Bursa
Çok Bulutlu
20.7°
Başka Gazete

Özgür Özel'den Venezuela tepkisi: Dünya düzenini tehdit eden bir haydutlukla karşı karşıyayız!

2026.01.06 13:36 Son Güncellenme: 2026.01.06 15:40 - SİYASET

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin yeni yılın ilk grup toplantısında, ekonomi, yargı ve dış politika gündemini değerlendirdi. AK Parti iktidarını eleştiren Özel, "Bu kara düzeni yıkacağız" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in mal varlığına ilişkin iddialarını tekrarlayan Özel, suç duyurusunda bulunduklarını anımsatarak "Vicdanı olan herkese söylüyorum, bu adamın malına mülküne bir bakın. Yeter artık!" dedi. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nın ABD tarafından kaçırılmasına da değinen Özel, "Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutlukla karşı karşıyayız. Dünya buna ortak bir tavır almalıdır" ifadelerini kullandı.

Özgür Özel'den Venezuela tepkisi: Dünya düzenini tehdit eden bir haydutlukla karşı karşıyayız!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nın ABD tarafından kaçırılmasına tepki gösteren Özel, "Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutlukla karşı karşıyayız" diyerek dünya ülkerine ortak tavır alma çağrısı yaptı.

Konuşmasına yeni yılın ilk grup toplantısını gerçekletirdiklerini vurgulayarak başlayan Özel, yeni yıla umutla girdiklerini söyledi. Özel, "Her şeyin var bir çaresi onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi demek istiyorum" ifadelerini kullandı.

Devamla Boğaziçi Üniversitesi'nde kayyum rektöre karşı başlayan protestoların 5'inci yılında olduğunu anımsatan Özel, iktidara geldiklerinde Yükseköğretim Kurulu'nu (YÖK) kapatacaklarını yineledi. Özel, rektör atamalarına ilişkin de sandıktan kim çıkarsa o kişinin rektör olarak atanacağını kaydetti.

"GELİRİMİZE BAKMADAN AYNI VERGİYİ ÖDEYECEĞİZ"

CHP lideri ekonomide gelinen son duruma yönelik değerlendirmesinde ise yeni yılda ülkeyi yine zor bir dönemin beklediğine işaret etti.

Yurttaşa yüklenen vergi yüküne dikkati çeken Özel, "Elektrik harcarken, doğalgaz harcarken, süt alırken, ayakkabı alırken, çocuğumuza mont alırken gelirimize bakmadan aynı vergiyi ödeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Özel, iktidara geldikleri ilk yılda bu düzeni yıkacaklarını söyledi.

"BU KARA DÜZENİ YIKACAĞIZ"

Özel, "Kimse Erdoğan'dan masallara inanmasın, kimse bu yılın geçen yıldan iyi olacağına inanmasın. Durumunun geçmişten iyi olması için bu milletin sandığa gitmesi ve AKP iktidarını göndermesi lazım" diye konuştu.

Emeklinin AK Parti iktidarından önce 1,5 asgari ücret oranında aylık aldığını anımsatan Özel, "Emekliler, tarihlerinin en katlanılamaz sefalet ücretine muhtaç edildiler" dedi. Emekli ve asgari ücretlinin alım gücünde yaşanan erimeyi örneklerle anlatan Özel, "Öyle bir noktadayız ki bu maaşlarla yandaşlara geçiş garantisi veren iktidar emekli ve çalışana geçim garantisi vermiyor" şeklinde konuştu. Özel, "AKP'nin kara düzeni" olarak tanımladığı bu düzeni yıkacaklarını vurguladı.

Türkiye'nin büyük bir sosyal patlamanın eşiğinde olduğunu kaydeden Özel, "Emekliyi bu halde bırakamayız. Kök maaşa zam, seyyanen zam şarttır. AKP'ye sesleniyorum; gelin bu ayıbı temizleyelim" dedi.

"YARGIYA GÜVEN YOK"

Devamla partisine yönelik operasyonlara dikkati çeken Özel, iktidarın 19 Mart operasyonları döneminde ülkeye kaybettirdiği paranın ekonomide hedeflerin tutturulmasını engellediğini söyledi. Özel, yaşatılan hukuksuzluğun ekonomik krize neden olduğunu vurguladı.

