Bursa
Çok Bulutlu
7.4°
Başka Gazete

Meclis'te gergin anlar! AK Parti'li ve CHP'li vekiller arasında 'laiklik' tartışması

2026.02.25 19:15 Son Güncellenme: 2026.02.25 19:29 - GÜNDEM

TBMM Genel Kurulu'nda AK Parti ve CHP arasında 'laiklik' ve '28 Şubat' tartışması yaşandı. AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın "'Laiklik' diyerek bana saldırmaya, başörtüme hakaret etmeye inanan insanlara hakaret etme özgürlüğünüz yok efendim" demesi üzerine CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever "Onunla alakalı olmadığını biliyorsunuz. Biz okullardaki etkinliklerden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı

Meclis'te gergin anlar! AK Parti'li ve CHP'li vekiller arasında 'laiklik' tartışması

TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında Milli Parklar Kanunu ve Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere toplandı. Grup Başkanvekilleri Genel Kurul'da söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

TBMM Genel Kurulu'nda muhalefet, artan antidepresan kullanımı, ekonomik kriz, düşen askeri uçaklar ve okullardaki dini içerikli genelge üzerinden iktidarı eleştirdi.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen, Balıkesir'de görev uçuşu sırasında meydana gelen kaza kırımda şehit olan Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat'a Allah'tan rahmet, ailesine ve Türk Silahlı Kuvvetlerine başsağlığı diledi. Teknik incelemenin ve adli sürecin şeffaflık ve ciddiyetle yürütülmesi gerektiğini belirten Ekmen, kazanın tüm boyutlarıyla aydınlatılmasını temenni ettiklerini söyledi. Ekmen, 26 Şubat 1992'de yaşanan Hocalı katliamının yıl dönümü olduğunu belirterek, hayatını kaybedenleri rahmetle andıklarını, Azerbaycan halkının acısını paylaştıklarını ifade etti.

EKMEN: ANTİDEPRESAN KULLANIMI 70 MİLYON KUTUYU AŞTI

TÜİK'in yayımladığı evlenme ve boşanma istatistiklerine değinen Ekmen, 2024 yılı verilerine göre yıllık evlilik sayısının 17 bin azaldığını, boşanma sayısının ise 5 bin arttığını söyledi. İlk evlilik yaşının kadınlarda 26, erkeklerde 28'e ulaştığını belirten Ekmen, boşanmaların üçte 1'inin evliliğin ilk beş yılında gerçekleştiğini ifade etti. Ekmen, antidepresan kullanımının 70 milyon kutuyu aştığını, 18-35 yaş aralığında artış gösterdiğini belirterek gençlerin geleceğe dair plan yapamadığını söyledi.

Gençlerin evlenmesini sağlamak için sosyal medya regülasyonlarından ve geçici kredilerden önce gençlerin kendilerini mutlu ve güvende hissedebilecekleri bir yönetim tasarımı ve fırsat yaratılması gerektiğini ifade etti. Ekmen, "Bakanlık aileyi korumak adına evlilik kredileri gibi maddi teşvikleri hayata geçiriyor ama sadece bir düğünden ibaret değil bir evlilik, bir yuvayı kurmak, onu sürdürmek bir defalık kredilerle de olacak işler değil. Bunlar elbette faydalı, kabul edilebilir ama kesinlikle yetersiz konulardır ve kapsayıcı bir yol haritasına işaret etmiyor. Üstelik 30 yaşın üstündekileri evlilik tamamen dışında bırakılmıştır. Diğer açıdan, gençlerin geleceğe dair istikrarlı bir bakış açısı yok, bir güven duygusu yok" diye konuştu.

Gündüz kuşağı programlarına da değinen Ekmen, Ramazan ayında ATV'de yayımlanan Esra Erol'un programında işlenen konulara dikkat çekerek bu yayınların aile kurumuna ve topluma olan güveni zedelediğini savundu. RTÜK'ün muhalif yayın organlarına yüksek cezalar kesildiğini ancak bu yayınlara ceza kesilmediğini söyledi.

ÇÖMEZ, GÜRCİSTAN ÜZERİNDE DÜŞEN ASKERİ KARGO UÇAĞINI HATIRLATTI

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez ise Balıkesir 9'uncu Ana Jet Üssü'ne ait bir F-16 uçağının dün gece görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğraması ve Hava Pilot Binbaşı İbrahim Polat'ın şehit olmasına ilişkin "Kendisine Allah'tan rahmet diliyoruz, kederli ailesine ve aziz Türk milletine başsağlığı diliyoruz" dedi.

