Bursa
Çok Bulutlu
4.9°
Başka Gazete

Özgür Özel'den '9 Mart' çıkışı! 'Sözünüzde durun' dedi, Bahçeli ve Erdoğan'a seslendi!

2026.02.25 20:47 Son Güncellenme: 2026.02.25 22:11 - GÜNDEM

Tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu "Hep birlikte çıktığımız bu yol, hiçbir zaman kolay değildi. Bundan sonra da kolay olmayacak. Ama hiçbir zaman zorluklara teslim olmadık; olmayacağız. Yılgınlığa, umutsuzluğa düşmedik; düşmeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye'ye sahip çıkmak zorundayız" ifadelerini kullandı. CHP lideri Özel ise "9 Mart'ı hep beraber bekliyoruz. Herkesi sözünün arkasında durmaya davet ediyorum. Bugünlerde paçavraya dönen arkasında kimsenin duramadığı iddianameden bir şeyler çıkacağını sanıyorlardı. İddianame çıktı, arkasında duran yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok. Buradan hem Devlet Bey'e hem Tayyip Bey'e sesleniyorum. Biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da cevabını da duysun" dedi.

Özgür Özel'den '9 Mart' çıkışı! 'Sözünüzde durun' dedi, Bahçeli ve Erdoğan'a seslendi!

CHP'nin adalet ve demokrasi için düzenleyeceği bölge mitinglerinin ilk adresi İstanbul'un Bakırköy ilçesi oldu.

AKIN GÜRLEK'E VERDİĞİ SÜRE DOLDU!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, geçen haftaki grup toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek'e seslenerek "Mal varlığını açıklaman için sana bir hafta süre veriyorum" demişti.

Gürlek'ten konuya dair henüz bir açıklama gelmezken; Özgür Özel, konuya ilişkin dün düzenlenen grup toplantısında Bakırköy mitingini işaret etmişti.

Söz konusu miting için yurttaşlar Bakırköy Cumhuriyet Meydanı'nda toplanırken, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tutuklu cumhurbaşkanı adayı ve seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun mesajını okudu:

"Güzel Bakırköy'ün, güzel insanları... Benim mert, cesur hemşerilerim... Değerli hanımefendiler, kıymetli beyefendiler, koca yürekli çocuklar, başı dik, onurlu gençler... Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Her birinize hasretle, teker teker kucaklıyorum. Bugün bu meydanda, Ayşegül Ovalıoğlu Başkanımla birliktesiniz. Tüm İstanbul'da sergilediğimiz halkçı ve icraatçı uygulamaların en güzel örneklerini Bakırköy'de hayata geçirdiği için, Ayşegül Başkanımıza ve tüm mesai arkadaşlarına kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsunlar, var olsunlar. Göreve geldiğimiz günden bu yana İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak canla başla çalışıyoruz. İstanbul'un her bir ilçesini, her mahallesini ve her sokağını eşit görüyor, ayrım yapmadan hizmet ediyoruz."

"GÖNÜL RAHATLIĞIYLA SÖYLÜYORUM Kİ; BAKIRKÖY-BAHÇELİEVLER-KİRAZLI HATTINI DA BİZ HİZMETE SUNDUK"

"Bakırköy'ün de ulaşım, sosyal destek, yeşil alan, altyapı gibi pek çok alandaki sorunlarına çözümler ürettik. Dünyanın aynı anda 10 hatta metro inşaatı yapan tek şehri olarak, Bakırköy'ün ulaşımını kolaylaştıracak Ataköy-İkitelli metro hattını açtık. Gönül rahatlığıyla söylüyorum ki; Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı metro hattını da biz hizmete sunduk. Daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yapmasına karar verilen bu hatta neler olduğunu bir hatırlarsınız. Bakanlığın yapıp, işletmesi için idaremize devrettiği bu hattın tüm yapım maliyeti, 2019 Mayıs ayında değiştirilen mevzuatla, 1 yıldan kısa sürede İBB'den kesilmiştir. Hatta, hattın metro araçlarını da almadılar. Bu araçları da İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, biz alacağız. Çünkü biz millete hizmet etmeye, onlar ise millete hizmet edeni engellemeye odaklılar."

"ŞARTLAR NE OLURSA OLSUN ÇALIŞMAYA, ÜRETMEYE, ÇÖZÜM BULMAYA DEVAM EDECEĞİZ"

"Bakırköy'e, 4 kreş kazandırdık. 2 yeni kreşimizin yapımına da devam ediyoruz. Ayamama Deresi'ni ıslah ettik ve çevresine Ayamama Yaşam Vadisi'ni kurduk. Böylelikle İstanbul'a 1 milyon metrekare daha yeşil alan kazandırmış olduk. Florya Su Sporları Merkezi'ni hizmete açtık. Cumhuriyet Meydanı'nı düzenledik. Baruthaneyi restore ederek, müze, kütüphane, kafe ve sosyal mekanların olduğu bir yaşam alanına çevirdik. Durmayız, durmayacağız. Kentsel dönüşüm projemiz KİPTAŞ Bakırköy İş Bankası Mensupları Sitesi'ni yakında tamamlıyoruz.  Ayamama Yaşam Vadisi'nin 1. etap 2. kısmı için var gücümüzle çalışıyoruz. Bizi bu şehre, bu ülkeye hizmet etmekten alıkoyacak güç yoktur. Milletimiz bize sevgisini, takdirini gösterdiği sürece, şartlar ne olursa olsun çalışmaya, üretmeye, çözüm bulmaya devam edeceğiz."

