2026.06.05 15:04 Son Güncellenme: 2026.06.05 15:05 - SİYASET
CHP lideri Özgür Özel Gümüşhane'nin Tekke Belediyesi'nde yenilenecek seçimlere ilişkin kente ziyarette bulundu. Özel ''Ölülere iftira atanları, rahmetlilere iftira atanları geride bıraktık. Köhnemiş yapıları geride bıraktık. Binaları geride bıraktık. Bize bina lazım değil. Binayı çok isteyenler binayı aldı. O binada oturanlar gelip burada sizinle konuşabilir mi? Yanınıza, karşınıza çıkabilir mi? Bana bina lazım değil. Bana bir daha, bir daha sizinle birlikte seçim kazanmak lazım. Yenilgiye alışanları arkada bıraktık. Mağlubiyete partiyi alıştıranları arkada bıraktık. Kazanma ile tanışanlarla, hep birlikte ileriye doğru yürüyoruz.'' dedi.
CHP lideri Özgür Özel Trabzon'a yaptığı ziyaretin ardından Gümüşhane'ye geçti.
Özel ve beraberindeki heyet, yoğun kalabalığın arasından geçerek CHP Tekke Belde Başkanlığı'na vardı.
Burada kendisini uzun saatlerdir bekleyen Gümüşhaneli ve Tekkeli kadınlarla bir araya gelen Özel, coşkuyla karşılandı.
Özel, CHP Gümüşhane İl Başkanlığı tarafından düzenlenen mitingte konuştu.
SEÇMENE 'BUTLAN' UYARISI: ''AMAN HA, BAŞINIZI SALLAMAYIN''
CHP lideri Özgür Özel Gümüşhane'nin Tekke Belediyesi'nde yenilenecek seçimlere ilişkin şu uyarıda bulundu:
''Duyduğuma göre bazıları, 'Aman hafta sonu oy kullanmayalım, başarılı olunursa acaba bu mutlana yarar bir şey olur mu?' diyormuş. Aman ha, başınızı sallamayın''
Özel, konuşmasında şunları söyledi:
"İHMAL EDİLDİ, BELEDİYE OLMA İMKANI ELDEN GİTTİ"
"Tekke 1994'te belediye oldu. Dört kez Tekkeliler belediye başkanlarını seçtiler. Bir kez biz kazandık, 2004'te Tekke'yi CHP'ye emanet ettiniz. Sevgili Başkan biraz önce bana sıkı sarıldı. Rahmi Ertürk Başkanımı saygıyla selamlıyorum. Ayrıca Tekke'nin Kurucu Başkanı Halil Alkan'ı ve onun şahsında ilk belediye başkanını, Halil Alkan'ı seçenleri de pazar günü Allah'ın izniyle Barış'ı seçecek olanları da yürekten selamlıyorum.
Bu belde maalesef yıllarca ihmal edildi. Tekkeliler Tekke'yi, memleketlerini ihmal etmedi ama ülkeyi yönetenler, Gümüşhane'den çok yüksek oyları alanlar, buralarda hep birinci parti olanlar buradan kepçeyle aldılar ama vermeye gelince çay kaşığıyla vermediler. Yatırım az, ilgi az, otomatikman nüfus azalmaya, göç artmaya ve nüfus şehre, hatta şehirden başka şehirlere doğru kaymaya başladı. Nihayetinde nüfus düştü, düştü ve belediye olma imkanı elden gitti. O dönemde büyük mücadele verdiğinizi biliyorum. Hatta son seçimlere yetişmeye çalıştığınızı, bunun yapılmadığını biliyorum. Daha sonra buraya bir adanmış başkan yollandı. Şimdi de o başkan belediye imkanlarıyla kendisi adaylaştı ve o imkanlarla Tekke'nin iradesini oraya kanalize edilmesini istiyorlar. Ama bizler Tekke'ye 40 yaşında, genç, baştan aşağıya Tekkeli, buradaki insanların içinde yaşayan, gezen, çalışkan ve iyi bir eğitim almış, ekonomi eğitimi görmüş Barış Demirkıran kardeşimi aday gösterdik. Sizlerin takdirlerinize evladınızı sunuyoruz."
