2026.08.06 13:53 Son Güncellenme: 2026.08.06 13:54 - GÜNDEM
Menderes Belediyesi'ne yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek ile avukatı Atalay Aksay, sosyal medyada dolaşıma sokulan yazışmalara ilişkin açıklamada bulundu. Melek Çiçek, yazışmaların "yapay zekayla hazırlandığını" belirtirken, Çiçek'in avukatı Atalay Aksay ise "Kendimiz bir bilirkişi incelemesi yaptırıp basına bunları göndereceğiz" dedi.
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Menderes Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in aralarında bulunduğu 16 isim hakkında gözaltı kararı verilmişti. Gözaltına alınan isimlerin İl Jandarma Komutanlığı'nda işlemleri devam ederken Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in eşi Melek Çiçek ile avukatı Atalay Aksay, açıklamalarda bulundu.
Melek Çiçek, "Ben öncelikle bir anneyim ve eşim. Sosyal medya üzerinden yapay zekâyla hazırlanan yalan yanlış haberlerin son bulmasını istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun. İki tane evladım var. Onları düşünün. Adaletin yerini bulmasını istiyorum, eşime güvenim sonsuz" dedi.
"HENÜZ MÜVEKKİLİM İFADE DAHİ VERMEDİ"
İlkay Çiçek'in avukatı Atalay Aksay ise, dosyanın esasıyla ilgili kısıtlama olduğu için bir açıklama yapamayacağını belirterek, şunları söyledi:
"Üç gündür çeşitli basın organlarında müvekkilimin en savunmasız hâlinde, kendini savunamayacak, gözaltında olduğu bir durumda, henüz ifadesi alınmamışken, iddianame düzenlenmemişken, bir hüküm mevcut değilken kamuoyu önünde resmen infaz edildi. Özellikle yaratılmış, hatta emek sarf edilmeden, eğer diline, tekniğine bakarsanız bir kişi tarafından oluşturulmuş sahte yazışmalardan dolayı tüm kamuoyunda linç edildi. Bu konuyla alakalı olarak 12 Haziran 2026'da müvekkile Irak ülkesine ait bir telefondan gelen şantaj mesajı üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştuk. Akabinde delilleri de ibraz edip bir bilirkişi raporu talep ettik. Ancak soruşturma devam ederken gözaltı sürecinden sonra sanki salt bu sebeple gözaltına alınmışız gibi, sanki soruşturmanın özü bu mesajlarmış, bu yazışmalarmış gibi bir algı oluştu. Henüz müvekkilim ifade dahi vermedi. Dosya gizli olduğundan dosyanın içeriğine de hâkim değiliz. Bildiğimiz tek şey var. Teknik bir kişi olmadan herhangi biriniz, herhangi bir vatandaş da bu mesajlara baktığında karşılıklı, aynı gün içerisinde, içinde bir zaman damgası olmadan, sadece 'bugün' yazan 461 karşılıklı yazışmanın ve aynı dil bilgisi hatalarıyla oluşturulmuş sahte bir delildir. Herkesin yapabileceği şekilde 'de, da' ların iki tarafta da aynı şekilde yanlış yazılması, 'mısın, musun' soru eklerinin yanlış yazılması ama en spesifiği, içerisinde 'mahvederim' kelimesinin her iki tarafta da aynı şekilde yanlış yerden bölünmesi ikinci bir kişiye zahmet bile edilmeksizin aynı taraf, bir kişi, her iki yazışmayı da, 461 yazışma metnini aynı gün aralığında yapıp aynı gün içerisinde de bunu kayda almış. Bunun gibi teknik anlamda bir bilirkişinin ortaya çıkaracağı birçok daha hata varken maalesef tüm kamuoyunda linç edildik ve kendimizi savunamayacak, hatta soruşturmaya odaklanmamız gereken bir anda."
'LEKELENMEME HAKKI' VE 'MASUMİYET KARİNESİ' VURGUSU
Aksay, açıklamalarının devamında ise, şunları kaydetti:
"Bu açıklamayı yapma sebebimiz aslında sadece müvekkilim değil. Herhangi bir vatandaş bugün bir üçüncü kişi adına bu özgürlüklerden, lekelenmeme hakkından, masumiyet karinesinden vazgeçersek yarın bu hepimiz için hayati önem arz eder. O yüzden bu insanın belediye başkanından önce bir vatandaş olduğu, mahallede komşu olduğu, bir baba olduğu, bir eş olduğu, ailesinin olduğu ve belediye başkanlığı süreci bittikten sonra da bu hayatına devam etmesi gerektiğini unutmamamız lazım. Elbette kamuoyunun bilgi alma hakkı var. Elbette bu çok önemli. Ama bilgi alma hakkı kadar bunun doğru ve doğrulanabilir olması da gerekiyor. Aksi hâlde sosyal medya linciyle beraber daha bir savunma veremeden toplumda ceza algısı oluşuyor ve bu beklenti sonucu, ondan sonra ne savunma yaparsak yapalım, herhangi birimizin başına gelebileceği gibi yargısız infaza uğruyoruz. Ne olur bu insanların Anayasa'yla güvence altına alınan lekelenmeme hakkına, masumiyet karinesine dikkat edelim. Çünkü günün sonunda her birimizin buna ihtiyacı olabilir."
"KISITLAMA KARARI ALDIRACAĞIZ"
Sosyal medyada dolaşan iddialarla ilgili en büyük zulmü Belediye Başkanı İlkay Çiçek'in çocukları ve eşinin çektiğini de dile getiren Aksay, "Bugün bir yayın yasağı başvurusu yapacağız. Ama aynı zamanda bu olaylarla ilgili savcılık tarafından bir bilirkişi raporu alınsaydı, bugüne kadar üzerinden aşağı yukarı iki buçuk ay geçti, çok daha güçlü kanıtlarla önünüze gelecektik. Ama bu aşamada kendimiz bir bilirkişi incelemesi yaptırıp yine basına bunları göndereceğiz. Kısıtlama kararı aldıracağız. Odaklandığımız şey şu anda müvekkilimin özgürlüğü. Ama müvekkilim şu anda özgür kalsa bile şu yaşadığı utancı mahalledeki insanların yüzüne bakamayacak kadar zor bir duruma soktu. O yüzden özgürlüğümüzün peşindeyiz. Önce ifademizi vereceğiz, dosyayla ilgili savunmalarımızı yapacağız. Bu arada hiçbir soruya karşı veremeyeceğimiz bir cevabımız yok. Her şeyimiz hazır. Ama odaklandığımız nokta müvekkilimin öncelikle özgürlüğü, hemen akabinde de sosyal medyada ve ulusal basında yaratılan bu algıyı kırmaya, dağıtmaya çalışacağız" dedi.
Kaynak:ANKA