Bursa
Açık
21.4°
Başka Gazete

Ekrem İmamoğlu'ndan 'diploma' kararına ilk yorum: 'Bu acele niye? Birileri seçim ihtimalini mi düşünüyor?'

2026.05.18 17:06 Son Güncellenme: 2026.05.18 17:08 - GÜNDEM

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu ile 76 kişinin tutuklu olduğu 414 sanıklı İBB Davası'nın 39'uncu günü başladı.

Ekrem İmamoğlu'ndan 'diploma' kararına ilk yorum: 'Bu acele niye? Birileri seçim ihtimalini mi düşünüyor?'

Cumhuriyet'ten Engin Deniz İpek ve Batuhan Serim'in aktardığına göre, İBB Davası, 11. haftasında 39'uncu duruşma günüyle devam ediyor. 

Geçen hafta perşembe günü, savcının kendisini yönlendirdiğini ve baskı altında ifade verdiğini söyleyen Murat Kapki savunma yapmıştı. 

Duruşma, Kapki'nin çapraz sorgulaması ve avukatının savunmasıyla sürüyor.

16:38 | İBB DAVASI'NA İKİNCİ ARA

Murat Kapki'nin avukatlarından Arman Çağan Yazıcı, savunmasına devam ederken duruşmaya bir kez daha ara verildi. Yazıcı, savunmasının uzun olacağını ve henüz yarısında olduğunu belirtirken mahkeme başkanı, ara verilmesini uygun gördü.

16:45 | İMAMOĞLU'NDAN DİPLOMA DAVASI YORUMU: "BU ACELE NİYE? BİRİLERİ SEÇİM İHTİMALİNİ Mİ DÜŞÜNÜYOR?"

Ekrem İmamoğlu, İBB Davası'na verilen ikinci arada salondan çıkarken istinaf mahkemesinin diploma itirazını reddetmesine yönelik konuştu. İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Öncelikle 19 Mayıs bayramımız kutlu olsun. Ne yazık ki Türkiye'de gençlik baskı altındadır, güvencesi yoktur. İstinaf mahkemesi de diplomanın iptaliyle ilgili itirazımı kabul etmemiş. Bu mahkemenin başkanını geçen haftalarda görevden almışlardı. Böyle bir hız daha önce görülmedi. Üç haftada bir istinafın siyasi bir karar vermesi tarihte görülmüş değildir. Ahmak davası 3 sene beklemişti.. Böyle bir hız daha önce görülmedi.

Mahkeme dizaynıyla kararı önceden belli etmişlerdir. Asıl soru, bu acele niye? Bu büyük bir telaştır. Birileri acaba yakında seçim ihtimalini mi değerlendiriyor diye düşünmeden edemiyorum. İmamoğlu aday olmasın diye acele karar vermeye devam ediyorlar. Bunların ortaya koyduğu iddia çöp olmuştur. Asıl sistem belli oldu, onu söyleyeyim. Yazıklar olsun. Hayatta rakibinden bu kadar korkan birisi yoktur. Gün doğmadan neler doğacak.. Hepinizi çok seviyorum."

15.50 | KAPKİ'NİN AVUKATINDAN İDDİANAME ELEŞTİRİSİ: "TAM BİR KARIŞIKLIK YARATMAK AMACIYLA 4000 SAYFA YAZILMIŞ"

Murat Kapki'nin avukatı Fikret Araz, duruşmaya verilen aradan sonra savunma yaptı, "Müvekkilim Murat Kapki hakkında ve diğer sanıklar hakkında başlatılan bu yargılanma ve soruşturma işlemleri olağan dışı gözükse de maalesef artık ülkemiz için çok olağanlaşan bir durum haline geldi" diyerek sözlerine başladı.

Son dönemde verilen mahkeme kararlarına eleştirilerde bulunan avukat Araz, "İnşallah olmaz; burada da diğer benzer davalardaki gibi hemen yargılama bitirilip apar topar yağmur gibi cezalar verilip birkaç zaman sonra 'pardon yanlış anlaşıldı, kandırıldı' misali olağanüstü kanun yollarıyla tekrar beraat kararına dönüştürülmesi..." ifadelerini kullandı.