"KÖY ENSTİTÜLERİ CUMHURİYET'İ, ATATÜRK'ÜN FİKRİNİ AŞILADI"
"Tekke, köy enstitülerinde yetişen öğretmenlerin beldesidir. Biraz önce kadınlarımızla; içeride ablalarımla, annelerimle, kardeşlerimle birlikte bir sohbet yaptık. Orada dahi üç hanımefendi 'Benim babam köy enstitüsü mezunu' dedi, yanıma geldi. O köy enstitüleri, burada herhalde tahmin ediyorum Beşikdüzü'ye gitmiştir Tekkeliler. Beşikdüzü Köy Enstitüsü Cumhuriyet'i, Atatürk'ün fikrini o kendisine emanet edilen çocuklara, o tohumlara öyle bir aşılamış ki köy ensititülerinden o tohumlar nereye saçıldıysa, 50'si de Tekke'ye düşmüş ve işte Tekke'deki Cumhuriyetçiliğin, Atatürkçülüğün, demokratlığın sebebi o köy enstitüleridir, onun evlatlarıdır.
Biz Barış Başkan'ın Tekke'ye ne yapabileceğini, ne yapamayacağını konuştuk. Yapabileceklerinin sözünü o veriyor, ancak belde belediyesini aşan işler olacaktır. O noktaya gelindiğinde de onun sözünü iki elden getiriyorum size. Maalesef biri, demir parmaklıklar arkasında, evladınız, Karadeniz'in yiğit evladı Ekrem İmamoğlu. İkincisi de İç Anadolu'nun bağrında bir mucizeyi gerçekleştiren, geçmişte yüzde 20'li oylara kadar gerilediğimiz yerde şu anda yüzde 60 oyla seçilip bugün seçim olsa yüzde 75 destekle Ankara'nın evladı, Türkiye'nin umudu Mansur Yavaş'ın selamını ve desteğini getirdim."
"ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ ULAŞIM"
"Barış Başkan geldiğinde en önemli sorunumuz olan altyapıyı çözecek. İçme suyu depoları çalışır ve sağlıklı hale getirilecek. Bir mahallede su kesildiğinde bütün mahallelerde su kesilmek zorunda kalmayacak. Atık suların derelere akması engellenecek. Tekke'den Gümüşhane merkeze giden öğrencilerimiz var. O öğrencilerin okula ulaşımını ücretsiz yapacağız. Onlara Gümüşhane'de bir öğün öğlen yemeğini her gün belediyemiz ücretsiz verecek. Üniversite öğrencilerimize burs vereceğiz. Yaşı ilerlemiş, yaş almış ama sizin gibi yakışıklılığından, güzelliğinden hiçbir şey kaybetmemiş büyükleriniz için evde bakım ve temizlik hizmetini, bunu bir çok belediyemiz yapıyor, bu hizmetleri mutlaka yapacağız. Tekke'ye bağlanan Pirahmet Mahallesi için taziye evi ve muhtarlık bulunan bir hizmet binasını mutlaka kazandıracağız. Çiftçiye ve besiciye belediyelerimizin çok başarıyla yaptığı yem desteği, fidan desteği, tohum desteği sağlayacağız. Bu konularda da seçildiği günden beri örneğin bu sözü Kilis'e vermişti Mansur Başkan. Ankara'daki ATAM Çiftliği'nden tohum destekleriyle orada yüzümüzü güldürdü, sözümüzü yerde bırakmadı. İnşallah Tekke'ye de bunların hepsini yapacağız."