Çömez, yaklaşık dört ay önce Azerbaycan'dan kalkış yapan ve Gürcistan üzerinde düşen askeri kargo uçağıyla ilgili bilgi eksikliğine dikkat çekti. "Yaklaşık dört aydır bu uçağın neden düştüğüne dair bir bilgi sahibi değiliz. Israrla bekliyoruz, bu karakutu nereye gitti ve bu kara kutudaki bilgiler ne aşamada?" ifadelerini kullandı. 

Manyas'a düşen ve Balıkesir ile Bandırma'daki askeri üslerin çevresinde bulunan İHA hakkında da hala bilgi sahibi olunamadığını hatırlatan Çömez, "Dün gece düşen F-16'nın düştüğü yere yaklaşık 40-50 kilometre mesafede düşmüş olan bu İHA'nın hala neden düştüğü ve hangi ülkeye ait olduğu bilinmiyor. Milli Savunma Bakanlığı hem soru önergelerimize hem de kamuoyunun beklentilerine layıkıyla cevap vermemiştir. Bu konuda toplumun bilgilendirilmesi şarttır" dedi.

Çömez, ayrıca et fiyatlarındaki artışlara dikkat çekerek, Avrupa'da birinci oldukları iddia edilen sığır eti üretimi ile Türkiye'deki et fiyatları arasındaki farkı sordu. "Eğer biz Avrupa'da, et üretiminde bu kadar iyi noktadaysak neden dünyanın en pahalı eti bizde tüketiliyor?" sorusunu yöneltti. Çömez, Avrupa ve komşu ülkelerdeki et fiyatlarını örnek göstererek, "Madem Avrupa'nın en fazla etini üretiyorsunuz, neden sınır komşularımızın iki katı fiyata et satılıyor bu ülkede?" diye sordu.

KILIÇ: TOPRAK BİZİM İÇİN VATANDIR

MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç ise konuşmasında Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yürüttüğü "Köyümde yaşamak için bir sürü nedenim var" ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğu "Kırsalda bereket, küçükbaşa destek" projeleri hakkında konuştu. Kılıç, "Bunlar sıradan projeler değil. Köylümüzü canlandıracak, üretim zincirine daha güçlü dahil edilecek adımlardır. Toprak bizim için vatandır. Üretim ise bu vatanın bağımsızlığının teminatıdır" ifadesini kullandı.

TEMELLİ: BUNUN ÖLÇÜSÜ NE DERSENİZ CEZAEVLERİNE BAKIN

DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli ise "Bu ülkede bir adaletsizlik çarkı çalışıyor. Bu çarkının hedefinde de hukuk, demokrasi, toplumsal barış ve barış var" diye konuştu. Temelli, "Bu adaletsizlik çarkının durmasını beklerken adeta hem Adalet Bakanlığı hem de mahkemeler bu çarkı hızla çevirmeye devam ediyorlar. Bu ülkede bunun ölçüsü ne derseniz cezaevlerine bakın. Cezaevlerinde siyasetçiler, özellikle Kürt siyasetçiler, gazeteciler, avukatlar, muhalifler var. Bu rakamlarda adeta dünyada çok kötü noktadayız. Buna rağmen devam ediyoruz" dedi.

Kent Uzlaşısı Davası'nı hatırlatan Temelli, "Böyle bir davadan terör davası çıkartmaya çalışan bir İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı vardı, bu davalarla terfi etti. Bu dava ibretliktir. Bu davada kent uzlaşısı hedefe kondu" diye konuştu.

EMİR: İSRAİL'LE ÇATIR ÇATIR TİCARETE DEVAM ETTİNİZ

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise iktidarı İsrail ve Filistin politikası üzerinden eleştirdi. Emir, "Sayın Cumhurbaşkanı'nı AKP Grup Toplantısı'nda dikkatle dinledik. CHP'ye ağır sözlerle saldırmayı ihmal etmedi. Kendisinden Amerika'nın İsrail büyükelçisine yani arzımevut hayalleri kuran; Nil'den Fırat'a kadar yani topraklarımızda hakkı olduğunu iddia eden büyükelçiye veya onu atamış Trump'a bir şey söyleyecek mi diye bekledik ama bir söz gelmedi. Türkiye'nin İsrail, Filistin ve Gazze politikası, Trump'tan meşruiyet kazanma adı altında rehin alınmıştır. Türkiye sessizleşmiştir, boyun eğmiştir. Türkiye'nin Filistinlilerin olmadığı barış kurulunda yer alması da bu boyun eğmişliğin açık bir ifadesidir. Hala iktidar partisinden, AKP Grubundan, Cumhurbaşkanından bu konuya dönük olarak bir söz gelmemiş olmasını önemsiyoruz ve söz bekliyoruz. Şimdi, şu söylenecektir: 'Efendim, İsrail'in Amerika Büyükelçisi Sayın Cumhurbaşkanının muhatabı mı?' Elbette değil, elbette değil ama Trump takdir edersiniz ki muhatabıdır ve Trump'ın dışında, Trump'ın onayı olmaksızın, Trump'ı rahatsız edecek bir söz söylenemeyeceği ortadadır. Ben daha çarpıcı bir şey söyleyeceğim: Başından beri söylüyoruz, meydanlarda 'Ey Netanyahu' diyorsunuz ama gerçekte İsrail'le iç içesiniz. Gazze'deki katliamlar başladığı günden itibaren gözyaşı döküyormuş gibi göründünüz, meydanlarda haykırdınız ama İsrail'le çatır çatır ticarete devam ettiniz" diye konuştu.