"BU HAYATİ VAZİFEDE YAN YANA GELEMEYENLER, BİRLİKTE MÜCADELE EDEMEYENLER, MİLLETE HESAP VEREMEZLER"

"Biz, azim ve kararlılığımızı, bu güzel vatana, bu aziz millete, Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e olan derin sevgi ve bağlılığımızdan alıyoruz. Hep birlikte çıktığımız bu yol, hiçbir zaman kolay değildi. Bundan sonra da kolay olmayacak. Ama hiçbir zaman zorluklara teslim olmadık; olmayacağız. Yılgınlığa, umutsuzluğa düşmedik; düşmeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye'ye sahip çıkmak zorundayız. Bu; Cumhuriyet ve demokrasiye inanan, laikliği, hukukun üstünlüğünü, sosyal adaleti 'olmazsa olmaz' kabul eden herkesin en acil, en önemli vazifesidir. Bu hayati vazifede yan yana gelmeyenler, birlikte mücadele edemeyenler, millete hesap veremezler. Toplumsal birliği ve bütünlüğü sağlamak, her türlü partizan ön yargı ve refleksten kurtulmakla başlar. İstikrarlı ve adaletli bir refaha kavuşmuş, özgür ve mutlu bir ülke inşa etmek için, Türkiye kadar büyük, Türkiye kadar renkli, Türkiye kadar bereketli bir büyük buluşmaya ihtiyacımız var."

"BU GÜÇLÜ UZLAŞMANIN PUSULASI MİLLETİMİZİN SAĞDUYUSUDUR, VİCDANIDIR"

"Bu büyük buluşmanın, bu güçlü uzlaşmanın pusulası milletimizin sağduyusudur, vicdanıdır. Her şeyden önce, seçimlerin adil, eşit ve güvenli bir ortamda yapılması için sorumluluk duygusuyla çalışmak, muhalefet olarak hepimizin tarihi sorumluluğudur. Milletin iradesinin hiçbir baskı ve kuşku içermeyecek bir biçimde şekillenip sandıktan çıkmasını, yani 'seçimde adaleti' sağlamadan, ülkemizdeki diğer adaletsizlikleri ortadan kaldıramayız. Ben, milletimizin olgunluğuna, ferasetine yürekten inanıyorum. Bir pazar günü, milletçe sandığa coşkuyla, sevgiyle, sulh içinde gidecek ve ülkemizi bu karanlığın içinden hep birlikte çekip çıkaracağız. İnsanca ve hakça bir düzen kuracak, adalete ve hürriyete, refaha ve berekete, birlik ve kardeşliğe ulaşacağız. Hak yerini bulacak, her şey çok güzel olacak. Her şey çok güzel olacak. Ekrem İmamoğlu. Silivri Zindanı."

CHP lider Özgür Özel'in konuşmalarından satır başları şu şekilde: 

"Tam 343 gün önceydi. Birileri İstanbul'a 'sen bilmezsin ben bilirim, bundan sonra da öyle olacak, kimin yöneteceğine ben karar vereceğim' dedi. Kendi tarihinde 3 aylık bir hapis cezası olan ama bir gün evine polise gelmeyen, ceza alan göreve devam eden, ceza kesinleşince telefonla çağrılan, koğuş arkadaşına karar verilen, her gün yüzlerce ziyaretçiyi kabul eden birisi, kendisine karşı yapılan suçlamaları kopyala yapıştır yaptığı ve tarihin en büyük iftirasıyla karşımıza çıktılar.

Diploması iptal edildi, ertesi gün evine polisler geldi. Aldılar götürdüler. Sonra dediler ki ' teröre yardım ettin, soruşturman var'. Dediler ki 'ajanlık yaptın, dosyan var'. Yetmedi kendisine ailesine, eşinin kardeşlerine kadar iftira attılar. 343 gün boyunca terör dediler yalan çıktı. Ajan, casus dediler yalan çıktı. Kasalarda para var dediler, mühür çıktı. Ama bugüne kadar hiçbir şeyi ispat edemediler. O gün birileri bu yalanlara inanmamızı, arkadaşlarımızı yalnız bırakmamızı beklediler. O gün sabah bir değerlendirme yaptık. Bu bir darbe girişimidir. Buna teslim olamayız. Sembol Saraçhane'dir, orayı teslim edemeyiz. Hepiniz buraya gelin dedik. 