"TEK NAZAR BONCUĞUMUZ OLARAK YATIRIM ALACAK"
"Değerli Tekkeliler özellikle bugün buraya toplandık ve Barış Başkan'ın arkasında durmaya, ona destek olmaya geldik. Gümüşhane'de neredeyse 14 belediyenin dördü AK Parti'de ve 10'u MHP'de ve diyorlar ki 'Verin bize hizmet yapalım, verin bize hizmet yapalım.' Komşuları, beldeleri, diğer belediyeleri görüyorsunuz. Gümüşhane'nin genel sorunu hizmet alamamak, geride bırakılmak, göç vermek. Burada gönlü Cumhuriyet Halk Partisi'nde olmayana ama esas 'Ya buraya biraz hizmet gelsin' diyene sesleniyorum. Bir düşünün. Etrafa ne yapıyorlarsa Tekke'ye bunun fazlasını yapamazlar. Yapsalar oralara yapacaklar. Ama bizim Gümüşhane'deki tek nazar boncuğumuz olacak. Tekke'ye yaptığımızı Gümüşhane'nin diğer belediyeleri, diğer insanlar görecek. Bir dönem bu şansı bize verin. Tekke'ye de Gümüşhane'ye de kendimizi gösterelim."
"EKREM BAŞKAN İMRENİLECEK BİLİM - SANAT MERKEZİ YAPTI"
"Düşünün, biraz önce selamını söyledim Ekrem Başkan'ın. Ekrem Başkan 2019'da göreve geldi. Biliyorsunuz Mustafa Canlı siyasette, Gümüşhane'de önemli bir isim. Milliyetçi Hareket Partilidir ama sevilen, bilinen, takdir gören bir kişiydi. Bir dönem milletvekili oldu. Üç dönem tahmin ediyorum ki belediye başkanlığı yaptı. Ekrem Başkan 2019'da belediyeye geldi. İZTAŞ Genel Müdürü olarak Mustafa Canlı'yla çalıştılar. 2020'de maalesef pandemi geldi. Son fotoğrafı maskeli çalışırken. Virüsü kaptı, hayatını kaybetti. Belki ilk ölenlerdendi o dönemde. Sonra Ekrem Başkanımız Gümüşhane'ye hem onun adını yaşatmak için, hem evladı olduğu Karadeniz'e İstanbul'dan bir el uzatmak için Mustafa Canlı Bilim ve Sanat Merkezi yaptı. Ben gördüm açılışında videosunu, açılış görüntülerini ve ağzım açık kaldı. İçindeki uzay bilimleri ile ilgili bölümlerden tutun İstanbul'da bir yerde olsa milletin dönüp bakacağı, imreneceği o tesis Gümüşhane'ye kazandırıldı. Şimdi kendisi içeride. Ama söz veriyor, veriyoruz; Tekke'ye de herkesin dönüp bakacağı hizmeti, hizmet binalarını hep birlikte kazandıracağız inşallah. Bir kez daha Mustafa Canlı Başkan'ın ailesini selamlıyorum. Bir kez daha sevdiklerine, başsağlığı diliyorum. Allah'tan rahmet diliyorum."
"BOŞVERİN YUHALAMAYI, PARTİNİZİ ALKIŞLAYIN"
"Şimdi tabii bu mübarek günde, bu cuma günü geldik. Tekke'de sizlerle birlikte olduk. Buraya gelme sebebimiz, elbette pazar günkü seçim. Bu seçimin hemen öncesinde bundan 15 gün önce Gümüşhane'de bir miting yapacaktık. Gümüşhane tarihinin en büyük mitingini yapmaya hazırlanıyorduk. Gümüşhane il başkanım sağ olsun çok heyecanlıydı. Ama bundan iki gün önce maalesef AK Parti'nin yargı kolları, yani onlarda kadın kolları, gençlik kolları, siyaseti bıraktı. Çünkü yoruldular. Cumhuriyet Halk Partisi'nin dinamizmi ile, gençliği ile, gayreti ile baş edemediler. Yargı kolları kurmuşlar. Güzel insanlardan güzel ses duyalım.