İddianamenin 4 bin sayfa uzunluğunda olduğunu anımsatan ve kasten bu kadar uzun yazıldığını savunan avukat Araz, "Kamuoyunda imaj algısı yaratmak, mahkeme heyeti üzerinde etki yaparak bir teşebbüs karışıklığına yol açma amacıyla yapılmıştır. Maalesef bunda da başarılı olunmuştur. Halbuki iddianame çok basit; fiil, fail belirtilir. Kim, hangi eylemi, ne şekilde yapmış? Hani yazılmış iddianame işte 4000 sayfayı tamamlamak için ama dediğim gibi tam bir karışıklık amacıyla" dedi. 

"MURAT ONGUN'A BAĞLI GÖSTERİLEN MÜVEKKİLİM KENDİSİNDEN RANDEVU DAHİ ALAMAMAKTADIR"

Kapki'nin iddianamede 'örgüt yöneticisi' ve Murat Ongun, Ekrem İmamoğlu gibi isimlerle 'örgütsel bir bağ içinde hareket ettiği' iddiasıyla suçlandığını anımsatan avukat Araz, şöyle devam etti:

"Biz böyle bir örgütün varlığını kabul etmiyoruz zaten, böyle bir örgüt hiçbir şekilde yoktur. Aslında biz burada İBB teşkilat şeması üzerinden bir yargılama yürütüyoruz. Müvekkilim örgütte Murat Ongun'a bağlı gösterilmektedir. Zaten dosya içerisinde de var, yargılama evraklarında da var; iki taraf da birbirlerinden hiçbir şekilde hazzetmezler, araları kötüdür. 

Hiyerarşik bağ iddiası bir kurgudan ibarettir Sayın Başkanım. Suç örgütünün varlığından bahsedebilmek için üyeler arasında bir uyum gerekir. Murat Ongun'dan müvekkilim randevu dahi alamamaktadır. Hatta müvekkilim ve aile şirketlerinin işletmiş olduğu Karaköy ve Kadıköy rıhtım ihaleleri, işte üst geçit ihalelerinin bunların reklam işleri yine müvekkilin elinden alınmıştır. Örgüt teorisine göre örgüt üyeleri birbirlerinin ekonomik varlığını takip eder. Burada bırakın takip etmeyi, müvekkilimizin hazır kazanmış haklarının elinden alınması dahi söz konusudur.

"İMAMOĞLU YÖNETİMİ GELMEDEN ÖNCE MÜVEKKİLİMİN DAHA ÇOK İŞİ VARDI"

Bir suç örgütünün kendi üyesinin para kazandığı ve yasal olarak elinde bulundurduğu bir ticari işi iptal etmesi hayatın olağan akışına aykırıdır. Örgüt mantığında, örgüt üyelerini korur, onlara alan açar. Oysa mevcut yönetim müvekkilimizin ticari alanını dağıtmış bulunmaktadır. Hani bu yönetim gelmeden önce müvekkilin daha çok işi var.

AVUKAT YASSIADA'YI ANIMSATTI: "BU ŞEKİLDE OLMASIN"

Bakın, bizim ülkemiz Yassıada'dan bu yana cezaevinde olan pek çok yargılama gördü. Bunların hiçbiri hukuki olarak maalesef iyi anılmazlar. Ama biz öyle bir yargılama yapmanızı sizden bekliyoruz ki, ileride de 'Silivri'de hâkimler vardı' diyelim. Aksi takdirde Sayın Başkan, vicdanları kanatan, rahatsız edici, kamuoyunu tatmin etmeyen bir karar çıktığında; sanıkların yüzyıllarca hatırlanacağı; ancak yargıçların hiçbir şekilde hatırlanmadığı, hatta isminin bilinmediği, hukukun adalet için değil, güç sahiplerinin birilerini tasfiye etmek için silah olarak kullanılması ile anılacaktır. Bu şekilde olmasın Sayın Başkanım, adil bir karar bekliyoruz sizden."

14.10 | DURUŞMA TEKRAR BAŞLADI

İBB davasında duruşma tekrar başladı. Murat Kapki'nin avukatı Fikret Aras savunma yapıyor.

