2024.09.18 09:27 Son Güncellenme: 2024.09.18 09:30 - GÜNDEM
Diyarbakır'da 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin Adli Tıp raporunun ayrıntıları belli oldu. Adli Tıp Raporu'na göre boğulmaya işaret eden bulgulara rastlanırken, boyun ön kas ve çene alt grubunda kanama bulgularına işaret edildi.
Merkez Bağlar ilçesinin Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos'ta kaybolan ve 8 Eylül'de Eğertutmaz Deresi'nde cansız bedenine ulaşılan Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sürüyor.
ÖLÜM NEDENİ BELLİ OLDU
İstanbul Adli Tıp Kurumu, 8 yaşındaki Narin'in ölüm nedenine ilişkin çalışmasını tamamladı.
Adli Tıp Kurumu'nun raporuna göre, küçük Narin'in boğularak öldürüldüğüne yönelik bulgulara ulaşıldı.
Rapordaki bulgularda, boyun ön kas grubunda ve çene alt grubunda kanamaya işaret edildi. Narin, büyük olasılıkla elle boğularak öldürüldü.
91 ÖRNEK ALINMIŞTI
Narin'in otopsi işlemlerinde 91 örnek alınmıştı. Ön otopsi belgesine göre, 91 doku örneği, istismar dahil her türlü suçu ortaya çıkaracak şekilde alındı.
Adli tıp uzmanlarının ilk izlenimlerinde, çocuğun cesedinde ciddi anlamda çürüme başlamış olduğu tespit edildi.
Raporda, "Gözle görünür bir kesici-delici alet veya ateşli silah yaralanması yok." denildi.
ÇÜRÜMEDEN DOLAYI SAPTANAMADI
Cesetteki çürüme nedeniyle ölüm zamanına ilişkin bir beyanda da bulunulamayacağı vurgulandı.
Doku örneklerinin bir kısmı, İstanbul Adli Tıp Kurumu'na gönderildi.
Uzmanlar, otopsi raporundaki "stertum kanama" bulgusunun küçük kızın "iman tahtası" denilen göğüs bölgesine tekmek ve yumrukla vurulduğunu, vücudun birçok yerindeki kanama bulgularının boğuşma yaşandığını, direnme yaşanmış olduğunu, bu durumun yetişkin bir erkek tarafından cinayetin işlenmemiş olmama ihtimalini gündeme getirebileceğine işaret ediyor.
Narin Güran'ın kesin ölüm nedenini ortaya çıkacak raporun 23 Eylül'de açıklaması bekleniyor. Kapsamlı raporda ölüm zamanı ve suda ne kadar süre kaldığına dir kesin bilgiler netleşecek.
TUTUKLANAN YENGE HEDİYE GÜRAN'IN ÇARPICI İFADELERİ ORTAYA ÇIKTI
Hediye Güran, savcılıktaki ifadesinde olay gününü anlatarak şunları söyledi:
"Diyarbakır ili Bağlar ilçesinde bulunan Tavşantepe Mahallesi'nde eşim Fuat Güran ve çocuklarım ile birlikte aynı konutta ikamet ederim. Ben olay günü sabah saat 07.30 sıralarında uyandım. Çocuklarım uyuyorlardı. Daha sonra saat 09.30 sıralarında, Yüksel Güran'ın beni arayıp aramadığını hatırlamıyorum. Saat 10.00 sıralarında da bana yıkanmak için kıyafetlerini getirmişti. Yüksel Güran'ın makinesi elbiseleri iyi yıkamadığı için benim makinemde yıkamak için elbiselerini getirmiştir. Yüksel benim yanımda yaklaşık 5-10 dakika oturduktan sonra evine geri döndü. Daha sonra ben kıyafetleri makineye attım ve kahvaltı hazırladım. Bütün çocuklarım ile birlikte kahvaltıyı yaptık. Daha sonrasında bulaşıkları yıkayıp ev işleri ile ilgilendim. İlk yıkama bittikten sonra ikinci yıkama için kıyafetleri makineye attım. İlk yıkamada biten çamaşırları da kurumaları için balkona tellerin üzerine serdim. Daha sonra evde oturmaya devam ettim. İkinci yıkama da bitince onları da çıkarıp balkona serdim. Sonrasında depoda su kalıp kalmadığını kontrol etmek için terasa çıktım. Depoda su kalmadığını gördüm. Kıyafetleri de alarak Yüksel'in evine saat 15.00 civarında cadde üzerinden gittim ve kapıyı çaldım. Kapıyı Yüksel'in oğlu olan E. açtı. E. sadece annesinin uyuduğunu söyledi. Diğer kardeşlerinden bahsetmedi. Bunun üzerine ben de 'Depom dolduktan sonra gelirim' diyerek evden ayrıldım. Salim'in evinin yan tarafından bulunan su motorunun şalterini kaldırıp eve gittim. Evde depo ve şişeler dolana kadar bekledim. Daha sonrasında yaklaşık yarım saat sonra şalteri kapatmak üzere tekrar geri gittim. Şalteri kapattıktan sonra Yüksel'in evine geçtim. Yüksel'in evine geçtiğimde evin kapısını hatırladığım kadarıyla E. açtı. Evin içerisinde televizyon bulunduğu ve klimanın çalışmış olduğu odada Enes koltuğun üzerinde uyumaktaydı. Yüksel ise beni karşıladıktan sonra yıkadığımız çamaşırları aynı odada katlamak için getirdi. Oturduk ve birlikte çamaşırları katladık. Ben eve girdiğimde M. uyumuyordu ancak Enes bulunduğumuz odada kanepenin üzerinde uyuyordu. Ben ikamete girdikten yaklaşık olarak 20 dakika sonrasında Enes uyandı ve birbirimize hal hatır sorduk. Daha sonra Enes odadan çıktı ve nereye gittiğini görmedim"
