Bursa
Az Bulutlu
27°
Başka Gazete
Selahattin Adıgüzeller
Selahattin Adıgüzeller
sadiguzeller@gmail.com

Emekliye kiralık kasa

2024.05.22 09:04 Son Güncellenme: 2024.05.22 09:04

İşçi emeklisi Mehmet Efendi, emekli maaşını aldığı bankasının kiralık kasa kiralama ücretlerinde emeklilere yüzde 25 indirim yaptığını haberlerde duyunca, sevinçten çılgına döndü.

O gece sabahı zor yaptı heyecandan...

Ne olur ne olmaz, erken gitmekte fayda vardı, ya kasa kalmazsa, diye düşündü...

Günün ilk ışıklarıyla bankasının yolunu tuttu...

Yıllardır hep bir kiralık kasaya sahip olma hayalini kuruyordu...

Çok şükür, o gün nihayet gelmişti...

Fakat gittiğinde bir de ne görsün, kendisinden önce gelmiş emekli arkadaşları, çoktan girmişler kiralık kasa kuyruğuna...

Selam verip, alışık olduğu uzun kuyruğun sonuna ilişti usulca...

Banka hala kapalıydı...

Havanın serinliğine, dizlerindeki geçmeyen ağrısına aldırmıyordu...

Kuyrukta bekleyen diğer emekli arkadaşlarının gözlerine baktı, onların gözleri de mutluluktan parlıyordu.

Herkes, kiralayacağı kasaya ne koyacağını anlatıyordu heyecanla...

Biri, "Ben, bayram ikramiyesini koyacağım, üç gün dursa havası yeter" diyordu, böbürlenerek...

Diğeri, "Ben de torunlar için sakladığım bayram harçlığını koyacağım, harcarım diye korkuyorum" dedi tespihini sabırla çekerken...

"Ben dün sabah saatlerce bekledikten sonra aldığım yarım kilo ucuz kıymayı saklamayı düşünüyorum arkadaşlar" diyen emekliyi aynı ciddiyette uyardı kuyruktakiler:

"Aman ha abicim, önce yengem kavursun kıymayı, öyle koy kasaya, yoksa bozulur, milli servete yazık olmasın!"

Derken, biri çekinerek sordu:

"Peki arkadaşlar, pazardan aldığımız meyve sebzeleri de koyabilecek miyiz kasaya?"

Kaytan bıyığı içtiği tütünden sararmış bir emekli, kafasını onay verircesine salladı:

"Ben dün telefonla sordum bankaya kardeşim, sıkıntı yok, avokado, kivi, ananas, mango, ejder meyvesine izin veriyorlar..."

Şakacı bir emeklinin, "Ben de kullanmadığım sondamı ve şarjlı kalp pillerimi saklayayım diyorum, bakarsınız ileride yine lazım olur" sözlerine, "oldu olacak takma dişlerini de sakla" esprisiyle karşılık verdi bir başka muzip emekli...

Tam gözler konuşmaları sessizce dinleyen Mehmet Efendi'ye yönelmişti ki, kuyrukta bir hareketlenme oldu...

Banka açılmıştı...

Güvenlik görevlisinin yardımıyla sıra fişi alan içeri giriyor, kasasını kiralayarak çıkıyordu büyük bir gururla...

Derken sıra Mehmet Efendi'ye gelmişti...

"Siz de mi, kiralık kasa için gelmiştiniz bey amca?" diye sordu güler yüzlü bankacı kız...

Sıkılarak "Evet ama benim aradığım büyüklükte kasanız var mıdır?" dedi...

Bankacı kız, meraklandı:

"Ne koymayı düşünüyorsunuz ki, büyük kasa arıyorsunuz, yoksa yastık altında biriktirdiklerinizi mi?"

Yutkunarak cevapladı Mehmet Efendi:

"Ben yastık altında değil yüreğimin altında biriktirdiklerimi koymak istiyorum be güzel kızım!"

Daha da meraklandı bankacı kız:

"Ne biriktirdiniz ki yüreğinizin altında?"

Mehmet Efendi acı acı gülümsedi:

"Emekli olduğumda maaşımla geleceğe dair ekonomik kaygılar yaşamadan eşimle huzur içinde ikinci baharımızı yaşamayı hayal ediyordum... Ben işte o hayal kırıklığımı ve emeklinin de çalışanın da emeklerinin karşılığını aldığı ekonomisi, demokrasisi güçlü bir ülkeye kavuşma umutlarımı saklayabilecek büyüklükte kilidi sağlam kasa arıyorum... Çalmasınlar istiyorum artık hayallerimizi, umutlarımızı!"