2026.01.19 18:38 Son Güncellenme: 2026.01.19 20:00 - GÜNDEM
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Şam-SDG anlaşması sonrası "Toprak bütünlüğü haiz, bir ve beraber Suriye'nin tüm bölgemizin refahı için vazgeçilmez olduğu inancındayız. Unutmayın Suriye, Suriyelilerindir. Suriye Arap, Türkmen, Kürt, Nusayri, Sunni, Dürzi demeden herkesindir. Tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır" dedi. Erdoğan "Etnik köken, din, mezhebine bakmaksızın bölgede akan kanın durması, ölümlerin, katliamların son bulmasını istiyoruz. Özellikle de Atlas yavrumuzu katleden canilerin burada özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz" diye konuştu.
İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları:
Dış politikadan ticarete, ekonomiden güvenliğe ülkemizin ve bölgemizdin konularını değerlendiğimiz toplantımızın hayırlara vesile olmasını niyaz ediyorum. 86 milyonun emanetini taşıyan bir kadro olarak, önemli olan aziz milletimizin tüm Türkiye'nin huzuru, refahı ve geleceğe güvenle bakmasıdır. Milletimizin teveccühüne layık olmak için gece gündüz çalıştık, Türk milletinin başını eğdirmedik. Türkiye'nin menfaatlerini gündemimizin ilk sırasına yerleştirdik.
2025 yılındaki hizmet dökümümüzü geçen yıl paylaştık. Geçen yılımıza ait karnemizi milletimizin takdirine sunduk. Milletimize hizmet yolculuğunu kararlı adımlarla devam ediyoruz. Tüm imkanlarımızı seferber etmiş durumdayız. Bu vatanın her köşesini ihya etmekte ve Türkiye'nin imkânlarını her ferdine adil bir şekilde ulaştırmakta kararlıyız. Bize oy vermiş ya da vermemiş tüm vatandaşlarımız şunu bilmesini istiyorum. 81 ilimizde yaşayan her bir vatandaşımız aynı standartta hizmete layıktır. Bölgecilik yapmak, siyasi görüşlere ve kökenlere göre insanları ayırmak bizim kitabımızda yer almamıştır. Her insanımızı aynı muhabbetle kucaklıyor ve bağrımızı basıyoruz. Her zaman eserlerimizle konuşuyoruz.
ANKARA'DAKİ SU KRİZİ
Türkiye'nin başşehrini vatandaşlarımızı haftalarca susuzluğa mahkum edenlerin insafına bırakamayız. Enerjilerini sorunlara çözüm üretmek yerine bahane üretmeye ve kendileri dışındakileri suçlamaya harcayanlar bizim şehirlerimize hizmet şevkimizi kıramazlar. Bu ülkede kutuplaştırma denince, kriz fırsatçılığı, iş bilmezlik denince kimin akla geldiği malumdur. Kimin hizmet karnesinin pekiyilerle kimin sicilinin kara lekelerle dolu olduğu bellidir. Yerel yönetimlerde patlak veren skandallar Türkiye'nin son seçimlerde ne kadar isabetli bir tercih yaptığını ortaya koyuyor. 14 - 28 Mayıs seçimlerinde milletimiz derin bir uçurumun kıyısından son anda dönmüştür. Milletimiz iktidarımıza ve ittifakımıza güvenerek Anadolu irfanının ne demek olduğunu sandıkta bir kez daha göstermiştir. Tercihi bizden yana kullanan 28 milyon vatandaşımızın yanı sıra sandığa iradesini farklı bir şekilde yansıtan vatandaşlarımız da Türkiye'nin kaptan köşkünde bizlerin olmasından dolayı hamd ediyor, coğrafyamızı kuşatan krizlere baktığında kendini güvende hissediyor. 86 milyonun tamamına teşekkür ediyorum. İnsanlarımız bize inanmaya ve güvenmeye devam etsin.
"SURİYE SURİYELİLERİNDİR"
Dünyamız 2'inci cihan harbinden bu yana en belirsiz ve kaotik günlerini yaşıyor. Kural temelli sistem hem yara aldı hem de itibar kaybına uğradı. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukun hakim olduğu bir düzene doğru sürükleniyoruz. Rusya - Ukrayna savaşı 5'inci yılına girecek. Bu dönemde her iki taraftan insanlar öldü, şehirler yıkıldı ve insanlar topraklarını terk etti. Komşumuz İran, İsrail'in saldırılarının ardından sonra toplumsal huzurunu ve istikrarını hedef alan yeni bir sınama ile karşı karşıya. Diyaloğu ve diplomasiyi önceleyen İranlı kardeşlerimiz inşallah bu dönemi geride bırakacaktır. Türkiye olarak bu konuda ilkeli bir tutum izledik. Bize göre her türlü sorunun çözüm adresi müzakere masasıdır. İlgili tüm tarafları diplomasiye, aklı selime, diyaloğa davet ediyoruz. Bize düşen ne varsa yapamaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ortak bir tarihi, ortak bir kültürü, bin dört yüz yıllık ortak bir medeniyet birikimini paylaştığımız Suriye'deki her gelişme bizi doğrudan ve yakından ilgilendirmektedir. Komşumuz Suriye'nin 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı huzura, istikrara ve barışa tahvil edilmesi için çaba harcıyoruz. Toprak bütünlüğü haiz bir ve beraber Suriye'nin bölgenin huzuru için vazgeçilmez olduğu inancındayız. Suriye Suriyelilerindir, Arap, Türkmen, Kürt, Sünni, Dürzi demeden herkesindir. Suriye tüm kesimleri ilke Suriye halkınındır. 13 yıllık zulmün ardından Suriye tarihi bir fırsat yakalamıştır. Suriye halkının kardeşi, komşusu ve kara gün dostu bir ülke olarak bu süreci sabote edecek hiçbir teşebbüse müsaade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi Suriye'nin birlik ve bütünlüğü açısından vazgeçilmezdir. Bu ilkeyi tahkim edecek her türlü adımın Türkiye'nin desteği tamdır.
ATLAS CİNAYETİ: MİNGUZZİ OLAYI NEYSE ATLAS YAVRUMUZUN OLAYI DA EN AZ ONUN KADAR BİZİ ACILARA BOĞMUŞTUR
Etnik köken, din, mezhebine bakmaksızın bölgede akan kanın durması, ölümlerin, katliamların son bulmasını istiyoruz. Özellikle de Atlas yavrumuzu katleden canilerin burada özellikle yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Üzerimize düşen görev neyse sonuna kadar yerine getirmenin ahdi ve kararlılığı içerisinde olduğumuzu da söylemek istiyorum. Minguzzi olayı neyse Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğmuştur. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil, ne gerekiyorsa başta Adalet Bakanımız olmak üzere, yargının tüm kurumları, İçişleri Bakanlığı bütün bunların üzerine gitmek suretiyle gereğini yapmak bizim görevimizdir. O pırlanta gibi yavru, o kadar güzelimsi yavru nasıl acımasızca katledilir?