İfadesinde tutuklu bulunan Yüksel Güran'ın, kendisini arayarak Narin'in kaybolduğunu söylediğini belirten Hediye Güran, "Yüksel ile yaklaşık 1,5- 2 saat sohbet ettik. Daha sonra ben kendi evime gitmek için çıktığımda Enes'in dışarıdan kendi evine girmek üzere olduğunu gördüm. Her iki gelişimde de cep telefonum yanımda değildi, evde bırakmıştım. Ben eve döndükten sonra ütü işlerimi hallettim. Yine ev işleriyle uğraştım. Yemek yapmaya başladım. Yemek ocakta pişerken terasa yatak sermeye çıktım. Yatakları serdikten sonra eve indim. Eve indikten sonra Yüksel beni arayarak Narin'in bizde olup olmadığını sordu. Bizde olmadığını söyleyince kendisi de çocuklarımı Y. ve B.'ye kontrol etmem için göndermemi söyledi. Ben de çocuklarım olan E. ve D.'yi Narin'i kontrol etmek için gönderdim. Çocuklarım eve dönmeden Yüksel beni tekrar arayarak kızların gelip gelmediğini sordu. Ben de dönmediğini söyledim. Teyzesine gitmiş olabileceğini belirterek oraya bakıp bakmadığını sordum. Yüksel de bana teyzesine baktığını söyledi. Daha sonra kaynanam da beni arayarak Narin'in kaybolduğundan haberim olup olmadığını sordu, ben de Yüksel'in beni arayarak söylediğini kaynanama söyledim. Sonrasında ben Yüksel'in evine gittim. Arkamdan da oğlum A. geldi. Biz gittiğimizde Yüksel evin kapısındaydı. Onunla beraber Narin'i aramaya başladık" diye konuştu.
İfadesinde olayın meydana geldiği kabul edilen saatlerde olay yerinde ve yakınında bulunduğu hususuna Hediye Güran, "Ben olay günü Narin'i hiç görmedim. İfademde de belirttiğim gibi Yüksel'in evine iki defa gittim. Ancak her iki defa gidişimde de herhangi bir olaya şahit olmadığım gibi kimseyi de görmedim. Salim'in kullandığı eşime ait olan aracı da kesinlikle görmedim" yanıtını verdi.
Salim Güran ile arasında herhangi bir ilişkinin olup olmadığı sorusunda da "Hayır. Kesinlikle böyle bir şey yoktur" dedi.
Telefon incelemelerinde 26 Temmuz 13.22'de Salim Güran'ın araması üzerine 25 saniyelik görüşme, 16 Temmuz'da 17.30, 17.31, 17.34 ve 17.37'de Salim Güran'ın 4 kez cevapsız çağrı atması, 03 Ağustos'ta saat 22.29'da Salim Güran'a cevapsız çağrı bıraktığı, WhatsApp üzerinden 10 Nisan'da saat 05.40'ta Salim Güran'ın cevapsız çağrı bıraktığı, 28 Eylül 2023 günü saat 19.08'de Salim Güran tarafından mesaj atıldığının tespit edildiği ve bu görüşmelere ilişkin diyecekleri sorulan Hediye Güran, "Cevapsız çağrılara ilişkin diyeceğim yoktur. Benim bu cevapsız çağrılardan haberim yoktur. 25 saniyelik sesli görüşme ise tam olarak hatırlayamamakla beraber Salim'in eşi Melek ile yapmış olduğumuz görüşme olduğunu düşünüyorum. WhatsApp mesaj içeriğini ise hatırlamamaktayım" dedi.
Hediye Güran "Salim ile cevapsız çağrılar ile mi haberleşmektesiniz?" sorusuna ise "Yok öyle bir şey, ben böyle bir şeyi kabul etmiyorum" diye yanıt verdi.
"NARİN KAYBOLDUKTAN BİRKAÇ GÜN SONRA TELEFONUMU DEĞİŞTİRDİM"
Hediye Güran, "Narin'in kaybolmasından sonra cep telefonunuzu değiştirdiniz mi, değiştirdiyseniz neden böyle bir ihtiyaç duydunuz?" sorusuna ise, "Narin kaybolduktan birkaç gün sonra cep telefonumu değiştirdim. Benim cep telefonum bozuktu ve camı kırıktı. Eşim de bana cep telefonu aldı. Eski cep telefonumda evde bulunmaktaydı. Eski telefonumu beni almaya gelen Jandarmaya görevlilerine rızamla teslim ettim" dedi.