12.32 | DURUŞMAYA ARA VERİLDİ

Duruşmaya ara verildi. Sonrasında duruşma Murat Kapki'nin avukatıyla devam edecek.

12:15 | MURAT KAPKİ'DEN İNAN GÜNEY'E: "HAKKINIZI HELAL EDİN"

İmamoğlu'nun ardından danışmanı Murat Ongun ve Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın da Kapki'ye soru yöneltmek için söz aldı.

Sonrasında ise Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, söz aldı.

İnan Güney: Az önce cevap verdiniz, benim sistemde olduğumu ve haksız kazançlar elde ettiğimi, Serkan Öztürk'ün benim kasam olduğuna yönelik ifadeleriniz doğru olmadığını söylediniz. Bu ifadeler üzerinden bir iddianame inşa edildi. Savcılık, 3K şirketininin gizli ortağı olduğum yönünde bir kanaate ulaştı. Bu konuda bir bilginiz var mıdır?

Murat Kapki: İnan Bey ben sizi tanımıyorum zaten. Siz bir anda çıktınız. Ben sizinle ilgili hiçbir şey bilmiyorum.

İnan Güney: Yine bu 3K şirketiyle ilgili üç pano üzerinden iddianamede üç eyleme eklendim. Benim pano şirketiyle ilgili bir bilginiz görgünüz var mıdır acaba?

Murat Kapki: Yok. Bu arada hakkınızı helal edin..

12:00 |İMAMOĞLU MURAT KAPKİ'YE SORU SORDU: "BURADA BİR ÖRGÜT YOKTUR"

Mahkeme Başkanı ve savcının ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak Murat Kapki'ye soru sordu.

İmamoğlu sözlerine, "Ne yazık ki ülkemizde milletimizi üzen, hayatını zor sokan sabahlara uyanmaya devam ediyoruz. Canımız sıkılıyor, canımız yanıyor. Burada Murat Kapki Bey'i dinledik. Geçen hafta dinledikten sonra oluşan süreçte benim feryad denebilecek bir tonum oldu. Belki haklı olarak sizi rahatsız etti, bu elbette benim de arzu ettiğim bir şey değil. Bu etkilenmenin vermiş olduğu manevi sıkışmışlık ve boğulma anındaki bir tepkiydi. 'Keşke' çok var ve can sıkıcı olaylar hayatımızın içinde. Burada zalimlikle mücadele eden yol arkadaşlarımızın yaşadıklarını dinlemek benim için dünyanın en büyük zalimliği ve zulmü. Her yol arkadaşımın sıkıntısını hisseden bir insanım. Bu duyguyu sizlerin de hissetmesini, en derin şekliyle hissetmenizi diliyor ve istiyorum" diyerek başladı.

"Sorumun çok önemli olduğunu düşünüyorum" ifadeleriyle devam eden İmamoğlu, "Çünkü burada, iddia makamının zalimliğinin zirvesine yaklaşmış birkaç arkadaşımdan sonra Murat Kapki Bey'i de dinlerken yaşadım ve hissettim. Sonrasında daha başka şeyler de dinleyeceğiz büyük ihtimalle burada" şeklinde konuştu.

Kapki'nin iddianamede kendisinin "kasası" olarak yer almasına tepki gösteren İmamoğlu, "Benim 'kasam' olduğu yönünde bir iddia ile karşı karşıyayız. Benim 'kasam' diye tariflenen kişilerden birisi Murat Gülibrahimoğlu. Önünüzde belgeleriyle ortaya konuldu, sorular ve cevaplarla teyit edildi. Şahsımla ilgili tek bir bağlantısı, beyanı, belgesi de yayınlanmadı ve bu 'örgüt yöneticisi.'

Casusluk Davasında tutuklu, İBB Davasında ise 'örgüt yöneticisi' olduğu iddiasıyla tutuksuz yargılanan Hüseyin Gün'ün geçtiğimiz hafta Casusluk Davasındaki etkin pişmanlık ifadesi itirafını anımsatan İmamoğlu, "Hüseyin Gün 'örgüt yöneticisi', hayatında beni 2 dakika gördüğünü ifade etti. 'Asrın yolsuzluğu' denilen 'örgüt yöneticisi...'" dedi.