EMİR: BU TARTIŞMALARI TEMCİT PİLAVI GİBİ GETİREREK HAKLI ÇIKAMAZSINIZ

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ramazan ayı kapsamında okullara gönderdiği genelge ve 28 Şubat tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP'li Emir, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye'de ağır sorunlar var, emekli maaşı 20 bin lira, utanç rakamı; asgari ücret 28 bin lira, emeğin en derin şekilde sömürüldüğünün en açık örneği, en açık kanıtı. 'Bayram öncesi emeklilere ikramiye vereceğiz; 4 bin lirayı 5 bin lira mı yapalım, 5.500 lira mı yapalım?' diye beyler aralarında çalışıyorlarmış, konuşuyorlarmış. Şimdi, bu sorunları çözemeyince her zaman yaptığı gibi geriye dönüyor; 28 Şubat, başörtüsü yasağı, dindarlara yapılan baskılar, o da bu da. Bakın, Türkiye bu tartışmaları yaptı, Türkiye bu tartışmaları bitirdi; Türkiye bu tartışmalardan birliğiyle, bütünlüğüyle ve demokrasisiyle çıktı. Bedeller de ödendi, sizlerin içerisinde de bedel ödeyenler var, biliyorum, yadsımıyorum ama bu tartışmaları temcit pilavı gibi getirerek haklı çıkamazsınız. 

"TÜRKİYE'DE İNANANLARIN İNANÇLARINI OLMASI GEREKTİĞİ GİBİ YAŞAMALARININ..."

Bizim söylediğimiz çok basit bir şey var, o da şu: 7 yaşında, 8 yaşında çocuklara form dağıtıp 'Git bakalım, evde iftar yaparken formu işaretle.' , 'Sahura kalkınca işaretle.' , 'Namaz kılınca formu işaretle.' , 'Olmadı, resmini çek.' 'Olmadı, getir bana, göster.' dediğiniz zaman, bu, çocukları fişlemektir, etiketlemektir. Bakın, Cumhurbaşkanı katıldı ya tartışmaya, ne hukukidir ne anayasaldır ne vicdanidir ne de pedagojiktir; bunu yapmayın diyoruz. Şimdi, Tevfik Fikret Okulları'nda müfettişler çocukları çekiyorlar bir kenara, diyorlar ki: 'Size din eğitimi veriliyor mu?' , 'Yeteri kadar veriliyor mu?' , 'Memnun musunuz?' , 'Cumhurbaşkanını övüyorlar mı?' , 'Cumhurbaşkanını yeriyorlar mı?'  diye sorular soruyorlar. Biz bunlara karşıyız. Şimdi, biz bunlara karşı çıktık diye sanki Türkiye'de inananların inançlarını olması gerektiği gibi yaşamalarının önünde engel varmış gibi gösteriliyor. Böyle bir engel yoktur, olmamalıdır, olan yerde de hep birlikte biz buna karşı çıkarız. 

"İKTİDARLARI ÇÖKMEYE BAŞLADIKÇA BU TARTIŞMAYI BÜYÜTMEYE ÇALIŞIYORLAR"

Bir Cumhurbaşkanına düşen, toplumu birleştirmektir, bütünleştirmektir ama her defasında ülkeyi 'inananlar ve inanmayanlar' , 'daha çok inananlar ile az inananlar' , 'ibadet edenler ile etmeyenler' diye bölmeye kalkmak aslında 28 Şubat hayali kurmaktır. Nasıl 28 Şubat tartışmalarından kendilerince bir iktidar çıkardılarsa çamura saplandıkça, iktidarları çökmeye başladıkça bu tartışmayı büyütmeye çalışıyorlar. Bu tartışmalar sunidir; Millî Eğitim Bakanının yaptığı pedagojik değildir, yasal değildir. Asıl şu sorunun cevabını verin siz, asıl şu sorunun cevabını verin: Grup Salonu'nda bu tartışmalar yapılırken salondan 'Laiklik kaldırılsın' diye sloganlar atıldı; rahatsız oldunuz mu olmadınız mı, bunun cevabını verin Sayın Usta."

