2026.09.17 01:45 Son Güncellenme: 2026.09.17 02:23 - GÜNDEM
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Ailem Güvende" operasyonları kapsamında Adalet Bakanlığı'nın Cumhuriyet başsavcılıklarına yargı yetkisinin kullanılmasına yönelik talimat veremeyeceğini belirterek, "Bunun yapılması Adalet Bakanlığı'nın anayasayı da ayaklar altına alması, anayasayı yok saymasıdır" dedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Ailem Güvende" adı altında LGBTİ+'lara yönelik gerçekleştirilen operasyonları eleştirerek, Adalet Bakanlığı'nın Cumhuriyet başsavcılıklarına yargı yetkisinin kullanılmasına ilişkin talimat veremeyeceğini söyledi. Özel, operasyonların uygulanış biçiminin anayasanın ihlali anlamına geldiğini ifade etti.
Yeni Arayış'tan Murat Aksoy'a konuşan Özel, gündemdeki operasyonlardan çözüm süreci tartışmalarına, Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğundan CHP'deki "mutlak butlan" sürecine ve YENİ Parti'nin geleceğine çeşitli başlıklarda değerlendirmelerde bulundu.
"HERKES AYNI ÇUVALA SOKULUP KRİMİNALİZE EDİLİYOR"
"Ailem Güvende" operasyonunun "fevkalade özensiz" yürütüldüğünü belirten Özel, farklı alanlarda faaliyet gösteren kurumların aynı kapsamda değerlendirilmesine tepki gösterdi.
Özel, "Herkesin bir anlamda aynı çuvala sokulup kriminalize edildiği bu durum ile karşı karşıyayız. Yapılan operasyonun nasıl sonuçlar doğuracağı hiç düşünülmeden, son derece özensiz bir süreç var karşımızda" dedi.
Operasyon kapsamında cinsel sağlık alanında çalışan derneklerin, uzman hekimlerin yer aldığı kuruluşların, HIV/AIDS ile mücadele eden derneklerin ve aile dayanışma örgütlerinin hedef alındığını belirten Özel, bu kurumların tamamına "ahlaksızlık" ve "müstehcenlik" suçlamaları yöneltildiğini söyledi. Operasyonların bazı toplumsal gerçekleri görünmez kılmaya çalıştığını ileri süren Özel, "Bu operasyonlar bir gerçeği görmezden gelmek istiyor olabilir ama bu o gerçeği ortadan kaldırmaz, sadece gözden kaybolur. Ve gözden kaybolduğu yerde her türlü haksızlık, hukuksuzluk, sağlıksız durumlar ortaya çıkar" ifadelerini kullandı.
"ADALET BAKANLIĞI YARGI YETKİSİNİN KULLANILMASINA TALİMAT VEREMEZ"
Operasyonların hukuki boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özel, 18 ilde eş zamanlı operasyon yapılmasının normal şartlarda savcılık makamlarınca koordine edilmesi gerektiğini söyledi.
Bir suç işlendiğine ilişkin şüphe bulunup bulunmadığına karar verecek makamın savcılık olduğunu belirten Özel, "Bu operasyonun yapılmasına Adalet Bakanlığı karar veremez. Bu olursa yürütme olan Adalet Bakanı, bağımsız olan yargı yetkisini kullanmış olur" dedi.
Adalet Bakanı'nın 81 ilin Cumhuriyet başsavcılığına idari konularda genelge gönderebileceğini ancak yargı yetkisinin nasıl kullanılacağı konusunda talimat veremeyeceğini savunan Özel, şu ifadeleri kullandı:
"Adalet Bakanı, illerdeki Cumhuriyet Başsavcılıklarına idari genelge yollayabilir ama yargı yetkisinin kullanılmasına yönelik talimat yollayamaz. Bunun yapılması Adalet Bakanlığı'nın anayasayı da ayaklar altına alması, anayasayı yok saymasıdır."
Özel, operasyonlarda üç temel sorun bulunduğunu belirterek bunları operasyonun hedef aldığı kurumlar, gazeteci ve hak savunucularının sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engelleri ve yürütmenin yargı yetkisinin kullanımına müdahale ettiği şeklinde sıraladı.
"Hukuk devleti tamamen ortadan kalkmış durumda şu anda. Hukuk devleti ortadan kalkınca hiç kimsenin bir güvencesi kalmaz" diyen Özel, konuyu Meclis gündemine taşıyacaklarını söyledi.
