Bursa
Açık
25.4°
Başka Gazete
Yaman Kaya
Yaman Kaya
[email protected]

Bursa Büyükşehir meclisindeki gayriahlaki ifadeler ve daha fazlası...

2026.07.16 11:22 Son Güncellenme: 2026.07.16 11:51

Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi'nde; ülkenin kurucu değerlerinden, Millî Mücadele kahramanı 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye "Eşini Venizelos'un koluna taktı mı, takmadı mı" diyerek seviyesizce saldıran...

Gayriahlaki ifadeleriyle tarihe dair asgari düzeyde dahi bilgisi olmadığını da kanıtlayan...

Nerede içselleştirildiği aşikâr dogmatik kalıplarla düşünce yapısını şekillendirdiği anlaşılan AK Parti Grup Sözcüsü Ahmet Alperen Aydın'a CHP'li meclis üyeleri tepki gösterince oturuma ara verilmişti.

Aradan sonra CHP'nin donanımı ve duruşuyla dikkat çeken Grup Sözcüsü Avukat Yücel Akbulut, "Venizelos'un koluna girdi cümlesini kabul edersek bize de yazıklar olsun, özür dilemezse çıkacağız" diyerek net bir tavır ortaya koymuş, beklenen özür gelmeyince CHP'li meclis üyeleri salonu terk etmişti.

Oturum bugüne ertelendi.

Meclisten önce CHP'li üyeler Mudanya'daki Mütareke Meydanı'nda toplanacak.

Cumhuriyet'in kurucu değerine hakarete karşı basın açıklaması yapılacak.

Akbulut bu ayki ilk oturumda Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in Kurtuluş Savaşı kavramının yeni müfredatta yer almayacağını söyleyerek "Neyden kurtuluyoruz? Ondan önce koskoca Osmanlı İmparatorluğu vardı" açıklamasını eleştirmişti.

"Sayın Bakan biz işgalden, Sevr'den, ülkemizin topraklarının paylaşılmasından, mandadan ve himayeden, milletimizin kaderinin başka devletlerin başkentlerinde belirlenmesinden kurtulduk" demişti.

Daha sonra işten çıkarmalar konuşulurken Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba'nın yüzündeki kırmızılığı görmek istiyorum ifadesi üzerinden başlayan üslup tartışması özür dileyin polemiğine evrilmiş, Biba özür dilemeyeceğini söyleyince CHP'li meclis üyeleri salonu terk etmişti.

İlk oturumda CHP'li üyeler gidince söz almayan Ahmet Alperen Aydın ikinci oturumda müfredat değişikliği eleştirisine İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü'ye gayriahlaki ifadelerle saldırarak yanıt vermeyi tercih etti.

Meclis tarihine yeni bir kara leke ekledi.

Hakareti sadece CHP'li meclis üyelerinin tepkisini çekmedi.

Salonda konuştuğum bazı AK Parti'li meclis üyeleri de Aydın'ın sözlerinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

Ancak nihayetinde, Nilüfer'deki bir meclis toplantısında CHP'li bir meclis üyesi AK Parti yerine AKP dediği için salonu terk eden AK Parti grubu, bir Cumhurbaşkanına yönelik ağır ifadelere rağmen, sözcüsüne o an özür diletemedi.

Ahmet Alperen Aydın'ın ifadelerinin AK Parti il yönetiminde de tepkilere neden olduğu söyleniyor.

Sadece sözcülükten alınması yeterli olur mu peki?

Tepki samimiyse parti içinde bir disiplin sürecinin işletilmesi de gerekmez mi?

İsmet İnönü dahil tüm siyasiler kuşkusuz eleştirilebilir. 

Ancak eşi üzerinden iğrenç imalarda bulunarak, bırakın bu ülkenin kurucu isimlerinden ve Cumhurbaşkanlarından birini, herhangi bir kişiye iftira atmak nasıl kabul edilebilir?

Üstelik bu söz konusu şahsın ilk vukuatı da değil!

Ahmet Alperen Aydın, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tutuklanmadan önce divan üyesiydi.

Yurt dışı görevlendirmeleri okurken "Allah belanı versin" diyerek beddua etmişti.

Bu sütunlarda okumuştunuz:

Yücel Akbulut bu bedduaya "Divan kâtibi Ahmet Alperen Aydın'ın, bilgi metnini okurken Ramazan ayında "Allah belanı versin" şeklinde beddua etmesi ise kabul edilemez bir davranıştır. Bu üslup ve tutumla divan kâtipliği yapılamaz. Zor geliyorsa istifa etmesi gerekir" sözleriyle tepki göstermişti.

Divan üyesi pozisyonundaki üslup ve tutumu ortada olan bir meclis üyesinin davranışları doğru mu bulundu da Grup Sözcüsü olarak görevlendirildi?

CHP'li meclis üyeleri aynı şahsın bir komisyon toplantısında ben şeriatçıyım, hilafeti savunuyorum dediğini de öne sürüyor.

Aydın, bu iddiayı yalanlayabilir mi?

Bursalılar, "30 Ağustos halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir" diyen zihniyete 31 Mart 2024'te hangi yanıtı vermişti?

Bu ülkenin kurucu değerine hakaret etmek iktidara artı mı yazar yoksa eksi mi?

Akbulut'un "MHP Grup Sözcüsü'nün İnönü'ye söylenen sözlerle ilgili düşüncesini duyamadık, söyleyin, duyalım" demesi...

Akbulut'a yanıt vermekte zorlandığı gözlenen MHP Grup Sözcüsü İsmail Şenol'un İnönü'ye yönelik sözler yanlıştır diyememesi, konumuz Bursa popülizmine yönelmesi de notlarımızın arasında girmişti.

CHP grubunun topyekûn şekilde ülkenin kurucu değerine yönelik hakarete sessiz kalmaması da kayda değerdi.

2024/2029 seçim dönemindeki bugüne kadar yapılan tüm meclis toplantılarını yerinde takip ettim, ilk kez CHP grubunun bu kadar kenetlendiğini gördüğümü belirteyim.

Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç'a da ayrı bir parantez açmak isterim.

Dalgıç, malum parti geçmişi eski bir isim değil.

Bazen sahiden de kimi zaman eleştirildiği üzere 3 günlük partili gibi davrandığı da olmuyor değil.

Ancak bazen de son oturumdaki gibi 30 yıllık partili gibi de davranıyor, tam bir sosyal demokrat duruş ortaya koyuyor.

İnönü'ye yönelik sözlere cesurca karşılık verenlerden biriydi.

"Deniz Göktaş ve tüm genç arkadaşlarım; birlikte gülmeye, düşündürmeye ve konuşmaya devam edeceğiz. Neşemizi çalamayacaklar" diyerek Göktaş'ın tutuklanmasını sosyal medya hesabında eleştiren Dalgıç'ın sözleriyle İnönü'ye hakareti aynı kefeye koymaya çalışmak ise tek kelimeyle garabettir.