2026.10.23 15:34 Son Güncellenme: 2026.10.23 15:46 - EKONOMİ
Türkiye'nin 2023 sonrasında uygulamaya koyduğu ortodoks ekonomi politikalarının kredi notunu desteklemeye devam ettiğini söyleyen S&P Global'in Türkiye'den sorumlu direktörü, enflasyondaki düşüşün beklenenden yavaş seyretmesi ve yaklaşan seçimlerin ekonomi politikaları üzerindeki etkisini yakından izlediklerini kaydetti.
S&P Global'in Orta ve Doğu Avrupa ile Türkiye'den sorumlu direktörü ve baş analisti Karen Vartapetov, Reuters'a yaptığı açıklamada, Türkiye'nin BB- kredi notunun son yıllarda rezervlerdeki toparlanma, dolarizasyonun azalması ve daha geleneksel ekonomi politikalarına dönüşü yansıttığını söyledi.
Enflasyondaki düşüş sürecinin çeşitli iç ve dış şoklar nedeniyle yavaşladığını belirten Vartapetov, "Dezenflasyon gecikti ancak rayından çıkmadı" dedi.
Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını söyleyen Vartapetov'a göre, iç talepte görülen yavaşlama ise sıkı para politikasının ekonomiye yansımaya başladığını gösteriyor.
Merkez Bankası'nın dün politika faizini 100 baz puan indirmesinin piyasa beklentileriyle uyumlu olduğunu belirten Vartapetov, yıl sonunda politika faizini %35 seviyesinde beklediklerini söyledi.
Bununla birlikte Vartapetov, seçim sürecinin ekonomi politikaları açısından önemli bir sınav olacağını vurguladı.
"Yeni ekonomi yönetimi belli ölçüde güven kazandı ancak daha fazlasına ihtiyaç var. Yaklaşan seçimler karşısında sıkı para ve makroekonomik politikaların ne kadar sürdürülebileceği henüz net değil. İzlediğimiz temel konulardan biri de bu" dedi.
Bir sonraki genel seçim 2028 Mayıs ayında yapılacak. Ancak iktidar seçimin 2028 ilk çeyrek sonuna doğru yapılabileceğini söylüyor.
FON KRİZİ DAHA ÇOK YÖNETİŞİM VE DENETİM EKSİKLİĞİ MESELESİ
Vartapetov, geçen ay ortaya çıkan yatırım fonu krizinin ise S&P tarafından finansal sistem açısından bir riskten çok kurumsal yönetim ve denetim eksiklikleri çerçevesinde değerlendirildiğini söyledi.
Fonlardan çıkan paranın büyük bölümünün döviz veya altına değil TL mevduata yöneldiğine dikkat çeken Vartapetov, krizin finansal sisteme yayıldığına veya döviz rezervleri üzerinde baskı yarattığına ilişkin bir işaret görmediklerini kaydetti.
"Bu olayı geniş çaplı bir finansal krizden ziyade bir yönetişim meselesi olarak değerlendiriyoruz" diyen Vartapetov, yetkililerin denetim mekanizmalarını güçlendirmek için hangi adımları atacağının bundan sonraki süreçte belirleyici olacağını söyledi.
Kurumsal kapasite, yönetişim kalitesi ve kurumların etkinliğinin S&P'nin ülke notu değerlendirmelerinde önemli yer tuttuğunu belirten Vartapetov, fon krizinin şu aşamada Türkiye'nin kredi notu üzerinde herhangi bir baskı yaratmadığını ifade etti.
Kredi derecelendirme kuruluşu S&P, Türkiye'nin BB- olan kredi notunu ve "durağan" görünümünde son olarak 16 Ekim'de değişikliğe gitmedi.