ÖZEL'DEN DEMİRTAŞ MESAJI: "EVİNE, EŞİNE, AİLESİNE KAVUŞMASIYLA İLGİLİYİZ"
Özel, İmralı'da Abdullah Öcalan için konut yapıldığına ilişkin tartışmalara da değindi. Gündemlerinin Öcalan'ın koşullarından ziyade Selahattin Demirtaş ve diğer tutuklular olduğunu belirten Özel, "Biz birilerinin eve çıkmasını konuşmak yerine, Demirtaş'ın evine kavuşmasını konuşmak isteriz" dedi.
Özel şöyle devam etti:
"18 aydır kuyu tipi cezaevlerinde hak ihlaline uğrayan, zor koşullarda tutuklu bulunan yol arkadaşlarımızın tahliyesini konuşmak isteriz. Çünkü bir ülkenin demokratikleşmesi bunlardan geçer. Ve sürece toplumsal katkıyı sağlayacak olan da Öcalan'ın yeni konutuna kavuşmasından ziyade Demirtaş'ın evine kavuşmasıdır."
Öcalan'a İmralı'da ev yapılıp yapılmadığı tartışmasının kendi gündemlerinde olmadığını söyleyen Özel, "Biz bu tartışmada Demirtaş'ın evine, eşine, ailesine kavuşmasıyla ilgiliyiz. Mesele Öcalan'a adada ev yapıldı mı, eve gidecek mi, bunlar bizim gündemimiz değil" ifadelerini kullandı.
Özel ayrıca 18 Şubat'ta kabul edilen ortak metindeki demokratikleşme adımlarının uygulanmasını istedi. Demirtaş, Gezi davası tutukluları, Can Atalay ve Osman Kavala'ya ilişkin yargı kararlarına işaret eden Özel, bazı adımlar için yeni bir yasal düzenlemeye dahi ihtiyaç bulunmadığını, anayasa ile AYM ve AİHM kararlarına uyulmasının yeterli olduğunu kaydetti.
"BUTLAN YÖNETİMİ BENİM BAŞVURUMU GERİ ÇEKİYOR"
Özel, CHP'deki "mutlak butlan" tartışmaları kapsamında yaşanan hukuki sürece ilişkin de açıklamalarda bulundu.
İlk derece mahkemesinin kendilerini haklı bulduğunu ancak istinafın "yetki aşımı yaparak mutlak butlan kararı verdiğini" savunan Özel, bu karara karşı Yargıtay'a kendilerinin başvurduğunu söyledi.
Özel, daha sonra göreve gelen yönetimin bu başvuruyu geri çektiğini belirterek, "Biz Yargıtay'a başvurup bu hukuksuz kararın ortadan kalkmasını istedik. Şimdi butlan yönetimi bizim yaptığımız başvuruyu çekerek davayı Yargıtay'dan kaçırmak istiyor" dedi.
Söz konusu adımı sert sözlerle eleştiren Özel, "Burada kapkaç var. Hakkın kötüye kullanımı var. Daha doğrusu istismar var, yargının dolandırılması ve bir yargı kararında kapkaç yapılması var" ifadelerini kullandı.
Başvurunun geri çekilmesinin hukuki süreci sona erdirmeyeceğini savunan Özel, "O geri çekme, o mahkemeyi düşürmez. Düşüremez. Hak aramanın önü kapatılamaz" dedi.
"YENİ PARTİ İLE YOLA DEVAM EDECEĞİZ"
Yargıtay'ın istinaf kararını iptal etmesi halinde CHP'ye dönüp dönmeyeceği sorusuna da yanıt veren Özel, siyasi yolculuklarını YENİ Parti çatısı altında sürdüreceklerini açıkladı.
"Biz buradayız. Milletin bize açtığı yola yürümeye devam ederiz. Biz YENİ Parti olarak yola devam ederiz" diyen Özel, CHP'nin mevcut yönetimini de "yağma" ve "işgal" ifadeleriyle eleştirdi: "Biz buradayız. Milletin bize açtığı yola yürümeye devam ederiz. Biz Yeni Parti olarak yola devam ederiz ama Cumhuriyet Halk Partisi'nin de işgalden ve yağmadan kurtarılması lazım."
