2026.08.20 09:41 Son Güncellenme: 2026.08.20 10:03 - GÜNDEM
Türkiye, Avrupa Birliği ile 13 yıldır devam eden vize serbestisi sürecinde kalan 6 kriteri tamamlamak için yeni bir çalışma başlattı. Kişisel verilerden terörle mücadele yasasına, EUROPOL iş birliğinden Geri Kabul Anlaşması'na kadar uzanan kriterlerin karşılanması halinde süreçte önemli bir eşik aşılmış olacak.
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ülkelerine vize serbestisi ile ilgili başlattığı yeni çalışma 13 yıllık tıkanıklığı aşmak için somut bir adım olarak görülürken, sonuç alınıp alınmayacağı Türkiye'nin mevzuat değişikliklerini hayata geçirmesi ile Ankara ve Brüksel'in siyasi iradelerine bağlı.
Türkiye, AB ile yıllardır sürüncemede kalan vize serbestisi sürecinde kalan son altı kriteri karşılamak amacıyla ilgili bakanlıklar arasında kapsamlı bir çalışma başlattı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta yaptığı açıklamada Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının katılımıyla "yeni bir stratejik yaklaşım" benimsendiğini ve "mutfak çalışmasının" başladığını duyurdu.
Yılmaz, özellikle kişisel verilerin korunması, terör tanımı ve geri kabul anlaşması başlıklarında yoğunlaştıklarını belirterek, Adalet Bakanlığı bünyesinde bir bilim kurulu oluşturulduğunu, bu kurulun Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) üzerinde çalışmalar yürüttüğünü ve kendisinin süreci koordine ettiğini söyledi. Yılmaz, Avrupa'dan da siyasi irade beklediklerini vurguladı.
Türkiye, AB'nin en eski aday ülkesi ve önemli ticaret ortaklarından biri olmasına rağmen hâlâ vize muafiyetinden yararlanmayan tek aday konumunda.
Öte yandan 2025'te devreye sokulan "kademeli vize" sisteminin güvenilir seyahat geçmişi olanlara daha uzun süreli çok girişli vize imkânı sunarak kısmi bir kolaylık sağladığı belirtiliyor.
Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025'te Türkiye'den Schengen Bölgesi için yaklaşık 1,26 milyon vize başvurusu yapıldı ve bunların 1,07 milyonu onaylandı.
Türkiye Çin'in ardından dünyada Schengen vizesine en fazla başvuru yapan ikinci ülke olurken, başvurulara ret oranı 2025 için yüzde 14,6 olarak belirlendi.
Kalan 6 kriter neler?
Peki kalan altı kriterin karşılanması Türk vatandaşlarının Schengen ülkelerine vizesiz girişini sağlayabilecek mi?
DW Türkçe'den Gülsen Solaker'in derlediği habere göre AB ile Türkiye arasında sığınmacılarla ilgili Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ile eş zamanlı olarak 16 Aralık 2013'te başlayan Vize Serbestisi Diyaloğu, 72 kriterden oluşan bir yol haritasına dayanıyor.
Bu 72 kriter, "Belge Güvenliği, Göç Yönetimi, Kamu Düzeni ve Güvenliği, Temel Haklar ve Düzensiz Göçmenlerin Geri Kabulü" olmak üzere beş tematik grupta toplandı.
Türkiye 2016'ya kadar 65 kriteri karşıladı ve 2018'de biyometrik pasaport yükümlülüğünü de tamamlayarak sayıyı 66'ya çıkardı.
Avrupa Komisyonu'nun raporlarıyla teyit edilen bu ilerlemeye rağmen aradan geçen 13 yılda kalan son 6 kriter aşılamadı.
Türkiye'nin tamamlaması gereken altı kriter şöyle sıralanıyor:
• Terörle mücadele yasasının Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi
• EUROPOL ile operasyonel iş birliği anlaşmasının imzalanması
• GRECO tavsiyelerinin uygulanması
• Kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuatın AB normlarına uyarlanması
• Tüm AB ülkeleriyle etkin adli iş birliğinin sağlanması
• Geri Kabul Anlaşması'nın üçüncü ülke vatandaşlarını da kapsayacak şekilde tam uygulanması
Kriterler Türkiye'yi hangi açılardan zorluyor?
Ankara'nın son altı kriteri yerine getirmesi bazı teknik düzenlemelerin yanı sıra bazı hassas konularda siyasi irade ve keskin dönüşler gerektiriyor.
Türkiye için şimdiye kadar en hassas ve zorlu kriter olarak terörle mücadele yasası gösterildi. Ancak son başlatılan çözüm süreci ile bu kriterde en azından PKK ile ilgili ilerleme olabileceğine dair beklentiler oluşmuş durumda. Öte yandan AB'nin beklentisi sadece belli örgütler ile ilgili değil ve Türkiye'den çok geniş bulduğu terör tanımının daraltılmasını talep ediyor.
Bu arada karşılanması en zor kriterlerden bir diğeri adli iş birliği.
Buna göre Türkiye'nin AB üyesi tüm ülkelerle ceza davaları, adli yardım ve suçluların takibi gibi konularda etkili iş birliği yapması gerekiyor. Ancak Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti'ni tanımıyor ve bu kriterin önündeki önemli siyasi engellerden biri Türkiye'nin Kıbrıs'ı tanımaması öne çıkıyor.
Geri kabul anlaşmasında üçüncü ülke vatandaşlarıyla ilgili düzenleme de Türkiye için uygulaması hassas ve siyasi karar gerektiren bir kriter. Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması şu anda sadece Türk vatandaşları için uygulanıyor.
Cumhurbaşkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından Haziran ayında bir habere ilişkin yapılan açıklamada, Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden kabul etmesine yönelik bir uygulaması bulunmadığı belirtilmişti.
Ayrıca suç kaydı bulunan ya da yasal ikamet hakkı olmayan yabancıların Türkiye'ye iade edilmesinin hukuken mümkün olmadığı kaydedilmişti.
Vize serbestisi otomatik mi?
Türkiye geriye kalan altı kriteri karşılasa bile vize muafiyeti otomatik olarak devreye girmiyor.
Avrupa Komisyonu'nun olumlu görüş bildirmesinin ardından Avrupa Parlamentosu ve AB Konseyi'nin onayı gerekiyor.
Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti dahil üye ülkelerin bu onayları vermesi durumunda Türkiye vize zorunlu ülkeler listesinden muaf ülkeler listesine geçirilebilir.
Atina ve Lefkoşa'nın Türkiye'nin vize serbestisine yaklaşımı, sürecin siyasi boyutunda önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Öte yandan pek çok Avrupa ülkesinde aşırı sağ ve AB karşıtı popülist partilerin yükselişini sürdürmesi, merkez sol ve sağ partilerin yüksek nüfuslu Türkiye'ye vize serbestisi getirmesini savunmasını zorlaştıran bir etken olarak görülüyor.