Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'daki tarihi davada 9. gün: Ara karar açıklandı, son duruşmanın satır araları!

2026.07.31 11:28 Son Güncellenme: 2026.07.31 11:53

Savcının ara mütalaasına karşı tutukluluk ve adli kontrollere ilişkin savunmalar bitti.

Günlerdir adliyede takip ettiğim...

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın Nilüfer'deki imar iddialarıyla ilgili yargılandığı Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada ara karar dün geldi.

9. günde ara kararını açıklayan mahkeme heyeti savcının mütalaasında da tutukluluk hâllerinin devam etmesi talep edilen...

- Mustafa Bozbey

- Turgay Erdem

- Hüseyin Gür

- Muhkim Demirtaş

- Naci Kale

- Şemsi Oğuz

- Tamer İşler

- Abdulkadir Alkan

- Ahmet Atış

- Batuhan Abay

- Berat Göral

- Doğan Gündüz

- Faruk Bakgör

- Ferhat Bakgör

- Mehmet Faruk Çelebi

- Mehmet Necati Çelebi

- Yusuf Bakgör

- Şevket İlhan

- Serkan Bayram

- Sırrı Aydın ve Şener Arslan'ın tutukluluk hâllerinin devamına karar verdi.

Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler, teftiş raporları, kurum raporları, tanık beyanları, sanık savunma içerikleri, inceleme raporları ile mevcut delil durumu dikkate alındığında bu aşamada toplanan delil durumuna göre somut olayın kendine özgü şartlarına bağlı olarak suçlamanın, kuvvetli sayılabilecek olgu ve bilgilere dayalı inandırıcı deliller ile desteklendiği...

Bu itibarla sanıklar hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğuna dair mahkemeyi ikna edebilecek bilgi ve somut deliller var olduğu...

Sanıklara isnat edilen eylemlerin niteliği, işin önemi dikkate alındığında tutukluluğun devamı kararının ulaşılmak istenen amaç için elverişli ve gerekli olduğu...

Ulaşılmak istenen amaç arasında olması gereken ölçünün (orantı) bulunduğu...

Tutuklama tarihi ve somut olayın özellikleri dikkate alındığında yasal süre ve makul sürenin henüz aşılmadığı...

AİHS'nin 5/1 maddesi uyarınca özgürlükten yoksun bırakmanın bu aşamada yasalara uygun olup, tutukluluğun devamı tedbirinin uygulanmasının gerekli olduğu sonucuna varıldığı...

Adli kontrol tedbirlerinin yeterli olamayacağının değerlendirilmesi, Anayasa'nın 13. ve CMK'nın 101/2c maddesinde belirtilen ölçülülük ilkesine göre tutukluluğun devamı kararının ölçülü olacağı kanaati tutukluluğa devam kararının gerekçeleri arasında gösterildi.

Savcı mütalaasında 9 kişinin tahliyesini istemişti.

Mahkeme heyeti mütalaada yer alan İldam Aydın Bozbey, Mehmet Fatih Çelebi, Tarık Tarım, Sertaç Aşlak, Tolga Şen, Ümit İrven, Mehmet Ziya Arslan, Nevzat Güleneli, İsmail Din'in yanı sıra 7 sanığın daha tahliyesine karar verdi:

Orhan Çelebi, Muttalip Koral, Ayşegül Erkol, Murat Noyan Rızvanoğlu, Yusuf Berat Rızvanoğlu, Zafer Rızvanoğlu ve Serkan Çağlar da tahliye edildi.

16 sanığın tahliye edilmesiyle davadaki tutuklu sayısı 21'e indi.

24 Ağustos ve 21 Eylül tarihlerinde sanıkların tutukluluk hâlleri dosya üzerinden gözden geçirilecek.

Sonraki duruşma ise 5 Ekim'de görülecek.

Savcı, davanın Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen kamu davasına birleştirilmesine yönelik taleplerin takdiri mahkemeye ait olmak üzere karar verilmesi yönünde de ara mütalaa vermişti.

Turgay Erdem suç örgütü iddianamesi davasında gelecek duruşma 3 Ağustos'ta.

Mahkeme heyeti oy birliği ile alınan ara kararında dosya içeriklerinin kapsamlı olması nedeniyle 19. Ağır Ceza'daki duruşmanın akıbetini bekleyip birleştirilme hususunu celse arasında değerlendirmeye karar verdi.

Bazı sanık müdafilerinin ilgili sanıklar hakkındaki dava dosyasının tefriki yönündeki talepleri reddedildi.

Yine dosyada yer aldığı belirtilen bilgi veya belgelerin delil sıfatı taşımadığından çıkarılması yönündeki talepler de hüküm ile birlikte değerlendirileceği gerekçesiyle kabul edilmedi.

Tensip zaptı ile dinlenilmesine karar verilen tanıkların gelecek celse tanık olarak beyanlarının bizzat mahkemede alınmasına yönelik işlem yapılmasına, haklarında zorla getirme emri düzenlenmesine de karar verildi.

