaşlarının Güneş Sistemi'nin oluşum sürecindeki yoğun çarpışmalar ve kaotik ortamdan sağ çıkmış, antik ve bütüncül kaya blokları olabileceğine işaret ediyor.

Uzmanlar, Rubin Gözlemevi'nden elde edilen bu verilerin, yalnızca asteroidlerin yapısını değil, aynı zamanda Güneş Sistemi'nin şiddet dolu geçmişini anlamak açısından da büyük önem taşıdığını vurguluyor. Keşif, uzayın derinliklerinde hâlâ bilinmeyen pek çok gizemli ve sıra dışı gökcisminin bulunduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

Kaynak: Cumhuriyet