Bursa
Çok Bulutlu
25.5°
Başka Gazete

Yeni Partili Gökçen: LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınması sadece ilgili derneklerin değil, Meclis'in sorunudur!

2026.09.13 16:30 Son Güncellenme: 2026.09.13 16:32 - SİYASET

Yeni Parti İzmir Milletvekili Gökçe Gökçen, LGBTİ+ hakları savunucularına yönelik "Ailem Güvende" adı verilen operasyonlara tepki göstererek, "Etki ajanlığı yasası geçmedi, eşcinselliğe özendirme yasası geçmedi. Ama şimdi olmayan bir yasa uygulanıyor. Konu sadece ilgili derneklerin değil, tüm milletvekillerinin ve TBMM'nin sorunudur" dedi.

Yeni Partili Gökçen: LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınması sadece ilgili derneklerin değil, Meclis'in sorunudur!

İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli toplam 15 ilde "Ailem Güvende" operasyonları kapsamında birçok eğlence mekânı, ev ve LGBTİ+ derneğine baskın düzenlendi. Çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bazı internet sitesi ve sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. Operasyonlar, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "fuhuş", "müstehcenlik" ve "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak" iddialarıyla başlatıldı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, düzenlenen operasyonlarda 162 kişi, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem yapıldığını, MASAK raporlarının da incelenerek yurt dışı fon aktarımlarının incelendiğini açıkladı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın operasyonlara yönelik açıklamasında, soruşturmanın gerekçesi, "çocuklar ile reşit olmayan gençlerin, yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği konularında yönlendirilmesi; bahse konu faaliyetlerin toplum nezdinde olağanlaştırılmasının önlenmesi; çocukların üstün yararının, aile kurumunun ve toplumun ortak ahlaki değerlerinin korunması" olarak gösterildi.

Yeni Partili Gökçen, konuya ilişkin açıklamasında, LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınmasının, aynı anda hem kimliklerin ve varoluşun cezalandırılması hem de Meclis'ten geçirilememiş iki yasanın birden uygulamaya konması anlamına geldiğini ifade etti.

T24'ün aktardığı habere göre, Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Gökçen, şunları kaydetti:

"LGBTİ+ hakları savunucularının hedef alınması, aynı anda hem kimliklerin ve varoluşun cezalandırılması, hem de meclisten geçirilememiş iki yasanın birden uygulamaya konmasıdır. Etki ajanlığı yasası geçmedi, eşcinselliğe özendirme (!) yasası geçmedi. Geçmemelerinin de bir sebebi vardı. Hukuk dışı değil gibi görünen, iktidarın çelişkilerini ortaya çıkarmayan, kendi vakıflarının yurtdışından aldıkları kaynakların sorgulanmasına ve başka devletlerle görüştüklerinde sorunlara sebep olmayacak bir yasa formülü henüz bulunamamıştı. Ama şimdi olmayan bir yasa uygulanıyor. Bu bakımdan konu sadece ilgili derneklerin değil, tüm milletvekillerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin sorunudur.

Başka ülkelerde yazılmış ve planlanmış nefret kampanyalarının ucuz bir kopyala-yapıştır örneği ülkemizde sergilenmekte ve toplumsal barışa büyük bir zarar vermektedir. Bu nefretin hedefi, kimliğinden ötürü şiddete uğrayan, zorbalanan ve intihara sürüklenen insanlara yardım edenlerdir. Yardıma ihtiyacı olan kim olursa olsun ona kendisiyle gurur duymayı öğretenler, gelecekten umutlu olabilmek için bir sebep vermek için uğraşanlardır. Bunu istedikleri şekilde anlatsınlar, propagandasını yine ABD'de ve Rusya'da hazırlanmış algı kampanyalarını Türkçeye çevirerek yapsınlar, gerçek bu.

Bir diğer gerçek de ailelerin güvende olmadığı. Aile içi şiddetle mücadele için, çocukların ve kadınların güvenliği için, ailelerin ekonomik olarak desteklenmesi için harcanması gereken bütün güç ve kaynaklar toplumun gözünün önünde bu şiddet ortamını besleyecek işler için harcanıyor. Sonra neden her geçen gün şiddet suçlarının arttığını, çocukların suça bulaştığını, neden işlenen suçların çeşitliliğinin de arttığını konuşuruz.

Dinlediğiniz grubun yasaklanması, konserine gideceğiniz sanatçının hedef gösterilmesi, çocuğunuzun bakanlık tarafından iş cinayetlerine teslim edilmesi, oy verdiğiniz kişinin tutuklanması ve bu derneklere yapılan operasyon birbirinden bağımsız değildir: aksine, biri için yaratılan meşruiyet bir diğeri için güç sağlamaktadır. Dolayısıyla bütüncül bir hak ve özgürlük mücadelesi bugünlerde hayatidir ve gerçekten de bir haysiyet mücadelesidir."