2026.07.30 07:23 Son Güncellenme: 2026.07.30 08:21
Nilüfer'deki imar iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de bulunduğu 37'si tutuklu 63 sanığın yargılandığı davada savcı ara mütalaasını açıkladı:
Bozbey dâhil 28 kişinin tutukluluk halinin devam etmesi istendi.
Savcı, Bozbey'in yanı sıra Turgay Erdem, Muhkim Demirtaş, Naci Kale, Ahmet Atış, Şemsi Oğuz, Ayşegül Erkol, Tamer İşler, Muttalip Koral, Batuhan Abay, Doğan Gündüz, Hüseyin Gür, Sırrı Aydın, Şevket İlhan, Abdulkadir Alkan, Orhan Çelebi, Mehmet Necati Çelebi, Berat Göral, Şener Arslan, Serkan Bayram, Faruk Bakgör, Yusuf Bakgör, Ferhat Bakgör, Zafer Rızvanoğlu, Yusuf Berat Rızvanoğlu, Serkan Çağlar, Mehmet Faruk Çelebi, Murat Noyan Rızvanoğlu'nun da tutukluluk hâllerinin ayrı ayrı devamını talep etti.
Deniz Bozkurt ve Hüseyin Arslan'ın beyanları...
Sanıklar Sırrı Aydın, Sertaç Karaalp ve Emin Adanur'un savunmaları...
Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İI Müdürlüğü'nce hazırlanan uzmanlık raporları...
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği'nce tanzim olunan tevdi raporu...
Soruşturma evresinde alınan tanık beyanları...
Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçuna ilişkin düzenlenen raporda yer verilen tespitler...
Adli aramalarda ele geçen ve SERES Gayrimenkul ile VEREV İnşaat isimli firmalara ait olan belgeler...
Yargılamaya konu dava dosyasında yer alan sanıklara ait dijital materyallerden elde edilen WhatsApp iletileri ve bu iletilerde yer alan görüntülerden; sanıkların üzerlerine atılı suçlamaların, kuvvetli ve inandırıcı deliller ile desteklendiği...
Bu itibarla kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu...
Sanıklara isnat edilen suçların niteliği, suçlamanın kanunda yazılı alt ve üst sınırı, işin önemi dikkate alındığında tutukluluğun devamı kararının ulaşılmak istenen amaç için elverişli, gerekli ve ölçülü olduğu...
Sanıkların tutuklama koşullarında bir değişiklik bulunmadığı ve bu nedenlerle sanıklar hakkında adli kontrol tedbirlerinin yeterli olamayacağı gerekçe gösterilerek tutukluluğun devamı istendi.
Savcı; tutuklu sanıklardan İldam Aydın Bozbey, Mehmet Fatih Çelebi, Tarık Tarım, Sertaç Aşlak, Tolga Şen, Ümit İrven, Mehmet Ziya Arslan, Nevzat Güleneli ve İsmail Din'in ise tahliyesini talep etti, adli kontrol tedbirlerinin yeterli olacağı yönünde mütalaa verdi.
Basın mensuplarının salona alınmama kararı değişmediği için duruşmayı bizzat izleyemesem de yine adliyedeydim, 8. günden de önemli bilgiler edindim.
Emin Adanur'un savunması yarım kalmıştı zira 5 olay kapsamında 'Rüşvet Vermek', 22 olay kapsamında ise 'Rüşvet Suçunun İşlenmesine Aracılık Etmek' olmak üzere toplamda 27 olay kapsamında hakkında en fazla suçlamada bulunulan sanıklardan biri olarak öne çıkan, aylık gelirinin 100 bin lira olduğunu beyan eden Faruk Bakgör'ün avukatlığını üstlenen Ersan Şen savunmaya müdahale ederek araya girmiş ve hakimle tartışma yaşamıştı.
Karşılıklı diyaloğun ardından mahkeme başkanı duruşmayı sonlandırmıştı.
Yaşananların ardından bazı sanık yakınları ve avukatların mahkeme sürecinin başından itibaren süreç yönetimini takdir ettikleri hakimle yaşadığı gerilimden ötürü Şen'e burası şov yeri değil diyerek tepki gösterdiği de iddia edilmişti.