Özel, "Biz YENİ Parti'yi kurduk. YENİ Parti ile önemli de bir kamuoyu desteği aldık. Karar ne olursa olsun biz, YENİ Parti ile yürüyüşümüzü sürdürüyoruz" diye konuştu.
YENİ PARTİ'NİN İSMİ AYM'YE TAŞINACAK
Özel, Yenilik Partisi'nin isim benzerliği gerekçesiyle YENİ Parti hakkında yaptığı başvuruya ilişkin de bilgi verdi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan kendilerine bir yazı ulaştığını belirten Özel, "Orada diyor ki, 'İsminizin iltibaslı yani benzeşik olduğuna yönelik bir iddia var.' Bir anlamda bizden bir isim değişikliği istiyor" dedi.
YENİ Parti ile Yenilik Partisi arasında hukuken sorun oluşturacak bir benzerlik bulunmadığını düşündüklerini söyleyen Özel, nihai kararı Anayasa Mahkemesi'nin vereceğini belirtti.
Özel, olası bir isim değişikliği kararına karşı ise "Beklemiyoruz ama böyle bir karar verilirse de isimde küçük bir değişiklik yaparak devam ederiz. Bu 'yeni' adını terk etmeyi düşünmüyoruz. Çünkü YENİ Parti'nin adını millet koydu" ifadelerini kullandı.
Konunun kamuoyunda partinin kapatılması tartışması gibi sunulmasına da karşı çıkan Özel, "Ne yazık ki bu kamuoyunda sanki partiye kapatma davası açılmış gibi tartışılıyor. Bu yanlış" dedi.
"BÜTÜN KARARLARI ÜYELER VERECEK"
YENİ Parti'nin örgütlenme modelini de anlatan Özel, 12 Eylül sonrasında siyasi partilerde yetkinin genel merkezlerde toplandığını, bunun da parti içi demokrasiyi zayıflattığını vurguladı.
YENİ Parti'de bu sistemi değiştirmek istediklerini söyleyen Özel, "Yeni Parti'de bütün kararları üyeler verecek. Üyelerin her kademe seçimlerinde doğrudan belirleyici olmasını istiyoruz" dedi.
Bu yaklaşımı "siyaseti topluma geri vermek" olarak tanımlayan Özel, "Gelin üye olun ve değiştirin. Siyaseti izleyen değil, siyasi kararlara doğrudan katılım istiyoruz" ifadelerini kullandı.
Partinin mahalle düzeyindeki ilk seçimlerinde yüksek katılım sağlandığını belirten Özel, ilçe ve il seçimlerinde de üyelerin doğrudan söz sahibi olacağını söyledi.
"KAPIMIZ BÜTÜN DEMOKRATLARA AÇIK"
YENİ Parti'nin siyasi konumuna ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, partinin kapsayıcı bir yapı oluşturmayı hedeflediğini belirtti.
Örgütlenmede farklı siyasi eğilimlerin yanı sıra kentlerin demografik yapısının, sivil toplum kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve sendikaların temsil edilmesini önemsediklerini söyleyen Özel, "Bir rakibin varsa rakibini kapsa. İki, şehrin demografisini kapsa. Üç, şehrin dinamiklerini kapsa. Dört, ildeki STK'leri, meslek örgütlerini, sendikaları kapsa" dedi.
Yeni Parti'nin ideolojik konumundan vazgeçmediğini ifade eden Özel, "Biz siyasetin yeni merkezi olarak YENİ Parti'yi görüyoruz. Biz milletin menfaati neredeyse orada duracağız. Sağ-sol skalada bir sapmadan bahsetmiyoruz" diye konuştu.
Özel, "Türkiye İttifakı" çağrısını da yineleyerek sosyal demokratlardan muhafazakâr demokratlara, milliyetçi demokratlardan Kürt demokratlara, liberal ve sosyalist demokratlara kadar farklı siyasi kesimlere kapılarının açık olduğunu söyledi.
Muhalefetin farklı bileşenleriyle ortak hareket etmeye hazır olduklarını belirten Özel, "Muhalefet olarak sağımızda olsun, solumuzda olsun seçilmiş olmak kaydıyla muhalefetin tüm renkleriyle ve tüm bileşenleriyle birbirimizle didişmek yerine iktidarı değiştirmek üzerinden bir demokrasi manifestosunda birleşmeye, birlikte yol yürümeye de hazırız" dedi.