USTA: FİLİSTİN'E DÜNYADA EN ÇOK YARDIM YAPAN ÜLKE DE BİZİZ

AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta ise "Bugün grup toplantısında Sayın Cumhurbaşkanımızı çok iyi dinlediklerini söylediler. Bence iyi dinlemişsiniz, konuşmasının yarısından çoğunda Sayın Cumhurbaşkanımız Filistin'den bahsetti, 'Filistin özgür olana kadar mücadelemize devam edeceğiz.' dedi. Ha, Filistin'e yardım yapan, dünyada en çok yardım yapan ülke de biziz ve biz olarak bunu yapmaktan da büyük bir onur ve gurur duyuyoruz. Türkiye, ne kadar engellemeye çalışırsanız çalışın Filistin davasını sonuna kadar savunacak ve özgürleşene kadar da devam edeceğiz" şeklinde konuştu.

"28 ŞUBAT'I BİTİRMEYEN, BİTİREMEYEN SİZLERSİNİZ"

Usta, sözlerinin devamında "28 Şubat'ı bir bitiremediniz, siz bitiremediniz, geçen hafta çıktınız, hala laiklik üzerinden tartışmalar başlattınız siz. Biz 28 Şubat'ı, evet, yaşadık, iliklerimize kadar yaşadık ama bugünkü gelen Türkiye yeni Türkiye dedik, artık 28 Şubatlar yaşanmayacak ve bunun için hep birlikte, ortak akılla yürünüyor dedik. Siz de söylediniz, evet, hatalar yaptığınızı kabul ediyorsunuz, çok şükür, bunu söylüyor olmanız bile büyük bir başarı ama 28 Şubat'ı bitirmeyen, bitiremeyen sizlersiniz. Hala içinizden, biz buradayız diye bize karşı nefretini ve öfkesini sunan insanlar var. Bitirin artık, bitirin bu ayrımı. 'Laiklik' diyerek bana saldırmaya, başörtüme hakaret etmeye inanan insanlara hakaret etme özgürlüğünüz yok efendim" dedi.

CHP'Lİ ERSEVER VE AKP'Lİ USTA ARASINDA 'LAİKLİK' TARTIŞMASI

Usta'nın sözleri üzerine CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, "Onunla alakalı olmadığını biliyorsunuz" dedi. Bunun üzerine AK Parti'li Usta, "Yapıyorsunuz, açıkça yapıyorsunuz" diye konuştu. CHP'li Ersever ise "Biz okullardaki etkinliklerden bahsediyoruz" ifadesini kullandı.

Tartışmanın sürmesi üzerine Usta, "Okullarda çocuklar 'Allah' diyor, 'Kur'an' diyor... Konuyu da açan sizsiniz, baştan beri söylüyorum" derken, CHP'li Ersever, "'Laiklik' denilince başörtüsü mü anlıyorsunuz, onu bir türlü anlayamıyorum" diye konuştu. AK Parti'li Usta ise "Siz bunu anlıyorsunuz maalesef, evet, maalesef bunu anlıyorsunuz" dedi.

"LAİKLİK BÖYLE GİDECEK, BİTECEK BİR ŞEY DEĞİL, ARTIK BUNU ANLAYIN"

CHP'li Ersever'in "Okuldaki etkinliklerden bahsediyorum, siz bana 'başörtüsü' diyorsunuz" demesi üzerine ise "Sizinle bu polemiğe girmeyeceğim. Sizin ne anladığınızı bilmiyorum, sizin ne anladığınız değil mesele; mesele, laiklik üzerinden bu ülkede inanan insanlara yıllarca bir zulüm yapıldı, bunu hala bitirmeyen sizsiniz. Bugün okullarımızda çocuklarımız 'Allah' diyor, 'Peygamber' diyor, 'Kur'an' diyor, bundan rahatsız olmayın. Çocukların 'Allah' demesinden rahatsız olmayın, çocukların Kur'an'a inanmasından, peygamberimize inanmasından, ilahi söylemesinden korkmayın, rahatsız olmayın. Laiklik böyle gidecek, bitecek bir şey değil, artık bunu anlayın. Çocuklarımızın ramazan sevgisini ve coşkusunu yaşamasına engel olamayacaksınız. Bu ülkede 'laiklik' adı altında yapılan pek çok tartışmanın ne kadar boş olduğunu hepiniz çok iyi biliyorsunuz, bunu sürdürmekten vazgeçin" diye konuştu.

Kaynak: ANKA