Emin Adanur'un savunmasının başlangıcında da Ersan Şen'in hakimle yaşadığı diyalog esnasında "Ersan Bey yeter artık" şeklinde salonda serzenişlerin duyulduğu belirtilmişti.
Nitekim dün bir savunma avukatının, bazı meslektaşlarının diğer avukatların savunma hakkına saygı göstermesi ve duruşmayı şov alanına çevirmemesi hâlinde tanıkların da dinlenebileceği yönünde ifadeler kullandığı öne sürüldü.
Konuştuğum neredeyse tüm avukatların aynı görüşte birleştiğini belirtmek isterim!
Edindiğim bilgiye göre duruşma önceki güne göre hayli sakin geçti.
Şen'in gergin tavrının da oldukça değiştiği, hakimle son derece sakin bir ses tonuyla konuşmaya başladığı iddia edildi!
Hakim iddianamede yer alan olayları tek tek Emin Adanur'a sordu.
Adanur, olaylarla ilgili verdiği ifadeleri tekrarladı.
Dün savunmasının bir bölümünü paylaştığım Adanur'un önceki gün "Para vermeden emsal artışı alan hiç kimseyi görmedim. Yüzlerce olaya şahit oldum. Anlatmakla bitiremem, adliye müteahhitle dolar. Bu işi para vermeden yapanı görmedim. Bu işin bir metrekare birim fiyatı vardı ama herkese aynı değildi. Ahmet'e 2 bin lira, Emin'e 500 lira niye Emin her gün iş getiriyor" dediği de öne sürüldü.
Turgay Erdem'e ilişkin "Abi yapma artık bu iş ayyuka çıktı dedim, sen de istiyorsun diyordu, sen kes ben de yapmayacağım diyordum, bu işin sonu yok artık herkesin diline düştü bu iş diye. İşte kalbinde pil var, bir gün bile nezarette yatıramazsınız modu vardı. Cesaret buradan geliyordu. 10 aydır cezaevinde yatıyor" ifadelerini de kullandığı iddia edilen Adanur'un Şemsi Oğuz'la ilgili de Şemsi Oğuz, Bozbey döneminde yoktu Turgay Erdem suç örgütünün ise her şeyinde vardı A'dan Z'ye şeklinde beyanlarda bulunduğu öne sürüldü.
Emin Adanur'un savunmasında şu iddiaları dile getirdiği de öne sürülüyor:
- "Ayşegül Hanım, Emin'i tanımıyorum dedi. Defalarca kendi odasında oturdum. Turgay Bey benim yanımda defalarca çağırdı yanına. Ayşegül Erkol şahsımca masum değil örgütün üyesiydi hiyerarşide ağırlığı vardı."
- "Beni tekin bulmadığını söyledi ama Zeynep Terzioğlu Erdem'le Tarkan konserine falan gidiyorduk beraber, benim eşim ve kendisiyle. Çok samimiydik, benden endişe duyduğunu bilseydim o günlerde de görüşmezdim. Turgay Bey'in yönettiği belediyeyi aslında arka planda yönetenlerden birisiydi. Bizzat her şeyin içindeydi. Turgay Bey ona kapıyı sonuna kadar açmıştı. İnsanların üzerinde ciddi bir hakimiyeti vardı."
Emin Adanur'un önceki gün "Duruşma başından beri bana sahtekar, dolandırıcı, müfteri, yalancı, iftiracı denildi. Ben bunların hiçbirine tek bir kelime etmedim. Kötü söz sahibine aittir. Aynı nezaketsizliği kendilerine yapmayacağım. Aileleri burada. Nezaketsiz konuşanlara susma hakkımı kullanacağım, sorudan korktuğum için değil, nezaketsiz konuşulduğu içindir" dediği iddia edilmişti.
Dün de bunu gerekçe göstererek bazı avukatların sorularını "Susma hakkımı kullanıyorum" diyerek yanıtlamamayı tercih ettiği öğrenildi.