Özel, "Kuvvetler ayrılığı olan hiçbir ülkede böyle enflasyon olmaz" dedi. Özel ayrıca yargıya güvenin her geçen gün azaldığını vurguladı.

Özel, özetle şu ifadeleri kullandı:

"Bakın, 2025'in enflasyon hedefi yüzde 17 idi, yıl sonunda yüzde 31'le bitti. Ne oldu 2025'te? Büyük bir felaket mi oldu? Deprem mi oldu? Meteor mu düştü? Savaşa mı girdik? İşgale mi uğradık? Ne yaptık, ne oldu da bu hale geldi bu memleket? 19 Mart'ta, bir yıl önce 31 Mart'ta partisiyle ilk kez seçim kaybeden birinin hazımsızlığı yüzünden ve seçim kazandığında baş tacı yaptığı milli iradeyi küçük gören, "onlar karar veremez, İstanbul'u kimin yöneteceğine ben veririm. Binali yönetsin." dedim, "olmaz." dediler, "Murat Kurum yönetsin." dedim, "evine dönsün." dediler, deyip bu iradeyi hiçe sayan birisinin cumhuriyetimizin bir sonraki cumhurbaşkanına, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir sonraki iktidarına mevcut gücüyle, haksızca kullandığı, bağımsız olması gereken yargı üzerindeki talimatlarıyla bir sivil darbe girişimi oldu.

O günden sonra 160 milyar dolar kaynağımız darbeye gitti. Bugün emeklilere "Gel para ver." dediğinde bulamadığı para 19 Mart'ta yanan paradır. "Asgari ücreti artır ama esnafa yük olmasın. Esnafın SGK desteklemesi 1.000 lira olmaz, 10.000 lira yapalım küçük esnafa." dediğinde bulamadığı kaynak 19 Mart'tan sonraki süreçte yaktığı paradır. Borsayı çökerten, yatırımcıları kaçırtan, faizleri yükselten ve kredi kartına yüzde 96 ödeyemediğin zaman faiz bindiren hep 19 Mart darbesinin ürünüdür.

Bugün kredi kartından çektiği parayı, minimumunu ödeyemeyip ya da ödemek için başkasından çekip, topu birazcık çevirip sonra o kartopunun, hızla büyüyen kartopunun altında kalınmasının sebebi tutturulamayan hedefler ve hızla yükselen faizlerdir. Hepsinin sebebi 19 Mart'taki hukuksuzluktur.

Dünyada yargı bağımsızlığı olup, gerçek anlamda yargıya güvenin yüzde 80-90'larda olup enflasyonun çift haneli olduğu bir ülke yoktur. Doğrudan bağlantı vardır arada. Kuvvetler ayrılığı olan hiçbir ülkenin, gerçekten kuvvetler ayrılığı tartışılmayan, yani ülkeyi yönetenin yargıya karışmadığı, yürütmenin yasamaya karışmadığı, kuvvetler ayrılığının olduğu ülkelerde çift rakamlı enflasyon yoktur. Yüzde 5'in üzerinde faiz yoktur. Avrupa yüzde 3'lük enflasyon 5 olunca paniğe kapılıp 6'lık faizle tedbir alırken, 'yok nas var, nas diye bir şey var' deyip faizleri 80'lere, enflasyonları 80'lere fırlatanların Türkiye'yi getirdikleri hal ortadadır.

