Bursa
Çok Bulutlu
15.8°
Başka Gazete

Osman Kavala'nın yaptığı yargılanmanın yenilenmesi talebine ret kararı

2024.05.15 14:37 Son Güncellenme: 2024.05.15 14:37 - GÜNDEM

Gezi Parkı Davası'nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum edilen ve hala cezaevinde olan Osman Kavala'nın, avukatı aracılığıyla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine sunduğu, 'yeniden yargılanma' talepli dilekçesi, oy birliğiyle reddedildi.

Osman Kavala'nın yaptığı yargılanmanın yenilenmesi talebine ret kararı

Gezi Davası tutuklularından Osman Kavala, 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs' suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmış, karar Yargıtay tarafından da onanmıştı. Kavala'nın avukatı Hilal Zengin yeniden yargılanma yapılmasına yönelik 30 Nisan'da mahkemeye dilekçe vermişti.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Ceza Muhakamesi Kanunu'na göre yargılamanın yenilenmesi talebini değerlendirecek heyetin daha önce karar veren başkan ve üye hakimlerden oluşamayacağını belirterek, dilekçeyi incelemesi üzere İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı'nı heyet başkanı olarak görevlendirmişti. 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nin, önceki kararda imzası bulunmayan iki üye hakimi de heyette görevlendirilmişti.

SAVCI, TALEBİN REDDİNİ İSTEDİ

Cumhuriyet Savcısı, yeniden yargılanma talebine ilişkin heyete sunduğu yazılı mütalaasında itirazın, hükümet sisteminin ortadan kalkması sebebi ile Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 312. maddesini geçersiz kılacağına yönelik olduğunu vurgulayarak, ilgili TCK maddesinin halen yürürlükte olduğunu ve ilgili kanun maddesinin geçerliliğini hali hazırda koruduğunu, buna ilişkin başvurunun kanun iptali gerekçesiyle AYM'ye başvuru yapılmak suretiyle kanun iptali durumu olması halinde geçerlilik kazanacağını kaydederek, talebin reddine karar verilmesini talep etti.

YENİDEN YARGILAMA YAPILMASININ KOŞULLARI SAYILDI

Heyet kararında, kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir davada hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi için gerekli olan nedenlere yer verdi. Bu nedenler; "Hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, hükme katılmış olan hakimlerden birinin görevlerini yapmada kusur etmişse, ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmışsa, yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatını veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa, ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması, bu halde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir" şeklinde sıralandı.

OY BİRLİĞİYLE RET

Yargılamanın yenilenmesindeki amacın, "gerçeğin araştırılması ve toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğuna" dikkat çeken heyet, Osman Kavala'nın lehine yeni bir durumun oluşmadığını, Kavala'nın dilekçesinde belirtiği hususların kanun yolu aşamasında incelendiğini ve inceleme sonucunda yeniden yargılama koşulların oluşmadığını belirterek, talebi oy birliğiyle reddetti.

NE OLMUŞTU?

Osman Kavala geçen hafta avukatları aracılığıyla yaptığı açıklamada, "Bariz hak ihlalleri içeren, delillere dayanmayan mahkûmiyet kararlarının verildiği, suçsuz insanların yıllar boyu hapis kalmalarına yol açan davaların yeniden görülmesi temel hukuk ilkelerinin ve insan haklarına saygının gereğidir. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları sadece başvuranların değil, her yurttaşın adalet talep etme hakkıyla doğrudan ilgilidir. Adalet herkes için gereklidir. Her yurttaşın hayatı ve hakları eşit derecede değerlidir" ifadesini kullanmıştı.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM kararınca 11 Temmuz 2022 tarihinde Osman Kavala kararının yerine getirilmediğine hükmetmişti.