Bursa
Çok Bulutlu
27°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa'da kritik bozma kararı!

2026.06.09 10:04 Son Güncellenme: 2026.06.09 10:26

Bugün fikri takip yapacağız:

Bu sütunlarda itiraz ve yargı süreçlerine ayrıntılı olarak değindiğimiz...

Bursa Kestel'deki Soğuksu ve Seymen mahallelerinde, kentteki 'sabıkası kabarık' Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından hazırlanan, 332 hektarlık alandaki 'Sanayi ve Depolama Alanı' amaçlı plan değişiklikleri Bursa 2. İdare Mahkemesi tarafından geçen sene iptal edilmişti.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği yargıya taşımıştı plan değişikliklerini.

İmar mevzuatına aykırı olması, ilgili tüm kurumların görüşlerine yer verilmeyerek bazılarının dikkate alınmaması, yürürlükteki çevre düzeni planının genel ilke ve hedeflerine, plan bütünlüğüne, sürekliliğine aykırılığı, hukuki dayanak noksanlığı davanın gerekçeleri olarak gösterilmişti.

Daha önce yürütmeyi durdurma talebini nedense reddeden Bursa 2. İdare Mahkemesi, TOKİ'nin plan değişikliğini iptal etmişti.

İptal kararı usulden verilmişti.

Yapılan itirazın ardından üst mahkeme bu iptal kararını bozdu!

Bilirkişi incelemesi yapılması istendi.

Yapılacak keşfin ardından düzenlenecek bilirkişi raporundan sonra mahkeme hangi yönde karar verecek göreceğiz.

Soğuksu'yla ilgili yazılarımda hep şuna dikkat çekmiştim:

"Toprak Koruma Kurulu'nun aldığı tüm kararlar kamuoyuna açıklanmalıdır.

Hepsi tartışılmalıdır.

Konutlaştırılmak, sanayiye açılmak istenen, özel endüstri bölgesi ilan edilen tarım alanlarında kimlerin kabul oyu varsa sorgulanmalıdır.

Toprak Koruma Kurulu Kararı, 2018'de alınmış Soğuksu ve Seymen'deki yerlerle ilgili!

Seneler önce çıkmış yani kamu yararı gerekçesiyle tarım dışı kullanma izni!

Daha 2018'de alınan o karardan neden kimsenin haberi olmadı?

Üstelik Ziraat Mühendisleri Odası ve TEMA ret oyu vermişken tarım dışı kullanma kararına karşı hangi gerekçeyle dava açılmadı?

Toprak Koruma Kurulu'nun kararı iptal edilseydi Soğuksu ve Seymen'de bugün ne konut ne de sanayi meselesi konuşulamayacaktı!"

"Ankara merkezli tüm düzenlemelere karşı siyaset üstü yaklaşımla karşı duruş sergilenmeli, kent yöneticileri Bursa'nın muhakkak Bursa'dan yönetilmesi hususunda ortak bir perspektifte hareket etmelidir" de dedim ve altını çizdim:

"Bir an önce bilim insanlarının rehberliğinde, ortak akılla harmanlanacak, kentin gerçek ihtiyaçlarına cevap verecek yeni Çevre Düzeni Planı hayata geçirilmediği müddetçe Ankara merkezli düzenlemeler de kaçak üretim ve depolama tesislerinin ovayı işgali de bitmeyecektir!

Bu gerçekle artık yüzleşilmelidir.

Salt istemiyoruz yaklaşımı ile ovanın korunamadığı idrak edilmelidir.

Deprem tehdidi de kapıdayken, şehrin içinde sıkışıp kalan, kentin havasına, suyuna, ulaşımına da darbe vuran, sayısı 8 bini aşan düzensiz üretim tesislerinin olası felakette Bursa'yı cehenneme çevireceği hayli nettir.

Şehrin anayasası hüviyetini taşıyacak yeni Çevre Düzeni Planı'nın da yine aynı bakış açısıyla sadece Bursa'nın içinde bulunduğu mevcut durumun ve geleceğinin öncelenerek hazırlanması elzemdir."

Bugün de aynı yerde olduğumu ekleyip, şöyle bitireyim:

Bazı kişisel hesaplar uğruna verilen savaşlarla Bursa kurtarılamaz.

Seçici rant eleştirileriyle de kamucu olunmaz!