2026.07.15 09:28 Son Güncellenme: 2026.07.15 09:29 - SİYASET
Çankaya Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 24 kişi tutuklandı. 6 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Güner'in hakkında gözaltı kararı çıkarılınca yurt dışından yurda döndüğünü ve evinin anahtarını arama yapmak isteyen ekiplere kendi ulaştırdığını hatırlatan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, "Kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede? Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?" sorularıyla tutuklamaya tepki gösterdi. Tutukluluğun bir tedbir ve cezaya dönmemesi gerektiğini ifade eden Yavaş, "Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır. Hüseyin Başkanın yanındayız" dedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından yürütülen çalışma kapsamında; Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ile bazı belediye bürokratlarının da aralarında olduğu 30 kişi, 'Suç örgütü kurma', 'Suç örgütüne üye olma', 'Rüşvet alma', 'Rüşvet verme' ve 'İhaleye fesat karıştırma' suçlarından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de aralarında bulunduğu 30 kişi, Ankara Adliyesi'ne sevk edildi.
Cumhuriyet savcısına ifade veren şüphelilerin tamamı, tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Hakimlik, Güner'in de aralarında bulunduğu 24 kişinin tutuklanmasına karar verdi. 6 kişi ise yurt dışı çıkış yasağı adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Tutuklama kararına tepki gösteren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından şunları yazdı:
"Çankaya Belediye Başkanımız Hüseyin Can Güner tutuklandı. Oysa gözaltı kararı verildiği anda yurt dışındayken hemen Türkiye'ye dönen, çağrıldığı her an gidip ifadesini verecek, görevinin başında olan bir belediye başkanından söz ediyoruz. Evinde yapılacak aramalar için yedek anahtarını dahi teslim edecek kadar sürece açık ve şeffaf davrandı... Soruyorum; kaçma şüphesi nerede? Delilleri karartma ihtimali nerede? Deliller ortada. Belgeler ortada. Hiçbiri bir yere kaçmıyor. Tutuksuz yargılama mümkünken neden kişi özgürlüğünü ortadan kaldıran en ağır tedbire başvuruluyor?
Unutulmaması gereken temel ilke şudur: Tutukluluk bir tedbirdir ve cezaya dönmemelidir. Yalnızca başka hiçbir tedbirin yeterli olmayacağı zorunlu hâllerde başvurulabilecek son çaredir. Bugün ise ne yazık ki son çare olması gereken tutuklama, ilk tercih hâline getiriliyor. Oysa tutuklulukta geçen tek bir saatin bile telafisi yoktur. Kaybedilen zamanı hiçbir mahkeme kararı geri getiremez. Ailelerin yaşadığı acıyı hiçbir gerekçe ortadan kaldıramaz. Adalet; özgürlüğü kolayca elinden almak değil, hukuk devletinin güvencesi altında adil yargılamayı sağlamaktır. Hüseyin Başkanın yanındayız."