Bazı sanık ve savunma avukatlarının, iddia olunan eylemler kapsamında emsal oranlarına ilişkin bağımsız bir bilirkişiden rapor aldırılması yönündeki taleplerinin birleştirme hususu değerlendirildikten sonra yeniden ele alınması da kararlaştırıldı.

Turgay Erdem suç örgütü iddianamesinde örgüt yöneticisi olarak yer alan Eski Nilüfer Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ayşegül Erkol savunmasında sağlık durumunun kötü olduğunu öne sürerek tahliyesini talep etmişti.

Sanığın sağlık durumuyla ilgili Bursa Şehir Hastanesi'nden gelen sağlık kurulu raporu kovuşturma dosyasına girmiş, Erkol'un "Mevcut medikal tedavisinin devamının uygun olduğunu, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirebileceğini, cezaevinde infazı halinde hayati bakımdan tehlike arz etmediğini, cezasının tehirine gerek olmadığını" bildiren sağlık kurulu raporu 11 uzman doktorun imzasıyla ittifakla tanzim edilmişti.

Adli Tıp 11. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan mütalaa yazısı da mahkemeye gelmiş, yazıda, Erkol'un "cezaevi şartlarında kalmasında sağlığı yönünden engel bir durum tespit edilmediği oy birliği ile mütalaa olunur" denilmişti.

Erkol savunmasında Adli Tıp'a bir suçlamada bulunmuş, "Adli Tıp'ta beni ilk gören kadın doktor hangi davadan buradasın diye sordu. Uyuşturucudan, dolandırıcılıktan deseydim acaba çıkacak adli tıp raporum gelecek miydi" iddiasını dile getirmişti.

Mahkeme heyeti, Erkol'un tahliye kararının gerekçesinde "sağlık durumu, günlük yaşamını idame ettirme konusunda bir başkasının yardımına muhtaç olduğu hususunda mahkememizce bizzat duruşmada gözlem yapılmış olması" ifadelerine yer verdi.

Son duruşmada fenalaşarak hastalanan Bahri Atalay'ın yanı sıra Eski Nilüfer Belediyesi İmar Müdürlüğü çalışanı Selda Nartop'un 'konutu terk etmemek' şeklinde uygulanan adli kontrol tedbirleri kaldırıldı. İki sanığın yurt dışına çıkış yasağı ise devam ediyor.

Sanıklardan Sertaç Karaalp'in 'konutu terk etmemek', 'yurt dışına çıkamamak' şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin ise aynen devamına karar verildi.

Sanıklar Muzaffer Rızvanoğlu, Müjgan Küçükbayraktar, Semih Atlı'nın 'yurt dışına çıkamamak' şeklindeki adli kontrol kararının devamına karar veren mahkeme, üç ismin 'belirlenen yerlere başvurmak' şeklindeki adlî kontrol tedbirini kaldırdı.

5 olay kapsamında 'Rüşvet Vermek', 22 olay kapsamında ise 'Rüşvet Suçunun İşlenmesine Aracılık Etmek' olmak üzere toplamda 27 olay kapsamında hakkında en fazla suçlamada bulunulan sanıklardan biri olarak öne çıkan, aylık gelirinin 100 bin lira olduğunu beyan eden Faruk Bakgör'ün avukatlığını üstlenen....

Bazı sanık yakınları ve avukatların, mahkeme sürecinin başından itibaren süreç yönetimini takdir ettikleri hakimle yaşadığı gerilimden ötürü burası şov yeri değil diyerek tepki gösterdiği öne sürülen...

Emin Adanur'un yarım kalan savunmasından sonraki gün gergin tavrının oldukça değiştiği, hakimle son derece sakin bir ses tonuyla konuşmaya başladığı iddia edilen Ersan Şen'in Faruk Bakgör'ün tutukluluğuna devam kararının ardından salondan hızlıca ayrıldığı öne sürüldü.

Şen'in mütalaaya karşı yaptığı savunmada 'tek imza' süreçleriyle ilgili yaptığı açıklamalara Bozbey'in avukatı Şerafettin Yavuz'un müdahale ederek tepki gösterdiği de iddia edildi.

Avukat Yavuz'la konuştum.

Devlet neredeydi yönünde beyanlarda bulunduğu öne sürülen Ersan Şen'in savunmada sınırları biraz aştığını söyledi.

'Tek imza'nın başı boş bir uygulama olmadığını, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından denetlendiği, 'tek imza' süreçleriyle ilgili açılan iki farklı dava olduğunu, görev suçu bakımında bu davaların devam ettiğini belirtti.

Yavuz, önemli bir bilgi daha verdi:

Birleştirme meselesi çözüldükten sonra yargılamanın yapılacağı mahkemede tanıkların dinlenmesi doğru olacağından 19. Ağır Ceza'da pazartesi günü görülecek davada tanıkların dinlenmemesi için dilekçe vereceklerini belirtti.

Duruşmaların büyük bölümü basına kapatıldığı için salonda ancak bir bölümünü bizzat izleyebildiğim Bursa tarihinin en önemli davasındaki gelişmeleri aktarmaya devam edeceğim.