2026.04.17 22:59 Son Güncellenme: 2026.04.17 23:00 - DÜNYA
İsrail ile Lübnan arasındaki 10 günlük geçici ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından, on binlerce Lübnanlı, evlerine dönmeye başladı. Evine dönmek üzere yola çıkan isminin açıklanmasını istemeyen bir Lübnanlı, "zor ve sıkıntılı" bir yolculuk yaptıklarını belirterek, "Ama şükürler olsun, önemli olan geri dönmemiz." dedi.
Ateşkesin Lübnan yerel saatiyle gece 00.00 itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte ülkenin kuzeyi ve başkent Beyrut başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine göç eden siviller, daha önce boşaltmak zorunda kaldıkları güneydeki evlerine gitmek üzere yollara çıktı.
Araç konvoylarının oluşturduğu yoğunluk nedeniyle ana arterlerde uzun trafik kuyrukları oluştu.
Yerinden edilen binlerce Lübnanlı, yanlarına alabildikleri ev eşyalarını araçlarına yükleyerek dönüş yoluna koyuldu.
Özellikle Sur kenti ve çevresine gitmeye çalışan siviller, 5 ila 6 saate varan trafik yoğunluğunu göze alarak güneye doğru ilerledi.
İsrail'in saldırılar sırasında Lübnan'ın güneyindeki Litani Nehri üzerindeki köprüleri vurması nedeniyle eve dönüş çileye dönüştü.
Kasımiye Köprüsü yeniden ulaşıma açıldı
İsrail ordusunun dün saldırı düzenlediği Kasımiye Köprüsü, Lübnan ordusunun yürüttüğü kısmi onarım çalışmalarının ardından evlerine dönmek isteyenler için tek şeritli olarak yeniden ulaşıma açıldı.
Bölgeye geçişte kullanılan başlıca noktalardan biri olan köprüden, sabah saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluştu.
Litani Nehri üzerindeki Kasımiye Köprüsü'nden güneye dönmeye çalışanları taşıyan çok sayıda aracın geçtiği gözlendi.
"Önemli olan geri dönmemiz"
Evine dönmek üzere yola çıkan isminin açıklanmasını istemeyen bir Lübnanlı, "zor ve sıkıntılı" bir yolculuk yaptıklarını belirterek, "Ama şükürler olsun, önemli olan geri dönmemiz." dedi.
Bir başka Lübnanlı da "Moralimiz yüksek. Allah halkımıza yardım etsin, işgalcinin zulmünden halkımızı korusun, en önemlisi bu." ifadesini kullandı.
Evine dönen bir diğer Lübnanlı da İsrail saldırıları nedeniyle defalarca yerinden edilmek zorunda kaldıklarını anlattı.
Güneyden ayrıldıktan sonra önce başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye bölgesine, ardından Cebel-i Lübnan kentine, sonrasında ise ülkenin kuzeyindeki Akkar kentine gitmek zorunda kaldıklarını belirten Lübnanlı, dört kez göç etmek zorunda kaldıklarını ve dokuz saat yol gittiklerini ifade etti.
Yaşadıkları süreçte büyük yorgunluk ve sıkıntı çektiklerini dile getiren Lübnanlı, evlerine döndükleri için tüm bu zorlukların kendileri için geride kaldığını belirtti.
Ateşkes gece yarısı yürürlüğe girdi
İsrail ile Lübnan arasında 10 gün süreyle geçerli olacak geçici ateşkes, Lübnan yerel saatiyle 00.00 itibarıyla yürürlüğe girmişti.
ABD Başkanı Trump, tarafların 10 günlük ateşkes konusunda mutabakata vardığını açıklamıştı.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise söz konusu ateşkesi kabul ettiklerini belirtmiş, Lübnan'ın güneyinde işgal ettikleri bölgelerde kalmayı sürdüreceklerini ifade etmişti.
LÜBNAN CUMHURBAŞKANI: BAŞKALARININ SAVAŞ ALANI DEĞİLİZ
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, İsrail ile varılan ateşkesin uygulanmaya başlamasının ardından yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, ateşkesin sağlanmasında rol oynayan ülkelere teşekkür ederek, halkın onurunu ve haklarını zedeleyen ya da ülke toprağından taviz vermeyi içeren hiçbir anlaşmaya imza atmayacaklarını belirtti.
Lübnan'ın yeni bir aşamaya girdiğini ifade eden Avn, "Ateşkesi sağlama çabasından kalıcı anlaşmalar üzerinde çalışma aşamasına geçiyoruz. Bu süreçte halkımızın haklarını, toprak bütünlüğümüzü ve egemenliğimizi koruyacağız." dedi. Avn, İsrail ile doğrudan müzakerelere ilişkin, "Lübnan'ın artık kendi kararını kendisinin verdiğini" vurguladı.
Cumhurbaşkanı Avn, "Yaklaşık 50 yıl sonra ilk kez Lübnan'ın kararını yeniden kendi elimize aldık. Kendi adımıza müzakere ediyor, kendi adımıza karar veriyoruz. Artık kimsenin cebindeki bir kart ya da başkalarının savaş alanı değiliz ve asla da olmayacağız." ifadelerini kullandı.
Bu müzakerelerin zayıflık, geri adım veya taviz olmadığını ifade eden Avn, "Aksine bu, hakkımıza olan inancımızdan, halkımıza olan bağlılığımızdan ve vatanımızı her türlü yöntemle koruma sorumluluğumuzdan doğan bir karardır. Özellikle de başkaları için ölmemeyi, Lübnan yaşasın diye tercih etmemizden kaynaklanmaktadır." değerlendirmesinde bulundu.
Müzakerelerin hiçbir zaman haklardan vazgeçmek anlamına gelmediğini, hiçbir karış topraktan feragat etmeyi ya da bu vatanın egemenliğine dokunmayı ifade etmediğini dile getiren Avn, şöyle devam etti:
"HALKIMIN KAN KAYBETMEYE DEVAM ETMESİNE İZİN VERMEYECEĞİM"
"Binlerce Lübnanlıyı kaybettik; bunlar bizim evlatlarımızdır. Onları unutmayacağız ve bundan sonra tek bir Lübnanlının daha ölmesine ya da halkımın, ailemin kan kaybetmeye devam etmesine izin vermeyeceğim."
Tüm sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu vurgulayan Avn, "Toprağımı kurtarmak, halkımı korumak ve ülkemi kurtuluşa erdirmek için nereye gitmek gerekiyorsa gitmeye hazırım." diye konuştu.
Hedeflerinin İsrail saldırılarının durdurulması, İsrail'in çekilmesi, devlet otoritesinin ülkenin tamamına yayılması, esirlerin geri dönmesi ve yerinden edilenlerin güven içinde evlerine dönmesi olduğunu belirten Avn, "Lübnan kırılmayacak, halkı yok olmayacak, hakkı galip gelecek." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Kaynak:AA