2026.09.29 12:00 Son Güncellenme: 2026.09.29 12:01 - SAĞLIK
5. TÜBİD "Tüp Bebek ve İnfertilite Derneği Kongresi"nde kısırlık tedavisindeki yeni teknolojiler ele alındı. Kongrede, yapay zekânın tüp bebek laboratuvarlarında sperm ve embriyo seçiminden embriyoların gelişiminin takibine kadar farklı aşamalarda kullanılmaya başladığı belirtildi. TÜBİD Başkanı ve Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, yapay zekâ ve genetik teknolojilerindeki gelişmelerin gelecekte "mükemmel insan" tartışmasını gündeme getirebileceğini söyledi.
Türkiye gazetesinden Ziyneti Kocabıyık'a konuşan Tıraş, tüp bebek tedavisinde robotik sistemler ve yapay zekâ algoritmalarının kullanılmaya başlanmasıyla gebelik oranlarının artırılması, insan kaynaklı hataların azaltılması ve kişiselleştirilmiş tedavi protokollerinin geliştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.
Yapay zekânın tedavinin hangi aşamalarında kullanıldığını şöyle anlattı:
"Gebelik oranlarını artırmak, insan kaynaklı hataları en aza indirmek ve kişiselleştirilmiş tedavi protokolleri geliştirmek maksadıyla robotik sistemler ve yapay zekâ algoritmaları laboratuvar ortamında aktif olarak kullanılmaya başlandı. Tüp bebek laboratuvarında yapay zekâ artık sperm seçiminden nadir sperm bulunmasına, embriyoların gelişiminin izlenmesinden gebelik şansı daha yüksek embriyonun belirlenmesine kadar birçok aşamada kullanılmaya başlandı."
Tüp bebek laboratuvarlarında yapay zekâ destekli kameraların mikroskoplara entegre edildiğini belirten Tıraş, bu sistemlerin sperm ve embriyo seçiminde insan gözünün yapabileceği hataları azaltabildiğini söyledi.
Söz konusu kameraların çalışma biçimi ve tedavi sürecine etkisi hakkında Tıraş, "Görüntüyü 1000 kat büyüten bu kameralar en kaliteli spermi ve en iyi embriyoyu seçiyor. İnsan gözünün yapabileceği hatalar sıfıra indirildiği için bebek sahibi olma şansı çok yükseliyor" ifadelerini kullandı.
Tıraş, yapay zekânın bugün için tedavide nihai kararı tek başına vermediğini, sistemin sunduğu seçeneklerin klinik ekip tarafından değerlendirildiğini belirtti. Tıraş, gelecekte yapay zekânın karar süreçlerindeki rolünün ne olacağı konusunda ise belirsizlik bulunduğunu söyledi.
Tüp bebek tedavisinde embriyo seçiminin önemli aşamalardan biri olduğunu belirten Tıraş, yeni teknolojiler sayesinde embriyoların gelişiminin belirli aralıklarla görüntülenebildiğini söyledi. Time-lapse ve Embryoscope olarak bilinen sistemlerin kullanımına ilişkin Tıraş, şu bilgileri verdi:
"Klasik yöntemde embriyolar belirli zamanlarda mikroskop altında değerlendirilirken, yeni teknolojilerle laboratuvarda oluşturulan embriyoların gelişimleri özel sistemlerle takip edilebiliyor. Time-lapse/Embryoscope olarak bilinen sistemlerde embriyolar belirli aralıklarla görüntüleniyor ve gelişim süreçleri kaydediliyor. Bu şekilde yaklaşık 20 dakikada bir görüntü alınarak embriyonun gelişimi âdeta bir film gibi izlenebiliyor. Yapay zekâ bu görüntüleri analiz ederek hem gelişim sürecini hem de tedavinin sonunda elde edilen embriyonun özelliklerini değerlendiriyor ve en mükemmel embriyoyu seçiyor."
Tıraş, çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yüzde 30 ila yüzde 50'sinde temel veya eşlik eden problemin erkek faktörüyle ilişkili olduğunu, bunun en yaygın nedenleri arasında sperm sayısı ve kalitesindeki düşüşün bulunduğunu belirtti. Yapay zekânın "rare sperm search" adı verilen nadir sperm arama sisteminde de kullanıldığını söyleyen Tıraş, sistemin özellikle sperm bulunmasının son derece zor olduğu erkeklerde önem taşıdığını ifade etti.
Tıraş, Kolombiya Üniversitesi Doğurganlık Merkezi tarafından geliştirilen yapay zekâ destekli STAR (Sperm Takibi ve İyileştirme) sistemiyle bir erkek hastada bulunan tek bir spermden dünyaya gelen ilk bebeğin kız olduğunu belirterek, bu gelişmenin sperm bulunması konusunda sorun yaşayan erkekler açısından önem taşıdığını söyledi.
Yapay zekâ sistemi ile genetik hataların tespit edilip onarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Tıraş, bu teknolojilerin insan genetiğine müdahale konusunda yeni olanaklar yaratabileceğini ifade etti. "mükemmel insan" oluşturulmasının mümkün olup olmadığına ilişkin değerlendirmesinde Tıraş, teknolojik gelişmelerin etik sınırlar içinde ele alınması gerektiğini vurguladı. "Mükemmel insan oluştururken mükemmel askerler de olabilir. Kötüye kullanımın önü alınmalıdır" dedi.