Boşverin yuhalamayın. Siz partinizi alkışlayın. Onların yaptığı bir darbe ile partinin seçilmiş Genel Başkanı, sonra o seçildiğimiz kurultaya laf ettiler diye bütün delegeyi çağırmışız, 6 Nisan'da. Geçerli oyların hepsini vermiş o delege. Yani 680 oyla seçildiğimiz yere, bin 280 oyla seçilmişiz. Efendim 'İstanbul olmayacaktı' demişler, 21 Eylül'de bu sefer bin 100 delegenin bin 100'ünün oyuyla seçilmişiz. Efendim 'O delegeyi bırak, sıfırdan delege yap' dediler. Mahallelerden başlattık, hepiniz biliyorsunuz. Yepyeni bir kurultayla bin 303 oyla bu sefer seçildik. Şimdi bu seçimlerin hiçbirini saymayıp altı yıl önceki seçimde gelen genel başkanı bugün partinin başına butlan olarak getirdiler. İşte böyle olunca, moraller bozulunca, tepki yükselince, öfke yükselince Tekke'den bir haber geldi."
"AĞLAMAYIN BEN SİZİN YÜZÜNÜZÜ GÜLDÜRMEYE GELDİM"
"Biz zaten o cumartesi Gümüşhane'de büyük bir miting yapacaktık. Sonra Tekke'ye koşacaktık. Mansur Başkan'la gelecektik. Ama 'Partiye saldıracaklar' dediler, partiye gittik. Terk etmedik. Orada günlerce direndik, izlediniz. Sonra bizi polisle partiden attılar. 'Olsun' dedik. Yürüdük, yürüdük, yürüdük. İlk çıktık; 100, 200, 300'dük ve on binler olduk. Bu yağmurun altında, bu dolunun altında hep birlikte yürüdük ve Meclisimize sığındık. Sonra bana şöyle haberler geldi; 'Tekke çok üzgün, Tekke kızgın. Partinin başında Özgür yoksa oy vermeyelim, seçimi kazansak başkasına yaramasın.
Sakın ha sakın oy vermeyelim, sandığa gitmeyelim.' Duydum, beynimden vurulmuşa döndüm. Dedim ki iki elim kanda olsa Tekke'ye gideceğim. Tekkelilere diyeceğim ki 'İnadına partiye sahip çıkıyorum, inadına.' Beni seviyor musun? Partinizi seviyor musunuz? O zaman pazar günü erkenden sandık başına koşuyoruz. Söz mü? Beni seven sandığa koşsun, Barış'ı seçsin. Canım Tekkeliler, görüyorsunuz ki büyük zorluklar... İçeride annemler diyor ki 'Sabaha kadar ağladım senin için.' Ağlamayın. Ben bu partide kadınlar seçim akşamları sabaha kadar ağlamasın diye geldim. Sizin yüzünüzü güldürmeye geldim."
MUHİTTİN BÖCEK'İN İDDİALARINA YANIT
Özel, etkin pişmanlıktan yararlanan tutuklu Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek'in dün verdiği ifadede yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ferdi Zeyrek'i işaret ederek ''950 bin Euro teslim ettim'' iddiasına ilişkin konuştu.
Özel şu ifadelere yer verdi:
"Maalesef büyük kötülükler yapıyorlar. En son o AK Parti'nin yargı kolları başkanı olacak kişi 19 yıl görev yapmış, tüm parasını biriktirse ve bir çay içmese veya bir ekmek almasa 19 yıl boyunca biriktireceği paranın 10 katıyla, 190 yıl çalışsa alacağı kadar maaşla 18 tapu almış. Bu tapuları çıkardık. Hemen ertesi günü önce yalana sarıldı. Kendi bakanlarına dedim, 'Bilgisi elinizde. Bu bunları almadıysa beni rezil edin.' O gün bugündür ne Cumhurbaşkanı, ne Murat Kurum, ne herhangi bir yer dönüp de bize 'O tapular bu adamın değildi' diyemiyor. O günden beri. Varsa desinler, beni rezil etsinler ama yok. Ne dedi Cumhurbaşkanı? 'Akın sen sakın cevap verme. Tapuları konuşma. Kötülük yapmaya devam et' dedi. Şimdi kötülüğe bak. Kendinin düştüğü duruma cevap vereceği yere demişti ki 'Antalya Büyükşehir Belediyesi Manisa'da benzinlikte Özgür Özel'le buluştum. Onu konuşmak istiyorum.
