2026.10.22 11:57 Son Güncellenme: 2026.10.22 11:58 - YAŞAM
Çanakkale'deki Troya Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başı gün yüzüne çıkarıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kemik flütün 160 yılı aşkın Troya kazıları tarihinde bulunan ilk ve tek müzik aleti olduğunu açıkladı.
Çanakkale'deki Troya Antik Kenti'nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, kentin binlerce yıllık kültür ve sanat tarihine ışık tutacak iki önemli eser bulundu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın destekleriyle yürütülen Geleceğe Miras Projesi kapsamındaki 2026 yılı kazılarında, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başı ortaya çıkarıldı.
TROYA KAZILARINDA BİR İLK: 2 BİN 800 YILLIK FLÜT BULUNDU
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Troya'nın kültürel mirasına iki yeni keşif kazandırıldığını duyurdu.
Ersoy, şu ifadeleri kullandı:
"Bakanlığımızın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projemiz kapsamında sürdürdüğümüz 2026 yılı kazılarında, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt ile 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başını gün ışığına çıkardık."
Arkaik döneme ait kemik flütün Troya kazıları açısından özel bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Ersoy, "Arkaik döneme ait kemik flüt, 160 yılı aşkın Troya kazıları tarihinde bugüne kadar bulunan ilk ve tek müzik aleti. Bu keşifle, Troya'daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaştık" dedi.
160 YILLIK KAZI TARİHİNDE İLK KEZ RASTLANDI
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt, Arkaik dönem yerleşim dolgusunda bulundu.
Milattan önce 750 ile 480 yılları arasına tarihlenen Arkaik Dönem'de müzik, dini törenlerin yanı sıra toplumsal ve kamusal yaşamın da önemli bir parçasıydı.
Troya'da bugüne kadar tespit edilen ilk ve tek müzik aleti olması nedeniyle dikkat çeken buluntu, antik kentteki müzik kültürünün varlığına ilişkin doğrudan arkeolojik kanıt sunuyor.
Flütün gövdesine bağlanan kafa bölümünün korunmuş olması, eserin yapısı ve kullanım biçiminin araştırılması açısından önem taşıyor.
Organik malzemelerden üretilen müzik aletlerinin binlerce yıl boyunca korunmasının güç olması da keşfin arkeolojik değerini artırıyor.
4 BİN 500 YILLIK İNSAN BİÇİMLİ İDOL BAŞI ORTAYA ÇIKARILDI
Kazılarda gün yüzüne çıkarılan ikinci önemli eser ise yaklaşık 4 bin 500 yıllık insan biçimli idol başı oldu.
Troya II kent kapısı çevresinde bulunan eser, milattan önce 2500 yıllarına, Erken Tunç Çağı'na tarihleniyor.
Bakan Ersoy, keşfe ilişkin açıklamasında, "Troya II kent kapısı çevresinde bulunan idol başıyla da erken Tunç Çağı'nın sembolik dünyasını ve Batı Anadolu'daki kültürel etkileşimleri anlamamıza katkı sağlayacak yeni bir eseri günümüze kazandırdık" ifadelerini kullandı.
BATI ANADOLU'NUN 4 BİN 500 YILLIK KÜLTÜRÜNE IŞIK TUTACAK
Küçük boyutlu insan biçimli idoller, Batı Anadolu'nun milattan önce 3. bin yıl arkeolojisinde karakteristik buluntular arasında yer alıyor.
Troya'da daha önce bulunan benzer eserler ve bölgenin farklı merkezlerinde ortaya çıkarılan idoller, dönemin üretim gelenekleri, inanç dünyası ve kültürel ilişkileri hakkında önemli bilgiler sağlıyor.
Milattan önce 2500-2300 yıllarına tarihlenen Troya II döneminde kent, Anadolu ile Ege dünyası arasındaki bağlantıların yoğunlaştığı önemli merkezlerden biriydi.
Yeni keşfedilen idol başının da bu dönemin toplumsal ve kültürel yapısının anlaşılmasına katkıda bulunması bekleniyor.
TROYA'NIN BİNLERCE YILLIK TARİHİNE YENİ KANITLAR
Yerleşim tarihi milattan önce 3. bin yılın başlarından milattan sonra 13. yüzyıla kadar uzanan Troya'da, bugüne kadar 10 ana yerleşim katmanı tespit edildi.
Milattan önce 12. yüzyılın sonlarında yaşanan yıkımların ardından bölgede yaklaşık 400 yıl boyunca yazılı kaynakların bulunmadığı bir dönem yaşandı.
Troya, milattan önce 8. yüzyıldan itibaren Homeros destanlarıyla bağlantılı olarak yeniden önemli bir kültürel ve kutsal merkez haline geldi.
2026 yılı kazılarında bulunan kemik flüt ve idol başı, kentin farklı tarihsel dönemlerini belgeleyerek Troya'nın yalnızca savaş anlatılarıyla değil, müzik, sanat, inanç ve gündelik yaşam üzerinden de araştırılmasına olanak sağlayacak.