2026.06.08 15:18 Son Güncellenme: 2026.06.08 15:28 - SİYASET
Cumhuriyet Halk Partisi lideri Özgür Özel yönetimindeki parti Sözcüsü Zeynel Emre, gündeme dair açıklama yaptı. Emre, partideki grup toplantısı krizine ilişkin olarak; "Grup içi yönetmeliğine uyulmama konusunda bir direnç geliştiğini görüyoruz. Bu değiştirilebilir, parlamento grubunda CHP grubunun yarısından bir fazlası değiştirebilir. Bu der ki; 'Parlamentoda bir kişi genel başkan sıfatına haiz değilse grup başkanı seçilir.' Ben bunu tanımam diyemezsiniz. Gerek grubu toplama gerekse iş ve işlemleri yapma konusunda yetkili olan Grup Başkanı ve vekilleridir" şeklinde konuştu.
CHP yönetimindeki parti Sözcüsü Emre'nin açıklamasından öne çıkanlar şu şekilde:
"Bir devlet normlar hiyerarşisine göre yönetilir. En tepede Anayasa olur. Kimsenin, hangi görevi yapıyorsa yapsın ülkede kanun koyucu yerine geçme veya bunları tanımama yetkisi yoktur. Anayasanın açık hükümleri ihlal ediliyor. Gazi Meclis çatısı altında gerek kanunlar gerek buranın teamüllerinin de ters düz edilmek istendiğini görüyoruz. Anayasaya, kanunlara uyulmuyor. En sonunda geldik grup içi yönetmeliğine. Buna da uyulmama konusunda bir direnç geliştiğini görüyoruz. Bu değiştirilebilir, parlamento grubunda CHP grubunun yarısından bir fazlası değiştirebilir. Bu der ki; 'Parlamentoda bir kişi genel başkan sıfatına haiz değilse grup başkanı seçilir.' Ben bunu tanımam diyemezsiniz. Gerek grubu toplama gerekse iş ve işlemleri yapma konusunda yetkili olan Grup Başkanı ve vekilleridir.
Tepki var ama zamanla unutulur belki biz de yönetimde kalırız mantığındalar. Bu kararı verenler ülkenin gerçek sorunları konuşulmasın CHP bölünsün istemektedir. Sorumluluk sahibi CHP'liler acilen kurultay toplanması için çağrı yapmalı ve gereğini yerine getirmeli. Tedbir kararı var diyenlerin kaynağı nedir? Saraydan icazet mi almışlardır? Siyaset halkla yapılır. Arkanızda halk ve parti desteği yoksa yönetime talip olamazsınız.
Yarın önceki Genel Başkanımızın bu çatı altında grup toplantısı yapacağına ilişkin ifadeler sorunludur. Genel Merkez'e bayram sürecinde gelen kitlelerin buraya getirilmesi ve partililerle karşı karşıya getirilmesi büyük sorumsuzluk olur. Yarınki hukuksuz sürece ilişkin tavır almayan herkes sorumlu olur.
Bütün bu yaşadıklarımızın sebebini ne kadar anlatsak da amacın belli olduğunu biliyoruz. Bu olayın. gerçekleşme sebebi CHP'nin yıllar sonra oy oranını arttırıp yerel seçimlerde başarı kazanması. Sayın İmamoğlu başta olmak üzere belediye başkanlarımıza tecrit uygulanmalıdır. Hani orayı canlı verecektiniz? Sayın İmamoğlu'na onlarca dava açıldı. Bir tanesi de sözüm ona hakaret iddiasıyla açılan bir dava. 5 haziran 2026'da duruşma görüldü. Sayın İmamoğlu'na gelip seni fiziken götüreceğiz diyorlar. hazırlanıyor, gelip alıyorlar. Komutana telefon geliyor, aracı sağa çekiyorlar. Kaputu açıp kapatıyorlar ve geri dönüyorlar. İmamoğlu diyor ki 'Komutanım ne oldu?' Araçta arıza var diyorlar. Geri Silivri Cezaevine götürülüyor. İmamoğlu diyor ki ilgili müdür gelemden izah etmeden koğuşa girmem beni neden araçta 2 saat gezdirdiniz. Bize talimat geldi, SEGBİS ile gerçekleşecek deniyor. Duruşmaya giden avukatlara da farklı bilgiler veriliyor.
Ortak akla davet ettik mutlak butlan kararı ardından, her şeyi yaptık. Vatandaşlarımız bizi gördüğü yerde sarılıp ağlıyor. Bu sürdürülemez. Genel Başkanımıza her yerde binler eşlik ediyor. Butlan yönetimini, kendilerinin de kabul ettiği tepki nedeniyle dışarı çıkacak hali yok. Bu şekilde nasıl siyaset yapılabilir?
AKP kendi başarısızlığını gizlemek için iş birliği yaptığı kişilerle bu kararı aldı. Arınılacakmış. Türkiye'nin bir an evvel yolsuzluğun her türlüsünü yapan AKP iktidarından arınması gerekir. Bugün bu iktidar partisinin yöneticilerinin çocukları dahi 20'li yaşlarda milyoner olmuştur. AKP'li belediyelerin Sayıştay raporları sümenaltı edilmektedir. Bu sözler ortaya söylenerek partinin yıpratılmasına sebep vermektedir. Bilinen varsa bizzat isim vererek söylenmeli. Suçu bildirmemek suçtur."