Yakında bu olacak.' O gün bunu söylediği kişi böyle kendi elyazısıyla yeminler etti böyle bir şey olmadığına dair. Sonra döndük ve bir baktık ki İçişleri Bakanlığı'nın verdiği bizim korumaların kayıtlarında, partinin kayıtlarında; o gün ben Ankara'dayım, Manisa'da yokum. Bu yalan böyle kaldı ya, 'Allah Allah ya.' İspatladık ya, bu sefer 20 tane ilaç içen bu adamı evladı ile tehdit ettiler, yakınlarıyla tehdit ettiler. Bütün mal varlığına çöktüler. 'Geri alacaksan bir imza atacaksın' dediler. O kişiye gittiler, ne dedirttiler biliyor musunuz? 'Ben onu Özgür'e vermedim, ben onu rahmetli Ferdi'ye verdim' dedirttiler. Niye biliyor musunuz? Ölmüş ya. Konuşamaz ya. 'Gören oldu mu?' 'Yok, olmadı.' 'Biz öyle çok kalabalık gittik, kimse görmeden ben Ferdi'ye verdim.' Sırf ölmüş insana iftira atıp partimizi karalamaya çalışıyorlar. Ben bu mübarek cuma gününde, bu güzel beldede, bu kötülüklere karşı sizin vicdanınıza sığınıyorum. Hepinizi çok seviyorum."
"ÖLÜLERE İFTİRA ATANLARI GERİDE BIRAKTIK"
Özel, partilerinin zafer odaklı yeni bir yürüyüşte olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Onun için ölülere iftira atanları, rahmetlilere iftira atanları geride bıraktık. Köhnemiş yapıları geride bıraktık. Binaları geride bıraktık. Bize bina lazım değil. Binayı çok isteyenler binayı aldı. O binada oturanlar gelip burada sizinle konuşabilir mi? Yanınıza, karşınıza çıkabilir mi? Bana bina lazım değil. Bana bir daha, bir daha sizinle birlikte seçim kazanmak lazım. Yenilgiye alışanları arkada bıraktık. Mağlubiyete partiyi alıştıranları arkada bıraktık. Kazanma ile tanışanlarla, hep birlikte ileriye doğru yürüyoruz. Benimle birlikte, Barış'la birlikte önce Tekke'de sonra Gümüşhane'de iktidara yürümeye var mısınız? Hep birlikte yürüyeceğiz. Artık mesele; partinin evlatlarını, saraya kurban edenlerle meşgul olmak değil. Artık mesele bu parti için gerekirse kurban olmak, kurban olmak ama başarılı olmak. Yeni mücadelenin rotası yürüyüştür. Pusulası millettir. Hedefi 86 milyonun koluna girmektir. Biraz önce cumayı birlikte kıldık. Hiç yabancı yok, hep Tekkeliler. Hep güzel insanlar.
Gelirken karşıda AK Parti'nin ve MHP'nin seçim bürosu var. El salladım, önce şaşırdılar. Gittim yanlarına vardım. Sarıldık, kucaklaştık. Biz bizim gibi insanlarız. Ben Tekke'de, öğretmenlerin çok olduğu bu Tekke'de köy enstitülerinin torunlarının, evlatlarının Tekke'sinde. Benim babam 84 yaşında Allah ömür versin hepinizle beraber, emekli öğretmen. Annem 80 yaşında, emekli öğretmen. Ben emekli öğretmenlerin aldığı maaşla büyümüş, devlet parasız yatılı burslarıyla okumuş, bu milletin bir evladıyım. Tekke'deki hangi partiden olursa olsun herkesin evladıyım, kardeşiyim. Tekke'nin bütün evlatları benim öz kardeşimdir. Bundan sonra inşallah pazar günü yeni bir başlangıçla kardeşim Barış'a, kardeşimin adı da Barış'tır. Öz kardeşimin adı da Barış'tır. Buradaki adayımız kardeşimin adı da Barış'tır. Barış'a sahip çıkın. Tekke'ye sahip çıkın. Barış'la birlikte yürümeye var mısınız? Onu size, sizi de Allah'a emanet ediyorum. Yürüyelim arkadaşlar."