Ardından diğer etkin pişman Adem Soytekin'in savunmasındaki beyanlarını anımsatan İmamoğlu, "'Örgüt yöneticisi' bir kişi, 'örgüt' ile ilgili 'Ben söylemedim, önüme şablon olarak kondu ve imzaladım. Örgüt örgüt bilmiyorum' dedi. Kimsenin içinde olmadığı bir sistemden bir de 'kasa' çıkartmaya çalıştılar." İfadelerini kullandı.

İmamoğlu ardından Kapki'ye, "Sizinle biz bu operasyonlardan önce hiç tanıştık mı?" diye sordu.

Kapki, "Bir iftar yemeğinde herkesle olduğu gibi benle de tokalaştınız. 'Ben Murat', 'ben Ekrem' diye tanışmadık" yanıtını verdi.

İmamoğlu: "Çay, kahve ısmarladık mı? Yemek yedik mi?"

Kapki: "Hayır. (Gülerek) İftar yemeğini sayarsanız evet."

İmamoğlu: "Sizinle herhangi bir ticaretimiz oldu mu?"

Kapki: "Hayır"

Ardından İmamoğlu, Mahkeme Başkanına seslenerek, "Burada bir örgüt yoktur. Lütfen bunu muhafaza ediniz" dedi.

11.40 | KAPKİ: "İSMAİL KAAN BANA 'BENDE ONLARLA İLGİLİ NELER NELER VAR, SEN MALLARINI BENİM ÜZERİME GEÇİR' DEDİ"

Reklamcı Murat Kapki, geçen haftaki savunmasında çok yorulduğunu ve bazı hususları eksik bıraktığını belirterek savunmasına ekleme yapmak istediğini söyledi.

Kapki, şöyle devam etti:

"2024 Ekim ayında Çetin Ayaz isimli kişi yanıma gelerek benimle ilgili gizli bir soruşturma yürütüldüğünü söyledi. Beni de etkin pişmanlıkçı Ahmet Çiçek tanıştırmıştı. Ben de 'Bizim her şeyimiz temiz, ne olabilir ki? dedim. O da 'sen bilirsin' diyerek gitti. Aralık ayında tekrar bir soruşturma haberi duydum. Çetin tekrar geldi. 'Bana 100 bin TL verirsen soruşturmanın neresinde olduğunu ve detayları sana aktarırım' dedi. Savcıya da söyledim bunları, ifademde de var ama kimse bu konu hakkında soru sormadı. Kimse Çetin'i gidip arayıp bulmamış, kimse soru sormamış. Benim kardeşimi dahi alıyorlar, eşimi alıyorlar, ben ibra ediyorum, diyorum ki böyle böyle oldu, bundan dolayı ben bu ismi verdim diyorum, hiçbir şey yapmadılar.

Daha sonra ben bu durumu İsmail Kaan'a (Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakınlığıyla bilinen Osman Kaan'ın oğlu TÜRGEV yöneticisi) anlattım. Sonra bana geldi bir gün dedi ki, 'Evet böyle bir şey varmış dedi ama sen mallarını dedi benim üzerime geçir, hiçbir şey yapamazlar. Bendeyken hiçbir şey olmaz mallarına. Bende neler neler var onlarla ilgili' diyerek telefonunu gösterdi.

"SAVCI BEY'İN ODASININ KAPISINI KIRARAK KİM GİREBİLİR?"

Benim davalı olduğum Mücahit Birinci perşembe günü akşam televizyonda ne dedi biliyor musunuz? Benim avukatlarım kapıyı kırarak Savcı Bey'in odasına girecekmiş, 'Siz benim müvekkilime nasıl tek başına savunma yaptırırsınız, savunmasını alırsınız' diyecekmiş. Hangi ülkede yaşıyoruz ya? Savcı Bey'in odasının kapısını kırarak kim girebilir? Bu 1. İkincisi, 7. kata bırakın kapının önüne gelmeyi, zaten 7. kata girmek için yani ta 50'şer metre öteden bekletilip bir bariyer yapmışlar orada, oradan geçemiyorsun. Ancak Savcı Bey izin verirse oradan içeri alınıyorlar.