Türkiye'nin kurucu iradesi işgal kuvvetlerine nasıl direndiyse İstanbul Üniversitesi geleneğine sahip çıkarak, önündeki bariyerleri yıkarken öyle direndi. Saraçhane'de 7 gün 7 gece kaldık. 110 bin kişiyle başladık 550 bin kişilik 23 Mart akşamını yaşadık. 26'sında kayyum atamaya cesaret edemediler.

19 Mart'ta yüreğimizi yaktılar, biz de mücadele ateşini yaktık. 

Bir devir kapanıyor, bir devir başlıyor. Bakan evlatlarının değil, vatan evlatlarının devri başlıyor. 

Bugün ülkeyi yönetenler, bu mübarek ramazan gününde meydanı dolduran insanların yüzüne bakamayacak halde. Ama memleketin derdini konuşamıyorlar. Emeğin hakkını veremiyorlar. Gençler hayali yabancı ülkede kuruyor. 

9 Mart'ı hep beraber bekliyoruz. Herkesi sözünün arkasında durmaya davet ediyorum. Bugünlerde paçavraya dönen arkasında kimsenin duramadığı iddianameden bir şeyler çıkacağını sanıyorlardı. İddianame çıktı, arkasında duran yok. Kanun teklifini veriyoruz, oy veren yok. Buradan hem Devlet Bey'e hem Tayyip Bey'e sesleniyorum. Biz buradayız. Canlı yayını yapın, millet iddiayı da cevabını da duysun. Tutuksuz yargılama başlasın, millet neyin ne olduğunu görsün. 

Mitinglerde 'diplomasız Erdoğan' dendi diye Cumhurbaşkanı bana dava açtı. Avukatım mahkemeye gitti, yerini aldı, karşısına da Cumhurbaşkanı'nın avukatları oturdu. Erdoğan'ın avukatı diyor ki 'Özgür Özel müvekkilimin diplomasının olmadığını iddia ederek kendisine iftira ve hakarette bulunmuştur.' Benim avukat da şöyle diyor 'Peki, diplomanız var mı?' Diyorlar ki 'var tabii.' Benim avukat diyor ki 'dosyaya sunun o zaman.' Buradaki avukat diyor ki 'Sunmaya gerek yok.' Hakim diyor ki 'Nasıl yok? Diplomasız dedi diye dava açıyorsun, varsa diplomayı dosyaya niye sunmuyorsun?' Hakim bunu deyince Erdoğan'ın avukatı reddi hakim dilekçesi yazmış. Dilekçede 'bu hakim müvekkilimin diplomasıyla özel olarak ilgilendiğinden, diplomanın olmadığını düşündüğünden bunu değil başka hakimi istiyoruz' demiş. Erdoğan o diplomayı varsa bul ortaya çıkar yoksa gece rüyanda bile 'diplomasız Erdoğan' dendiğini duyarsın.

Erdoğan'ın köprüleri ve otoyolları satmaya niyetlendiğine dair belgeler var. Buradan soruyorum, bu köprülerden otoyollardan 59 liraya geçilen köprü 350 lira olacak. Bugünkü fiyatıyla bile yılda 600 milyon dolar gelir getiriyor. Sen bunu 3 milyar dolara satmaya kalkıyorsun. Yani 5 yıllık kirasına 25 yıllığına köprüyü veriyorsun. Altın yumurtlayan tavuk satılmaz. Babandan kalsa satmayacağın paraya milletin köprüsünü sattırmayız sana. Sana soruyorum Erdoğan sen bu köprüleri satmaya niyetli misin, değil misin? 10 yıl önce köprülere 7 milyar istiyordu, 5,5 milyar verdiler, 7'den aşağı satmak vatan hainliğidir dedi. Şimdi 3,5 milyara satmaya niyetleniyor. Vatan hainliğine tur bindiriyor.

Bugün çıkmış grup toplantısında ilahi okuyor. Siyasetin konusu değildir. Sen oraya çıkıp ilahi okumayacaksın, ilahi Erdoğan. Oraya çıkınca işsizliği bitiyor musun, onu konuşacaksın! Sanki bu ülkede insanların inancına saldırı varmış gibi. Bu ülke işgal kuvvetlerine halı serenleri de ezan okuyanları da iyi tanır. Bu ülke dini istismar edenleri, en iyi şekilde yaşanması için ülkeyi kurtaranları da bilir. Bu ülkede yüzde 90-95 birbirine sıkıca sarılacak, aslanlar gibi milleti var. 

CHP'yle dayanışacak olan meydanlarda, erken seçim talebinde buluşur. Salon siyasetiyle iktidar olunmaz. Teslim olmayarak, hep beraber iktidara yürüyoruz!"