Adanur, Ersan Şen'in sorularına ise cevap verdi.
Şen'in örgütteki pozisyonunuz neydi sorusunu Adanur'un "Aracı ve koruyucuydum" diyerek cevapladığı iddia edildi.
Önceki savunmalarda hakim-savcı lojmanlarının da 'tek imza'lı olduğu iddiası gündeme getirilmişti, Şen'in adliyeye lojman yapmışlar onlardan da almışlar mıdır sorusunu Adanur'un onu bugün için yapmışlardır, yarın başın ağrıdığı zaman bakın biz bu lojmanları yaptık demek için yapmışlardır ifadeleriyle yanıtladığı öne sürüldü.
Adanur'un "Tahmin değil bir işleyiş var ben bu işleyişi örgütün içinde olduğum için biliyorum. Kimsenin bu işleyişin dışına çıkamayacağını biliyorum. Herkesten para alıyoruz da x kişiden para almıyoruz diye bir durum yok" dediği de iddia ediliyor.
Ersan Şen'in Faruk Bakgör'ün savunması sırasında, ada/parsel bilgilerini Adanur'un hatırlamasının mümkün olmadığını ifade ettiği...
Korunuyor, bilgi aktarılıyor iddiasında bulunduğu öne sürülmüştü.
Adanur'un bununla ilgili Şen'e şunları kaydettiği de iddia edildi:
"Siz dün ada/parsel bilgilerine açık kaynaklardan ulaşılamayacağını söylediniz ancak açık kaynaklardan çok basit şekilde ulaşabilirsiniz. Belediyenin sistemi var herhangi bir arsayı tıkladığınız zaman o arsanın emsal bilgilerine, kat yüksekliklerine ulaşabilirsiniz. Hesaplamak çok basit. Ne belediyede, savcılıkta, emniyette çalışan bir memura ne de bir belediye çalışanına ihtiyacım var."
Ersan Şen'in rüşvet iddialarıyla ilgili bir mekan söyleyin sözlerine ise Adanur'un "Nilüfer Belediyesi'nin kamera görüntülerini isteyin bizzat şahit olursunuz" şeklinde yanıt verdiği öne sürüldü.
Şen, iddiaya göre, Adanur'a "Misyonumu tamamladığımı düşünerek ülkeye giriş yaptım diyorsunuz, siz gizli soruşturmacı mısınız bu misyon tamamlama nedir" sorusunu da yöneltti.
Adanur'un bu soruya "Misyonum kamuoyunu aydınlatmak ve bu operasyonun siyasi olmadığını kamuoyuna göstermek, inandırmak. Misyonumu başarıyla tamamlayıp geri döndüm" şeklinde yanıt verdiği öne sürüldü.
Bozbey'in avukatı Şerafettin Yavuz da Adanur'a çeşitli sorular yöneltirken Adanur'un Yavuz'un "Genel amacınız Bozbey'i mahkum ettirmek mi" sorusunu "Asla değil" diyerek cevapladığı iddia edildi.
Savcının ara mütalaasına karşı tutukluluk ve adli kontrollere ilişkin savunmaların bir bölümü dün alındı.
Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde son savunmalara bugün devam edilecek.
Mahkemenin ara kararı en geç cuma günü netleşecek.
Savcı, davanın Bursa 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan kamu davasına birleştirilmesine yönelik taleplerin takdiri mahkemeye ait olmak üzere karar verilmesi yönünde de mütalaa vermişti.
Turgay Erdem suç örgütü iddianamesi davasında gelecek duruşma 3 Ağustos'ta.
Bu bağlamda Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin birleştirme taleplerine yönelik vereceği karar da önem taşıyor.
Nilüfer'deki imar iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozb...
Haftanın ilk günü yine adliyedeydim.Bursa tarihinin en önemli davasında
Nilüfer'deki iddialarla ilgili Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de ...
Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in de aralarında olduğu 63 sanığın yargılandığı
Nilüfer'deki imar ve örgüt iddialarıyla ilgili aralarında Büyükşehir Belediye Başkanı Mus...