Ama bu densiz adam hâlâ kendini bir şeylere ispatlamak için bir şeyler söylüyor. Bir de oda yalan odasıymış, o odada iftirayı herkes birbirine atabilirmiş çünkü dinlenmiyormuş. Başkanım, ben hayatımda ilk defa mahkemeye çıkıyorum, huzurunuza çıkıyorum ve hayatımda ilk defa tutuklandım. Ve hayatımda ilk defa tutuk odasında bir avukatla görüştüm. Ben bilmem ki orası dinleniyor mu, dinlenmiyor mu, gözleniyor mu... Hala da konuşmaya devam ediyor. Cem Küçük de çıkmış hala algı yaratmaya çalışıyor.

Televizyondaki o bazı meczup arkadaşların o çok övündükleri MASAK, Hüseyin Köksal'ın Mayıs ayında şirketime ortak olmasını Kasım ayında olmuş gibi gösteriyor. Bu suçtur, bunu defalarca kez savcıya anlattım. Duymak istemedi, benden almak istediklerini aldı. Ben İsmail Kaan hakkında suç duyurusunda bulunmak istiyorum. Hatta kendisi ve babası Osman Kaan'ın da burada dinlenmesini istiyorum."

11.00 | İBB DAVASINDA DURUŞMA BAŞLADI

Murat Kapki'nin avukatı Fikret Aras, müvekkilinin etkin pişmanlık ifadelerinin, savcılıkta baskıyla ve yönlendirmeyle alındığını öne sürdü. 

Avukat Aras, "Alınan bu ifadeler legal değildir. Yok hükmündedir. Bu nedenle bu ifadelerin soruşturma ve yargılama dosyasında yokmuş gibi değerlendirilmesini talep ediyoruz" dedi.

Murat Kapki, savunmasında atladığı kısımlar olduğunu söyledi ve söz hakkı istedi. Kapki, savunmasına ekleme yapıyor.

MAHKEME BAŞKANINDAN KAPKİ'YE İNAN GÜNEY SORUSU: "TAMAMEN YÖNLENDİRME İLE VERİLMİŞ İFADELER"

Mahkeme Başkanı, Murat Kapki'nin geçtiğimiz hafta yaptığı savunmada tutuklu Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney hakkındaki "Savcı bana 'Konuş ve çık' dediği gün oradan serbest bırakılacağımı sandım. Bu ifademdeki konuların tamamı uydurmadır" açıklamalarını sordu.

Kapki, "Tamamen yönlendirme ile verilmiş ifadelerdir" yanıtını verdi.

Kapki, "Murat Ongun'un Emrah Bağdatlı'yla ilgili söylediğini iddia ettiğiniz bir ifadeniz var doğru mu?" sorusuna da "Hayır doğru değil" diye yanıt verdi. 

NE OLMUŞTU? 

Geçtiğimiz hafta perşembe günü Murat Kapki'nin savunması tamamlandıktan sonra Kapki'nin çapraz sorgusu başlamıştı. 

Mahkeme başkanının Kapki'ye etkin pişmanlık ifadeleri konusunda "Çıkamayacağınızı anlayınca mı ifadenizi değiştirdiniz?" sorusunu sormasının ardından Ekrem İmamoğlu araya girmişti. 

Mahkeme başkanı, "Ekrem Bey sesinizi yükseltmeyin burası miting alanı değil, araya giremezsiniz burası mahkeme salonu" demişti. İmamoğlu'nun "Bu soruyu sormanız gereken ilk kişi Kapki değildi. Birçok etkin pişmanlıkçı konuştu. Bu insanların mal ve can güvenliği size emanet" diyerek devam etmesi üzerine mahkeme başkanı "Pazartesi devam edeceğiz" diyerek duruşmayı ertelemişti. 

İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken tutuksuz sanıklar arasında yer alan Kapki'nin eşi Feyza Kapki'ye "Size ve evlatlarınıza yapılanları duyunca kanım dondu. Evlatlarınızın hakkını savundum" diyerek salondan ayrılmıştı.