Bursa
Az Bulutlu
26.1°
Başka Gazete

Madencilerin eylemi 7'nci gününde: "Yarın itibarıyla tavizsiz bir tutuma geçeceğiz"

2026.08.16 18:13 Son Güncellenme: 2026.08.16 18:14 - GÜNDEM

Elazığ Eti Gümüş madencilerinin haklarını alma talebiyle başlattıkları eylem, 7. gününde sürüyor. Bağımsız Maden-İş Örgütlenme Uzmanı Aksu, "Pazartesi itibarıyla tavrımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutuma geri geçeceğiz" diyerek çözüm çağrısında bulundu.

Madencilerin eylemi 7'nci gününde: "Yarın itibarıyla tavizsiz bir tutuma geçeceğiz"

Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, "Pazartesi itibarıyla tavrımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutuma geri geçeceğiz. Dolayısıyla acele çözüm üretmek zorundayız. Onlar acele kamulaştırma peşinde, biz acele hak alma peşindeyiz" dedi.

Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi, Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Elazığ Eti Gümüş madeninde ve Doruk Madencilik'te çalışan işçilerin haklarını alma talebiyle başlattığı eylem devam ediyor.

Bağımsız Maden-İş'in sosyal medya hesabından paylaşılan videoda konuşan sendikanın Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, şunları söyledi:

"Biz burada direnişin yedinci günündeyiz. Taleplerimiz net. Elazığ Eti Gümüş işçilerinin kıdem ve ihbarlarının acilen ödenmesi gerekir. Doruk Madencilik'te geçen dönemden kalan, yüzde 5'lik, işverenin 'yüzde 10' olarak ifade ettiği kıdem, ihbar ve maaşlar kısmının acilen ödenmesi gerekir. Doruk Madencilik'te geçen dönem kıdem tazminatı kazanmış, haklarını almış arkadaşların, Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin ve üç bakanlığın garantörlüğünde, holdingin de kabulüyle çıkan raporun herkesçe tanınacağı, raporun gereğinin derhal yapılacağı beyan edilmişti. Biz şimdi raporun gereğinin derhal yapılmasını; Doruk Madencilik işçilerinin zorunlu ücretsiz izin sürelerindeki ücretlerinin derhal yatırılmasını, ihbar tazminatının derhal yatırılmasını, altı arkadaşımızın sendikal tazminatının derhal yatırılmasını bekliyoruz. Pazartesi sabahı itibarıyla bu doğrultuda tavizsiz bir tavır ortaya koyacağız. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz. Dolayısıyla hiç kimse işçinin ekmeğine kan doğramaya, işçinin birikmiş, edinilmiş hakkı üzerinden hesap yapmaya, plan yapmaya kalkmasın. 

"BU KİBİR ABİDELERİNİN DE DAĞILACAĞI BİR MÜCADELEYİ HERKESE GÖSTERECEĞİZ"

Enerji Bakanlığı'nın önündeyiz. Defalarca görüşme isteğimizi ilettik. Öyle bir kibir dünyasına ulaşmışlar ki daha bu saate kadar, yedinci gündür, inip bir zahmet beş dakika da olsa madenciyle yan yana gelmek, aynı ortamda bulunmak isteğinden uzak duruyor. Çünkü onlar kendilerini bu milletin yaşadığı hakikatten, bu milletin gerçekliğinden uzak olarak görüyorlar. Millete ihtiyaçları yok. İşçiye ihtiyaçları yok. Emekliye, emekçiye ihtiyaçları yok. Sanki yüksek dağları bunlar yaratmışlar, bu kibir abideleri. Bu kibir abidelerinin de dağılacağı, işçiler ve halk önünde eğileceği bir mücadeleyi herkese göstereceğimizi düşünüyoruz. Halk, eğer bugün bu koşullarda, bu yoksulluk koşullarında, 23 bin lira emeklilik maaşıyla, 28 bin lira asgari ücretle, yoksulluk sınırı altındaki ücretlerle çalışıyor da geçinmeye çalışıp 40 bin, 50 bin, 60 bin lira kiralarla başa çıkmaya çalışıp yüksek faturalarla başa çıkmaya çalışıp kinlenmiyorsa, halkımız da kendisini sorgulasın. Halkın kinlenmesi gerekir. Halkın öfkelenmesi gerekir. Halkın daha çok öfke ve daha çok kin sahibi olması gerekir. Her bir iş yerinde çalışan ücretli arkadaşımızın, inanın ki, insan kaynakları departmanlarında, muhasebe departmanlarında çoluğunun çocuğunun ekmeğine kan doğrama planları yapılıyor. Toplu sözleşme masalarında sarı sendikalar, bu işçilerin geleceğini satıyorlar. Bunun karşılığında onların aidat, bizim haraç dediğimiz haraçlarla servet biriktiriyorlar. Halkın bu işleri görmesi, daha fazla kindar, daha fazla düşmanı tanıma konusunda bilgilenmesi gerekir. Düşmanını eğer tanımazsa o zaman ağlayıp vahlanmak, o zaman yalvarıp yakarmak, o zaman direnmekten başka çıkışı olmamak gibi bir durumla karşı karşıya kalacaktır. Dolandırılacaktır, kandırılacaktır. Herkesin yaşadığı gibi, Doruk Madencilik işçileri, Eti Gümüş işçileri bunu defalarca yaşadılar."

