2026.10.28 18:18 Son Güncellenme: 2026.10.28 18:18 - GÜNDEM
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri başlayan 2027 bütçesine ilişkin "Bu bütçede en büyük kalem faiz. En büyük bakanlık aslında faiz bakanlığı. Bütün bakanlıklardan çok daha fazla gider faize gidiyor" ifadelerini kullandı.
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'nda görüşmeleri başlayan 2027 bütçesine ilişkin açıklama yaptı. Tanrıkulu, şunları söyledi:
"Meclis'te bütçe görüşmeleri başladı. Meclis'in en temel, en önemli görevi bütçe yapmasıdır. Peki, bütçe hakkı nedir? Bütçe hakkı, halkın seçtiği temsilciler vasıtasıyla gelir toplama, bu gelirleri harcama ve bu harcamaların denetlenme yetkisidir. Parlamento bu hakkı halktan alır. Parlamento vergileri belirler ve toplanan gelirlerin nasıl harcanacağına karar verir ve bu harcamaları yapan hükümetleri denetler. Parlamentonun en temel işlevlerinden biri budur. Bu hak ta 1215 Magna Carta'dan beri gelir. 1215 Magna Carta'da kralın tek başına vergi koyamayacağı ancak parlamentonun onayıyla yeni vergi koyabileceği ilkesi getirilmiştir. Türkiye'de ise 1876 Kanun-i Esasi'ye kadar gider. Cumhuriyet dönemindeki anayasalarla da bütçe hakkı daha da güvence altına alınmıştır.
"EN BÜYÜK BAKANLIK FAİZ BAKANLIĞI"
Peki, şimdi durum nedir? Dün itibarıyla Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın sunuşuyla görüşmeler başladı. Bugün de TBMM'nin bütçesi görüşülüyor. Sonra bakanlıkların bütçeleri görüşülecek. Sonuçta da Genel Kurul'a gelecek. Uzun bir maratonunun ardından onaylanacak veya onaylanmayacak. Bu bütçenin temel özellikleri ne? AK Parti'nin haktan, halktan, yoksuldan yana bir bütçe yapmıyor. Bu bütçenin temel özelliklerinin başında faiz giderlerinin kalıcı hâle gelmesi yatıyor. Bu bütçede en büyük kalem faiz. 2018'de yüzde 8,9 iken 2027'de yılı için 14,6'ya çıkmış. Böyle büyük bir rakam. En büyük bakanlık aslında faiz bakanlığı. Bütün bakanlıklardan çok daha fazla gider faize gidiyor. Bütçe açığı bu bütçeye göre 3 trilyon 900 milyar TL olarak hesaplanmış. Faiz gideri ise 4 trilyon TL civarında. Yani bütçe açığının tümünü faiz giderleri oluşturuyor. Böyle bir tablo var karşımızda. Bu da hükümetin yanlış politikalarının sonucu.
"BÜTÇEDE ÇİFTÇİLER GÖZARDI EDİLMİŞ DURUMDA"
Kamu yatırımları bu bütçeye göre geriliyor. Altyapı, baraj, yol; kamunun yararına olacak işlerdeki yatırımlar en alta iniyor. Çünkü bütçenin ana omurgasını faiz giderleri oluşturuyor. Vergi yükü daha çok tüketim ve ücretler üzerinden alınıyor. Her gün marketten yaptığımız alışverişten, yaptığımız harcamalardan toplanan vergi, asıl vergiyi oluşturuyor. Bir de çalışanlardan, ücretlilerden, asgari ücretlilerden alınan vergi, asıl vergiyi oluşturuyor. Çok kazananlardan ve servetlilerden alınan vergi, bütçenin ana omurgasının çok dışında kalıyor. Vergi harcamaları giderek büyüyor. Enflasyon neredeyse kalıcı hâle geliyor ve her gün daha fazla yoksullaşıyoruz. Tarım Kanunu destekleme yükümlülüğü yine bu bütçede de uygulanmıyor. Bütçeden tarıma yüzde 1'lik bir bütçe ayrılması lazım, oysa bu binde 2 civarında. Bu bütçeyle tarım ve çiftçiler gözardı edilmiş durumda. Aylık ve ücretler yine yıl içinde eriyor. Memur maaşları, emekli maaşları, asgari ücret yıl başında belirleniyor. Enflasyon sürekli devam ediyor. Eylül ayı itibarıyla emeklinin de asgari ücretlinin de aldığı maaş yüzde 20 gerilemiş durumda.
"BU BÜTÇE HALKTAN YANA DEĞİL"
Bu bütçe; halktan yana, haktan yana, eşit bir gelir dağıtan, eşit harcama yapan, vergiyi de adaletli toplayan bir bütçe değil maalesef. Bu bütçe görüşmelerinde bulunmaya, ayrıca hem Türkiye'nin hem yurttaşlarımızın hem de memleketimiz lehine değişikliklerin yapılması için çaba içerisinde olacağımızı buradan ifade ediyorum."
Kaynak: ANKA