2026.10.21 13:00 Son Güncellenme: 2026.10.21 13:03 - GÜNDEM
ABB Başkanı Mansur Yavaş, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasını hedef alan açıklamalarına sosyal medya üzerinden tepki gösterdi.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye-Libya anlaşmasına yönelik sözlerine Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş'tan sert tepki geldi.
Yavaş, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve diğer üst düzey AB liderleri, açıklamalarında Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmayı hukuki açıdan değerlendirmemekte, bunun yerine Avrupa Birliği üyesi Yunanistan ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin tezlerini koruma refleksiyle hareket etmektedir" dedi.
"ANLAŞMA MEŞRU"
"Oysa söz konusu anlaşma, iki egemen devletin uluslararası hak ve hukuktan doğan yetkileri çerçevesinde attığı meşru bir adımdır" diyen Yavaş, şöyle devam etti:
"Uluslararası hukuk, yalnızca Avrupa Birliği üyelerinin haklarını koruyan bir ayrıcalıklar düzeni değildir ve Türkiye ile Libya, egemen devletler olarak kendi hak ve çıkarları doğrultusunda karar alma iradesine sahiptir. Hukukun üstünlüğü savunulacaksa, Avrupa Birliği yönetimi ve üye devletleri çifte standartlardan vazgeçmelidir."
ÖZGÜR ÖZEL DE TEPKİ GÖSTERMİŞTİ
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e ilk tepki, YENİ Parti lideri Özgür Özel'den gelmişti.
Özel, sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullanmıştı:
"Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in, Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasını hedef alan açıklamalarını reddediyoruz.
Türkiye ve Libya, egemen iki devlettir. Karşılıklı hak ve menfaatleri doğrultusunda yaptıkları anlaşmalar, siyasi tercihler nedeniyle yok sayılamaz.
Sayın von der Leyen,
Akdeniz'de taraf tutarak değil, hakkaniyeti ve uluslararası hukuku gözeterek barışa destek olabilirsiniz. Sizin göreviniz gerilimi körüklemek değil, sağduyulu davranarak barışın tesisine katkı sunmaktır. Avrupa Birliği'nin sorumluluğu, bölgesel gerilimleri derinleştirmek değil, adil ve kalıcı çözümlerin önünü açmaktır.
Bizim için Türkiye'nin hak ve menfaatleri, iç siyasetteki bütün ayrılıklarımızın üzerindedir.
Ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda savunmaya, tarafsızlığını yitirmiş kibirli tutumunuzun karşısında yer almaya devam edeceğiz."