"YARIN ÖĞLENE KADAR PARALAR YATIRILSIN"

Başaran Aksu, yarın öğlene kadar işçilerin paralarının yatırılmasını isteyerek, "Aciliyetimiz yüksek. İnsanların evlerindeki beklenti yüksek. Dolayısıyla herkesin meşguliyeti, yoğunluğu, çalışmaya ihtiyacı var. Buradaki arkadaşlarımızın tamamı işsiz arkadaşlar. Dolayısıyla iş bulmaları ve işe gitmeleri gerekir. Burada ne kadar uzarsa asabiyetimiz o kadar da yükseliyor" diye konuştu.

Ülkede kayırmacılık olduğunu, garibanın çocuğunun kamuda işe giremediğini öne süren Başaran, "Devletin malını sen bir tane holdinge peşkeş çekeceksin, bir de ona teşvik vereceksin, ödül vereceksin, hibe vereceksin. Çalışma Bakanlığı'nın gözü önünde bu arkadaşlar, bu adamın sahip olduğu işletmelerin tamamında yaklaşık on beş yıldır bu bakanlıkların gözetimi altında altında işçiler soyuldular" dedi.

"DEVLET BURAYI KAMULAŞTIRACAK"

Binlerce işçinin kıdemini, ihbarını alamadığını, binlerce, on binlerce işçinin maaşlarının geç ödendiğini anlatan Başaran Aksu, şunları kaydetti:

"Devlet burayı kamulaştıracak. Bu işçilerin haklarını ödeyecek, kendi ödeyecek. Gitsin ama Sebahattin Yıldız'ı kulağından tutsun, talimat versin, gitsin alsın parayı; nasıl tahsil ediyorsa alsın. Ya da beraber fotoğraf verdikleri mafya babalarına bir tanesini göndersinler. O da oradan alsın. Kendi komisyonunu da alsın. Vatandaşını, yurttaşını bu duruma iten bir yapı, bu toplumun birliğini temsil edebilir mi? Milli iradeyi temsil edebilir mi? Milli irade burada. AKP'ye, MHP'ye, BBP'ye, Saadet'e oy vermiş arkadaşlar. Yüzde 99'u. Daha önceki direnişlerdeki arkadaşların tamamı da böyleydi. Hepsi mevcut siyasi iktidara oy veren arkadaşlar.

Milli irade bizimle beraber, yurdun dört bir yanında. Yurdun her yanından, her fabrikasından, her ocağından işçi arkadaşlar arıyorlar, ulaşıyorlar. Buradaki işçilere de ulaşıyorlar. Dolayısıyla herkes notunu ona göre alsın. Siyasi parti merkezleri, genel başkanları, muhalefet... Yani bak, biz yedi gündür Ankara'dayız. Neredesiniz ya? Yani bu muhalefet ne muhalefeti yapıyor? Hava muhalefeti mi? Ya neyin muhalefetisiniz siz? Tam olarak neyi sorguluyorsunuz? İktidar karşısında emekçi halkla ilgili, işçilerle, madencilerle ilgili sağından soluna sizin derdiniz yok mu? Hepiniz bir holdingin etrafında mı kümelenmişsiniz?

Dolayısıyla direnişimiz, her bir Türkiye yurttaşının onuru ve haysiyeti, onların çoluk çocuğunun geleceği için bir direniştir. Pazartesi itibarıyla bu tavrımızı yoğunlaştırarak tavizsiz bir tutuma geri geçeceğiz. Dolayısıyla acele çözüm üretmek zorundayız. Onlar acele kamulaştırma peşinde, biz acele hak alma peşindeyiz. Onlar milletin arazisine acele kamulaştırmalarla çökmek, milletin tapulu malına, tapusuna, mülkiyetine, arsasına, dairesine talipler. Biz, bizden aldığınız her şeyi geri almak için bu mücadeleyi veriyoruz."

Kaynak:ANKA