Yargıya güven yüzde 20'ye düştüğü bir ülkede, bugün Türkiye'de yargıya güven yüzde 18.7'dir. 100 vatandaşın 18'i "mahkemeye düşersem adaleti bulurum" demektedir, 82'si "maazallah düşersem perişan olurum" demektedir. İşte böyle bir ülkede, yargı bağımsızlığının zaten çok tartışmalı olduğu bir ülkede Anayasa'ya uymayanlar, Anayasa Mahkemesi'ni de itibarsızlaştırmışlar. Anayasa Mahkemesi'nin aldığı kararlara birinci kademe mahkemeleri; hem de 15 Temmuz darbesini bahane edip serbest avukatlardan hakim alacağız deyip AK Parti gençlik kollarından, AK Parti üyelerinden serbest avukatları mülakatlarda alarak doldurdukları yerde Anayasa Mahkemesi'nin ki üyelerinin tamamı AK Parti döneminde atanmıştır. Hiçbir tanesini Ahmet Necdet Sezer atamadı. Tamamına yakını Erdoğan, çok az bir kısmı Sayın Abdullah Gül döneminde atandı. O mahkemenin bile dur artık dediği yerde birinci kademedeki "Aktörler Çetesi" ve o Aktörler Çetesi'nin tesir ettikleri Anayasa Mahkemesi kararlarına dahi uymamaktadır."

"AYAĞINI KALDIRACAK MECALİ OLMAYAN KİŞİYİ 4 JANDARMA İLE TUTUYORLAR"

Gezi davası tutuklusu şehir plancısı Tayfun Kahraman'ın sağlık sorunlarına da işaret eden Özel, Kahraman'ın sağlık durumunun kritik olduğu ve riskler barındırdığını vurgulayarak yaşatılan duruma tepki gösterdi.

Özel, "Ayağını kaldıracak mecali olmayan kişiyi 4 jandarma ile birlikte orada tutuyorlar "Tayfun Kahraman, 13. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasa'yı tanımadığı için daha doğrusu Anayasa'yı tanımayan Erdoğan'dan cesaret alıp Anayasa Mahkemesi'ni tanımadığı için Tayfun Kahraman serbest kalması gerekirken içeride tutuldu. Hem hastalığın yapısı gereği hem cezaevi şartları en son hastalığı olan MS'den yeni bir atak geçirdi Cerrahpaşa Hastanesi'ne götürüldü ama tesis prefabrikmiş, yattığı odadan firar edebilirmiş, o yüzden 15 metrekarelik odada 4 jandarma ile birlikte yatıyor. 15 metrekare odada 5 kişiler. Ayağını kaldıracak mecali olmayan kişiyi 4 jandarma ile birlikte orada tutuyorlar" ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in mal varlığına ilişkin iddialarını da yineleyen Özel, "Defalarca şikayet ettik. Vicdanı olan herkese söylüyorum, bu adamın malına mülküne bir bakın yahu! Yeter artık!" diye konuştu.

"DÜNYA DÜZENİNİ TEHDİT EDEN BİR HAYDUTLUKLA KARŞI KARŞIYAYIZ"

Konuşmasının devamında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nın ABD tarafından kaçırılmasına değinen Özel, "Tüm dünya düzenini tehdit eden bir haydutlukla karşı karşıyayız. Dünya buna ortak bir tavır almalıdır. ABD'nin düzeni dünya düzeni sayılamaz. Birleşmiş Milletler (BM) düzeni yok sayılamaz" dedi.

Maduro yönetimini savunmadıklarını vurgulayan Özel, "Ne yapılacaksa BM çatısı altında yapılmalıydı" ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı eleştiren Özel, Cumhurbaşkanı'nın Maduro'nun esir alınmasına karşı sergilediği tavrı eleştirdi. Maduro'ya Türkiye'ye gitmesi için teklif sunulduğunu anımsatan Özel, "Erdoğan, sen bunu biliyor muydun, bilmiyor muydun?" diye sordu.

Erdoğan yönetimini "dış politika" üzerinden eleştiren Özel, daha önce ABD, Rusya, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suriye, Finlandiya ve İsveç ile yaşanan krizlerden de örnekler verdi.

"BOYKOT LİSTESİNİ BOŞALTIYORUM"

Konuşmasının son bölümünde iktidar mücadelesini yürütmeye devam edeceklerini vurgulayan Özel, "19 Mart'tan sonrabizi duymayana, görmeyene boykot yaptık. Şimdi hepsine söylüyorum; 2026'da size beyaz sayfa açıyoruz. Her bir eleştiri başımızın tacıdır ama bizi görmeyip de dibi görenlere söylüyorum; boykot listesini boşaltıyorum, sizi izlemeye devam edeceğiz" diye konuştu.